1. 1.
    *

    al capone kendi sözleriyle şöyle dile getirmiştir.

    'Çocukken her akşam yatmadan önce Tanrı'ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün Tanrı'nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım. Ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrı'ya günahlarımı affetmesi için dua ettim.' *
    18 -2 ... wake
  2. 2.
    freelance çalışıyor gibi.
    3 -1 ... fata morgana
  3. 3.
    (bkz: part time)*
    2 ... venividivici
  4. 4.
    prensiplerine düşkün. hiç taviz vermiyor.

    (bkz: az para yahu)
    3 -1 ... what if
  5. 5.
    (bkz: böl parçala yönet)
    3 ... puandorg
  6. 6.
    önce güçlü öğretileriyle kula düşünce dünyasını sevgiyle ve rızayla inşa ettirdiği duvarlarlarıyla çevirtir. Bu duvarlar tanrı ile kul arasındaki sevginin bir anıtı olarak kul tarafından örülür ama geçicidir. Geçici olmak zorundadır çünkü bu duvarlar doğal ihtiyaçların en basit, en doğal ve dolambaçsız yollardan giderilmesini engelleyici* ve sıkıntılı uğraşları*** talep edicidir. işte bu şeriattır.

    insan kendi rızasıyla girdiği bu düşünsel kölelik* duvarların içinde hem toplumsal hem de kişisel gelişim anlamında kilit ve baskı altında yaşar, durağanlaşır ve türkiye için geçerli olan anlamıyla "muhafazakârlaşır". bu muhafazakâr kilit ve baskı ortamı da özgürlüğü yok etmeye kastettiği için, insanın içinde mevcut zıt kutbu olan özgürlük tohumunun gelişmesi için gereken tarladır. bu tohumun filizlenmesiyle, yaşanan baskıya karşı insanın bilinçaltında inceden bir itiraz başlar. bu itiraz büyüdükçe de muhafazakar karaktere bürünmüş insan, kendi benliğinde ve bilinçaltında büyüyen itirazı ve şüpheyi ortadan kaldırmak için yaşadığı duvarların meşruiyetini kendine kabul ettirmenin yollarını arar, köleliğin haklılığının kanıtını bulmak için hayatını felsefi olarak yorumlamaya ve bu konuda üstadlarından* yardım almaya başlar. işte bu da tarikattır.

    Ama sapla saman karışmıştır bir kere. insan sevgisi sebebiyle inşa ettiği şeyin kendisini sömüren bir köpek riyazeti olduğunu görür. hayatı yorumladıkça, üzerinde düşündükçe özgür düşünceye doğru yönelmeye başlar insan, yani itirazı bastırmakla görevli olan akıl ve düşünce, geliştikçe gayet doğal bir şekilde itirazdan, isyandan ve özgürlükten yana tavır koyar. iyice güçlenen Özgürlük de insanı duvarlarına isyan etmeye zorlar. Sonunda bir gün gelir ve bardağın son damlası misali sudan bir sebeple isyan başlar. Zaman içinde isyanın sebebinin aslında daha derinlerde olduğu anlaşılır. Hesaplaşma günlük işlere değil, doğrudan kölelik duvarlarına yöneliktir ve duvarlar kendisini yapan kişi tarafından yıkılmaya başlar. Kişi Tanrı'ya sevgisi ile, avam islamının fetvaları rehberliğinde ördüğü ve neredeyse Tanrı'ya eş tuttuğu şeriat duvarlarını put yıkar gibi yıkar. işte insanlar burada çelişkiye düşerler. Erenlerin zındık sanıldığı yer de burasıdır, özgür düşüncenin başladığı yer de burasıdır. işte buna da marifet denir.

    Kulun Günahı, duası, Tanrı'yı sevip sevmemesi Tanrı'nın pek de umrunda olmaz. kul isyankar olsa da, itaatkar olsa da.

    Ve Tanrı ile isyankar kulları aslında aynı şeyi övüp severler ve Tanrı asi kullarını sever. Asi kullarının pek umrunda olmasa da...
    3 -1 ... çakan adam
  7. 7.
    kısa ve öz

    etki - tepki
    -1 ... chukuk
  8. 8.
    adam kayırır.*
    2 ... brunglace
  9. 9.
    önce korkut sonra sevdir.
    3 ... fabala
  10. 10.
    şeytanla nöbetleşe çalışır.
    5 ... motosikletli kiz