1. 1.
    körler ülkesinin tam karşısında
    çünkü gören olmadı seni benden başka
    duran kent sevgilim nicedir
    surların çevirdiği denize doğru
    kurdum barbar çadırını bekliyorum

    bekliyorum bembeyaz bir yapının
    omuzlarına konacak kartal
    kapına dikilmiş boynuzlarıyla
    kara koç başı hırslı kalkan
    ve hasret ve tutku ve bitip tükenmez
    ayrılığa inatla kafa tutan
    bakısların tozlarına bulanmış
    ağaç heykeli olan gövdemle

    içinden görmek istiyorum seni
    dinlemek daha da bir güze doğru
    çimenlerinden geçen serin esintiyi
    yıkanmak derin saatlerinde denizinin
    yarı aydınlık sokaklarından geçmek ve eski
    bir balıkçının uslanmaz merakıyla
    ağ atmak akşama karşı sularına
    yanan alnımı su mermerinin
    karnına koymak ve uyumak
    yorgun savaşçının
    tütün ve barut kokusuyla uyumak bir hayvanın
    karlı sınırlarını aşmak bir yaza doğru

    saklı kent bıktım seni kuşatan
    kendi çadırlarından kör kılıcına
    tuğlalarla örülmüş yanık surlardan
    bıktım bana uzaklığı öğreten
    di'li geçmisiyle zamanın
    yazılmış kuşatma günlüklerinden

    taş perdeleriyle bir gize doğru
    yelken açan kent göremiyorum seni

    onat kutlar
    5 ... notaiscisi