1. .
    kullanilip atilacak peceteler gibidir o an yayalar... yaya o taksi soforunun bakisindaki, ekmek parasi derdini anlar ve uzulur ama taksiye bindigi anda isler degisir...

    taksici ekmek parasi derdindedir, aksama patrona verecegi hasilati dert eder ya da borclarini kapatabilmek icin hesaplar yapar kafasinda... belki de ac gozluluktur, bir musteri daha almak icin ve paranin mina koymak icin bir cabadir...

    bos taksi kenardan kenardan gider, yayalara korna ile goz kirpar; "ben bosum, bos taksi" demek ister... oyle masumane, oyle saf bir duygu ile bakar ki yayalarin yuzune, acir insan onlarin haline...
    taksiye bindikten sonra isler genelde degisir... o masum, ekmek parasi derdindeki taksici gitmis, yerine lakayit, musteriyi onemsemeyen bir esnaf gelmistir... kibarliktan nasibini almamis, konusmayi beceremeyen, yolu uzatarak giden, trafik kurallarina uymayan, bosu bosuna korna calan, yayalara saygi gostermeyen bir cani olmustur artik...
    az once kucuk bir sokak kedisi gibi duran taksici artik azili bir kurt olmustur...
    her seferinde bu taksi soforune kanan aslan parcasi yaya da artik kuzudur..
    * *
    ... beyniolmayankafa