1. 1.
    Gözden kaçmayan gercektir. Gerek hüseyin Nihal Atsız'ın Cumhuriyet, Atatürk ilke ve inkılaplarına düşmanlığı, horlamasi ve nefret duyması, gerek Atsız'ın fikirlerinin gerçek anlamda günümüzdeki yansıması olan tigir er tayfasinin açıktan ortaya koydukları bir Atatürk nefreti söz konusu. O kadar büyük bir nefret ki sırf Atatürk'e karşı diye islamcılar ve çakma Osmanlı torunu comarlara yakınlaşmakta bir sakınca görmüyorlar.
    Bütün Türk ırkçıları tigirciler gibi açığa vurmasa da bir Atatürk alerjisi hepsinde mevcut.

    Adamcagiz boşuna Türk milleti Türk milleti diye yirtindi. Millet türkçülük diye siktiri boktan bi sizofrenin sacmalamalarina daha çok deger veriyor.

    Atatürk'ün bir yanılgısı varsa o da milliyetçi-türkçü olmasıydı kuşkusuz.
    4 -11 ... eduardo elric
  2. 2.
    şaşırtmayandır.

    --spoiler--

    Atatürk: mecbur kalmadıkça savaşmayın. bu ülkeye ait herkesi severiz. yurtta ve Dünya'da barış olmasını dileriz. yağmacılığa karşıyız. yaşasın cumhuriyet !
    türk ırkçıları: diğer ırklar aşağıdır. kürtler, Türkiye'de yükselmemeli. ölümüne savaş len mq !
    --spoiler--
    2 -1 ... ataturkcu 20
  3. 3.
    Kahkaha attıran tespittir.

    Hitler'i sevmeyen neo-nazi gibidir. Aslinda bu ihtimal bile daha fazladır vaktiyle forumun birinde boyle bir tiple bile karşılaşmıştım, ama atatürk'u sevmeyen türkçü hic görmedim. ( he türkçülukle irkçilik ayni şey değil tabi de bu başlıkta öyle kullanılmiş)
    1 -1 ... gaspirali
  4. 4.
    --spoiler--
    Mustafa Kemal Paşa iyi bir kumandan, ondan daha üstün olarak da dâhi bir siyaset adamıdır. Dağınık ve işgal altındaki Türkiye’yi birleşik olarak kurtarmak için başvurmadığı tertip, girmediği kalıp kalmamıştır. Usta bir satranççı yahut damacı nasıl on hamle, on beş hamle, hattâ yirmi hamle ilerisini görerek ve düşünerek ona göre taş sürerse, Mustafa Kemal Paşa da Yunanlıların ne kadar asker çıkarılabileceğini, ingiltere'nin onları nereye kadar destekleyeceğini, Fransa ile italya'nın ne zaman ingiliz menfaati aleyhine gizlice çalışacağını isabetle tahmin ediyor, Türkiye'nin depolarında kaç askeri silâhlandıracak kadar tüfek ve cephane bulunduğunu biliyor, yeni çıkan komünizmden de ingiltere aleyhine ne şekilde faydalanacağını hesaplıyordu. Komünizm, ilk çıktığı sıralarda insanlar için meçhul bir fikirdi, bütün milletlere hürriyet vaat etmesi dolayısıyla çok taraftar toplayacağı belliydi. ilk bakıştan görünüşü çekici idi. Fakat Mustafa Kemal Paşa, hakkında bir şey bilmediği, belki adını bile ilk defa işittiği komünizme uluorta kapılacak bir insan değildi. Ankara'da ki Rus elçiliği mensuplarının komünizm propagandası yaparak taraftar kazanmaları da gözünden kaçmıyordu. Bu sebeple kendisi bir Komünist partisi kurarak başına kendi adamlarını geçirmeğe ve bütün komünistleri bir araya toplayarak sıkı kontrol altında bulundurmağa karar verdi. Karar başarı ile tatbik edildi ve Moskova'dan gelen şiddetli propaganda önlendikten sonra da parti lağvolundu. Mustafa Kemal Paşa maksadını herkesten o kadar gizliyordu ki başlangıçta en yakın arkadaşlarından birisi olan Refet Paşa’ya bile bunun bir danışıklı dövüş olduğunu söylememiş, hattâ komünizme samimî taraftar olduğunu göstermek için bir gün Vekiller Heyetine: "Yarın komünizm ilân edeceğiz" diye bir de sürpriz yapmıştı. Bu sürpriz, ilk şaşkınlıktan sonra Refet Paşa ile doktor Rıza Nur Beyin şiddetli muhalefetleri yüzünden boşa çıkmıştı.

    "Hiç şüphesiz, Mustafa Kemal Paşa'nın maksadı gerçekten komünizm ilânı değildi.Bu bir numara idi. Bolşevik casuslarının, kendisi tarafından böyle bir teklif yapıldığını, fakat vekillerin karşı koymaları yüzünden teklifin başarısızlığa uğradığını öğreneceklerini biliyordu. Bolşeviklerin güvenini kazanarak onlardan yardım koparmak, bir de Mustafa Kemal varken ayrıca Türkiye üzerinde uğraşmanın lüzumsuzluğunu telkin için böyle yapıyordu.

    Mustafa Kemal Paşa, siyasî dehası ile Rusları kündeden attı. Fakat komünist partisinin faaliyet gösterdiği kısa süre içinde komünistler de Türkiye'de bazı subaşlarına yerleşebildiler. " (TÜRKÇÜLÜĞE KARŞI HAÇLI SEFERi)
    --spoiler--

    --spoiler--
    "Arkadaşlarımın içlerinden gelen hız kuvvetleniyordu. Tolunay'ın şu parçasını sanki karşılarındaki Gazi'ye hitap edermiş gibi söylüyorlardı: Asırlar bize yaştır,Kemal ülküye baştır,Bize yol göster Kemal,Anayurda ulaştır." (ÇANAKKALE’YE YÜRÜYÜŞ)
    --spoiler--

    --spoiler--
    Atatürk kalkanıyla karşımıza dikileceklerini, öyle ise "Atatürk kurduğu partiye ne diye Halk Partisi dedi ? " diye soracaklarini biliyoruz. Atatürk, Halk Partisi'ni kurarken komünistlerin sinsi maksatlari henüz anlaşılmamıştı. Milletleri ortadan kaldirmak için halk kelimesini kullanacaklari bilinmiyordu. Atatürk "halk" demekle edebî dildeki mânâyi kasdetmiş, milletin geri kalmış tabakalarını düşünmüştü. Partisiyle bunları kalkindırmayı amaç edinmişti.

    (TÜRK HALKI DEĞiL TÜRK MiLLETiYiZ MAKALESi Ötüken, 61. Sayı, Ocak 1969)
    --spoiler--

    Yukarıdaki, Atsız'ın Atatürk hakkında söyledikleri sözlerden bazılarıdır. Atsız bir Türk'ü ona yalakalık yapmadan, Türk'e ne kadar yararı olmuşsa o kadar sever. Hayatında hiç eğilip bükülmemiştir. Dolasıyla gerçek bir Türk ırkçısı da asla son başbuğu saydığı Atatürk'ü düşman bellemez. Kimse kimseyi kandırmasın. Türkçüler evvela Atatürk'e minnettardır ve onu gevşek kemalist garabetten daha iyi korur ve sayar.
    2 -1 ... kudurun
  5. 5.
    Tigir er türkçü değil ki amk kendisi bile biz türkçü değiliz diyor.
    4 ... lin kuei
  6. 6.
    Ciddi ciddi hüseyin Nihal Atsız'ın Atatürk'ü sevdiğini falan sananlar ya atsizciliklarini ya da Atatürkçüĺüklerini sorgulasinlar.
    direk resmi sitesinden meclis
    tutanaklarına geçmiş mektuplarından bir bölüm :

    ''biz bu savaşta yenilirsek bunun en büyük iki mesulü birinci ve ikinci cumhurreisleridir. birincisi memlekete saçtığı ahlâksızlıkla, ikincisi korkaklığı ile buna sebep olacaklardır. birincisi on beş yıl cumhurreisliği ettiği halde orduyu ihmal etti. inkılâp hastalığına uğramış bir çılgındı. etrafına ahlâksız insanları toplamış ve onların memleketi soymalarına göz yummuştur. ikincisi on beş yıldan birincinin mesuliyetlerine tamamen iştirak ettiği için suçludur. ve italya'dan korkacak kadar korkak bir adamdır. birincisi şuursuzdur. ikincisi ahmaktır. ikisinin de müşterek vasfı hilekârlıklarıdır.''

    ''millet 'meclisi diye topladıkları satılmışlar meclisi ile kendi riyasetlerine meşru bir şekil vermek istemiş-lerdir. fakat bunu dünyaya yutturuyoruz sanacak kadar gaflet göstermişlerdir. ben pek iyi bilirsin ki, cumhuriyet rejimi için en ufak rahatımı bile feda etmem...''

    devaminda atsız esine çocuklarını cumhuriyet propagandasından uzak tutmasını tembihliyor ve cumhuriyet icin kılını bile kipirdatmayacagini belirtiyor.

    gene 1950 de chpnin iktidardan düşmesini fırsat bilip az önce tutanaklara gecen ve davada ilk baslara kabul etmeyip doğruladığı mektubu teyit edercesine bir makalesinde şunları yazmış: ''türkiye cumhuriyeti 1950 mayısında kurulmuştur.

    ondan önceki 1923-1950 çağı gayrı meşru ve müstebit bir diktatörlük zamanıdır. diktatörlüğü yapan halk partisi, bilhassa onun ileri gelenleridi.

    sadece ismet inönü değil. 1923-1950 arası diye özellikle belirtmiş. mektuptaki birinci ve ikinci reisi cumhurlar diye başlayıp saydirmasini hatırlayın...

    gene dalkavuklar gecesi adli eserinde ironi yoluyla atatürk dönemi turkiyesini aşağılamaya çalışmıştır.

    ayrıca ne demiştik atsiz da 1969 da ondan ayrılan islami sentezci ülkücüler de direk ataturke değil kemalizme sallar. hadi ülkücüler sonraları ortaya ciktiklarindan ' simdiki kemalistlerle atatürk ne alaka?' diyebilirler. fakat atsiz 30lu yıllarin sonlarinda üniversite öğrencisiydi ve kemalizm denen kavramın daha atatürk hayatta iken onun tarafından oluşturulduğunu bizzat görmüştü. kemalizm dendiğinde özellikle onun zamanlarında direk atatürkçü düşünce akla gelmekteydi.
    kendisinin kemalizme saydirarak dolaylı yoldan atatürk ilke ve inkilaplarina saldirilari yazılarında pek cok kez görülmektedir.

    Hüseyin Nihal Atsız başı davalarla belaya girince seve seve değil mecburiyetten içinde bulunduğu durumu daha da kötüleştirmemek adina Atatürk'ü övmek durumunda kalmıştır. Ama daha genç ve sözünün nereye gittiğini ne olacağını dusunmeden aklına geleni açıkça söylediği zamanlardaki düşünceleri açıktir. Aksini savunan arkadaşlar öyle hem Ayranım dökülmesin hem götüm sikilmesin ne şiş ne kebap yansinlarla olmuyor. Siz once Atsızcı mısınız? Atatürkçü müsünüz? Ona bir karar verin.
    Ben mesela liberalistim. Atatürk'ün ilk zamanlardaki liberal ekonomik politika denemelerini, sekulerist demokrasi seçme seçilme gibi şeylerini destekliyorum. Başarı ve zekasına hayranım. Gayet makyavellist bir bakış açısı ile neyi nerwde yapacağını bilmesi, neyi nerede söyleyeceğini bilmesi gibi özellikleri bende hayranlık uyandırır. Fakat savas sonrası ülkelerin tamamında olan sıkı yönetim, katı milliyetçi anlayış, devletcilik gibi şeylerinin o dönemde gerekli olsa da şimdi terk edilmesi gerektiğini savunuyorum.
    1 -1 ... eduardo elric
  7. 7.
    Bu chp düşmanlığıdır. Chp yi atatürkçü sanan beyinsizler bunu böyle algılar. Chp vatan haini bir oluşumdur.
    3 -2 ... karniyarik ici