1. 1.
    hikayelere konu olacak derecede bir imtihandır.

    bir varmış, bir yokmuşşşşş;

    akıllı bir ilaç keşfedildiğini düşünelim. doktora gerek bırakmıyor. alıyorsun o gidiyor nerede problem varsa buluyor ve gideriyor. toplumu sevk ve idare etmede bu ilaç bulunmuş, adına da demokrasi denmiş. öyle ki, zaman içinde iyi programlanan bu ilaca sahip olan memleketlerinde torpil diye bir ur oluşmaz, hiçbir devirde paraleller görülmezmiş. bundan dolayı gençler” okusak, en iyi üniversiteleri bitirsek ki ne olacak, torpil olmayıp iş bulamadıktan sonra” demezlermiş. yarınına güven duyarlarmış. nimeti ve külfeti eşit paylaştıran devletine son derece bağlı olurlarmış. o memleketlerdeki halka “devlet malı deniz yemeyen domuz” lafını tercüme edemezmişsiniz. o memleketlerde askerlikte zorunluluk bile olmazmış, herkes ülkesi için gerektiğinde cepheye koşar, gönüllü olurmuş, zengini fakiri. zaten zengin fakir arasında uçurumda pek olmazmış. devlet ambarına fareler dadanamadığı için bütçesi de bereketli olurmuş. nadir de olsa, toplum düzenini bozan görülünce hemen şikayet edilirmiş. kimsenin aklına “kimi kime şikayet edeceksin” diye bir şey katiyen gelmezmiş. bir köşe başında dilenen görse halk hicap duyarmış,” acaba bunun hakkını yedim de, çaresiz kaldığı için mi, dileniyor” diye düşünürmüş. her olumsuzlukta demokrasisini sorgular daha bir olgun hale getirirlermiş. ondandır ki hiçbir zümre kolay kolay memleketlerini bölemezmiş. gerekirse oylama yapılırmış.

    ayrılmak isteyen genelde fakirler değil zenginler olurmuş. hiç kimse, baskısız, korkusuz olan bu cazibeli düzeni bırakıp ta barzani gibi ne idiğü belirsiz bir düzenin kucağına atlamayı düşünmezmiş. o memleketlerde zırvalamaya da pek pirim verilmezmiş. zaten bilirlermiş, en olumsuzlukların panzehirinin baskı olmadığını.

    biz çıkalım kerevetine...
    ... kuresel ikinma 2