1. .
    22 Eylül 2012 tarihli rıfat serdaroğlu tarafından kaleme alınmış köşe yazısının başlığı.

    --spoiler--
    Mahalleye " serseri " dadansa ve mahalle bekçisini de yanına alsa
    ne yapacaksınız?
    Susacak mısınız?
    Susarsanız, gelir paranızı alır,
    susmaya devam ederseniz gelir malınızı alır, hala susar ve korkarsanız size hakaret eder, sizi aşağılar, gelir namusunuzu ister ve alır.
    O zaman sorarlar adama; Niçin varsınız, neden yaşıyorsunuz?.

    Susmayacaksınız. O asalak adama direneceksiniz.
    Dişinizle tırnağınızla karşı duracaksınız.
    Gücünüz yetmiyorsa komşularınızı uyarıp beraberce karşı koyup, onu bekçisiyle birlikte def edeceksiniz.

    Yukarıdaki olayı biz 12 Eylül darbesi sonrası yaşadık.
    Demokrasiyi savunanlar olarak direndik, hem darbe yapanları, hem de darbe şakşakçılarını, milleti " yaralamadan " ülkenin başından def ettik.
    Bugün demokrat geçinen ve Türk Milletine Tarikat-Cemaat Demokrasisini layık gören " basındaki maşalara " rağmen.

    TÜSiAD, Türkiye de toplanan vergilerin çoğunluğunu veren bir kuruluş.
    Kurumsallaşmış, vergi kaçırmayan ve yüz binlerce vatandaşımıza iş-ekmek veren, her türlü olumsuz şarta rağmen ülkeye yatırım yapan önemli bir
    Türk Sanayici ve işadamları kuruluşudur.

    Bu kuruluşun Başkanı Ümit Boyner, gayet haklı ve doğal olarak;
    " Vatandaş Uludere de ne olduğunu anlamak, Afyon daki patlamanın sorumlularını bilmek ister " diye bir soru sordu.
    Kendisine, hayatları boyunca yanında " BiR" adam bile çalıştırmamış, devlete vergi vermemiş, kendi paralarıyla bir SEBiL" bile yaptırmamış kişiler hakarete varan suçlamalar yönelttiler.
    Bülent Arınç ve Erdoğan öyle şeyler söylediler ki, demokrasiden nasip almadıklarını, hoşgörünün yanından geçmediklerini,
    siyasi nezaket ile tanışmadıklarını ispat ettiler.

    Bülent Arınç ve Erdoğan ın söyledikleri basında yer aldığı için tekrar etmiyorum.

    Ümit Hanım, susmayacaksınız. Bülent Arınç a verdiğiniz gibi zarif cevaplar da vermeyeceksiniz.
    Herkese anladığı dilden sesleneceksiniz.
    Siz, Tüsiad ın erkek üyelerinin görev almadıkları bir dönemde görev aldınız.
    Yüreğinizi ortaya koydunuz. Bu yüzden susmayacaksınız.

    Ben olsam Bülent Arınça
    " Bülent Bey, bizi TÜSiAD ın 15 yıl evvel ki 28 Şubat davranışını sebebiyle suçluyorsunuz.
    Yargı elinizde, konuşmayın ne istiyorsanız onu yapın.
    Bu gidişle korkarım ki, yakında TÜSiAD ın kurucularını da Kurtuluş Savaşımızda, Atatürk ün yanında yer aldıkları için suçlayacaksınız.
    Bizler Menemen de de Kubilay ın yanında, Derviş Memed denen cani katilin karşısında olduk.
    Konuşurken lütfen dikkatli olun. Partinizin Diyarbakır il Başkanlığının " Halk Mahkemesi" kurarak T.C Devletinin " Övünç" madalyası verdiği bir kahramanı yargılayıp, gıyabında mahkum etmesi, bin tane 28 Şubattan beterdir. Önce partinize sahip olun, sonra konuşun" , derdim.

    Ben olsam Başbakan Erdoğana
    " Türkiye bir hukuk devletidir.
    Kimin nerede ve ne konuşacağını,insanların özgürlüklerinin sınırını yasalar belirler, siz değil.
    Milletten aldığınız " yönetim gücünü" millete karşı " sopa" olarak kullanamazsınız.
    Başbakanlık " tehdit" makamı değil, " hizmet" makamıdır.
    30 Eylül de yapacağınız kongrenize onur konuğu olarak " Barzani " yi davet etmişsiniz. Şehit cenazelerinin konvoy olduğu günümüzde PKK denen
    Narko-Terör örgütünü koruyan besleyen barındıran birini davet ettiğiniz için kongrenize TÜSiAD olarak temsilci göndermiyoruz.
    Sizi Barzani ile baş başa bırakıyoruz.
    Demokratik haklarımızı korumaya ve konuşmaya devam edeceğiz" derdim.

    işin en acı tarafı, Erdoğan TÜSiAD Başkanına hakaret ederken yanında TOBB Başkanı ve eski Ankara Sanayi Odası Başkanı uslu çocuklar gibi susuyorlardı…

    Bugün susanların yarın tek söz söylemeye hakları olmayacaktır.
    Susmayın, korkmayın konuşun. Biz buradayız.

    SiZiNLE SAVAŞAN ORDU ŞiMDi HAPiSTE

    Yukarıdaki sözü, Başbakan Erdoğan ın emriyle Oslo da PKK ile görüşen MiT Müsteşar Yardımcısı söylemişti.
    Adaletin, AKP nin güdümüne girdiğinin " Devlet ağzıyla " itirafıdır bu sözler.
    Balyoz ve benzeri davalar " Siyasi Davalardır " 1 sene sonra bu mahkemenin kararları ortadan kalkar, karar verenler insan içine çıkamaz.
    Merak ettiğim şudur; Komutanları " eksik teşebbüs" darbesi planlarken, Özel Paşa Cumhuriyet Mitinglerinde bayrak sallamaktan başka ne yapıyordu?
    Haberi yok muydu? Yoksa o sıra Tapu Kadastro memurumuydu?..

    Kim ne kahpelik yaparsa yapsın, Türk Ordusundaki erden Orgenerale kadar tüm mensuplarının içinden Atatürk ü çıkarmak mümkün olamaz.
    Türk Ordusu asla iran Ordusu olmayacaktır. Tüm özellere rağmen.
    Bu da geçecek, gün ağarmaya başladı. Biraz daha sabır.
    --spoiler--
    ... djnre