1. 1.
    ahmed arif'in leyla erbile olan aşkı. tek taraflı bi aşk muamma bir leyla... hasretinden prangalar eskiten, yokluğun cehennemin öbür adı, kaç leylim bahar... diyen bir ahmet arif... karşılıksız aşkın en mütevazi hali ve en kabullenilmiş şeklini ahmet arif 'in mektuplarına rastlamak mümkün. sadece onun hayatından gitmemesini istiyordu. sadece yazsın istiyordu. belki arkadaş sıfatıyla belki dost belki kardeş ama sadece yazsın istiyordu. bu nasıl bi tutsaklık bile bile mağlup olmak? bence hakiki aşk bu olsa gerek karşılık beklemeden sadece sevmek... keşke leyla erbil de karşılık verse dedirten mektuplar...

    "- kimselere mecbur olmadım, olmam da. yiğitliğim ve rivayet olunan erkekliğim, bundandır... ama senin mecburun olmak, beni hiç mi hiç küçültmüyor. aksine yüceltiyorsun, insan ediyorsun, yaşatıyorsun...

    - ya sen olmasan, ben ne bok yerim, neye yararım? manasız bir otomatisme'in, manasız bir fiziğin, kahrolası boşluğunda, ben garip, ben duyan, ben yirmi dört saatte, yirmi dört bin parça olan, ne yapardım?

    - bir daha hiçbir ana doğurmaz seni. bir daha hiçbir cihan bulamaz seni."

    " bir dellensem gerisi önemsiz belki. ama bunun sanısı korkunç. böyle şey olabilir mi? bir canda iki can yaşamak. mutlak bir çözüm yolu var bunun. anlat bana. senden bir şeyler ummak... umutların en olmazı da bu belki. saçmaladım gene. "

    " tam boş yanı bu diyorum celladın / tam bıçağım cehennem gibi güzelken./ aklıma düşüyorsun. ellerim arık."
    3 -1 ... rozella