1. 1.
    Bazılarını türk örtüsü altında tutmak isteyenlerin uydurduğu şey.

    Kim uydurdu lan bu bilgiyi?
    1 -2 ... kaptanaga
  2. 2.
    genel olarak böyle bir şey söylenemez de, kıpçak boyu sarı saçlı renkli gözlü imiş.
    ... leyte
  3. 3.
    türk kelimesi eski çin kaynaklarında "kırmızı yüzlü" anlamında bir kelimedir. neremiz sarı saçlı mavi gözlü la bizim, orta asyadan göçtük arkadaş, bozkır çocuğuyuz lan.
    3 -2 ... keshberfo
  4. 4.
    soyum kıpçak boyu'na ve kafkasya'ya dayanıyor. sarı saçlı ve mavi gözlüyüm.
    3. kuşak dedeme kadar böyle olduğumuzu biliyorum. öncesini gören kimseyi görmedim.
    annemle babam amca tarafından kuzen olunca ve bu böylece üste doğru gittiği için soy pek bozulmamış.
    ... barkhausen krakeri
  5. 5.
    Kumral saçli kumral tenli bal/kehribar gozlu bir erkeğim irkim ne acaba ozelden yesillendirirmisiniz.
    ... sqilacci74
  6. 6.
    osman karatay ve murad adji'nin özellikle belirttiği bir ibaredir.

    "Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırma Enstitüsü öğretim üyesi Doç. Dr. Osman Karatay tarafından yapılan bir araştırma, eski Türk tipinin sanılanın aksine sarışın olduğunu gösterdi. Sonuçlarını 'Türklerin Kökeni' adlı kitabında toplayan Karatay'a göre, çekik gözlülük Türklerin sonradan gelişen bir özelliği.

    Doç. Dr. Osman Karatay tarafından yazılan yeni bir kitap, eski Türklerin yurtları ve görünüşleriyle ilgili şimdiye kadar bilinenlerin aksine iddialarda bulunuyor. 'Türklerin Kökeni' adlı yeni çıkan kitabında ilk Türk yurdunun Asya'nın doğusunda, Altay dağları çevresinde değil, Hazar denizinin kuzeyinde olduğunu öne süren Karatay, buradaki nüfusun büyük ölçüde küçük ve renkli gözlü, renkli saçlı olduğunu belirtiyor.

    Kitabında eski Çin ve Arap kaynaklarının Türkleri renkli gözlü ve saçlı olarak gösterdiğini alıntılayan Doç. Dr. Karatay, siyah göz ve saç geninin baskın olması sebebiyle zaman içinde Türklerin günümüzdeki görünümlerine kavuştuğunu yazıyor. Bilindiği üzere, dünyada sarışınların sayısı hızla azalıyor ve 200 yıl kadar sonra isveç'te dahi sarışınların nadir görüleceği hesaplanıyor. Türklerin de benzer bir sürece tabi olduklarını yazan Karatay, Türklerin büyük ölçüde kumral, önemli bir kısmının da sarışın olduğunu hesaplıyor. "

    https://www.yeniasir.com....mavi-gozlu-sari-sacliymis

    murad adji'nin Türklerin ve Büyük Bozkırın Kadim Tarihi kitabından alıntıdır:

    "Dünyada kendilerinin Türk soyundan geldiğini bilmeyen bazı halklar bile mevcuttur. Bu insanların yüzleri, elbette eskiden olduğu gibi, atalarına benziyor; tersi de olamazdı. Meselâ, Avusturyalılar ve Bavyeralılar, Bulgarlar ve Boşnaklar, Macarlar ve Litvanyalılar, Polonyalılar ve Saksonlar, Sırplar ve UkraynalIlar, Çekler ve Hırvatlar, Burgunlar ve Katalonlar... Nerede ise hepsi de - kadim Türkler gibi ! - mavi gözlü, kumral... ve geçmişten kalma hiçbir şeyi hatırlamayanlar.
    Acayip !
    .............

    Eski zamanlardan beri buralarda konuşulan dil Türkçe’dir. Bu dili önce Çinliler duymuştu. Çinliler ilk defa bu kavmi “Türk” veya “Tükü” olarak kaydetmişlerdir. Bu kelime Çince “sert”, “güçlü” anlamına gelmektedir. Çinlilerin kuzey komşusu olan, sarışın ve mavi gözlü Altaylılar,
    askerî bilgileri ve güçleriyle temayüz etmişlerdi.
    ................

    Çin vakayinamelerinde Türklerin dış görünüşündeki farklılıklar da ifade edilmektedir. Bu bilgiler ne kadar güvenilir? Kadim Altay sakinlerinin saçlarını sarı ve gözlerini mavi olarak ifade ediyorlardı. Çince “Tükü” veya “Dinlini” demekteydiler. Bilindiği gibi Çin’de Türklerin bu dış görünüşüne sahip başka insanlar mevcut değildi. Vak’anüvislerden biri Türklerin maymunlara benzediğini yazıyor. Başka bir karşılaştırma unsuru bulamadığından yazmış olabilir. Kendince güney Çin’ de yaşayan mavi maymunlarla gök mavisi gözlere sahip Türkler arasında bir çağrışım unsuru bulmaktadır. Türk milletinin diğer bir kısmı, yani Altay’m doğusunda yaşayanlar hakkında ise, Çinliler farklı şeyler yazıyorlardı. Çinliler, onların dış görünüşlerine fazla dikkat etmiyorlardı. Çünkü görünüşleri kendilerine tanıdık geliyordu. "
    2 ... dalgamaya