bugün

-Reksan Reklam Sunar
-Bir gelenektir Kemal Kutucu Şekerlemeleri
-Gülsan Reçel
-Evimimin penceresi Egepen Deuconinc
-Mikrofonlarımız Denizli'de
-Kayseri'deki arkadaşımızdan dakika ve skor alıyoruz.

gibi kulağımızın aşina olduğu trt klasiklerini dinleyemememize yol açmıştır.

hazindir, acıdır, geçmişie saygısızlıktır, ayıptır.

artık bu da yoktur.

Live is life...
live is life - when we all feel the power.
live is life - come on
stand up and dance!
live is life - when the feeling of the people
live is life - is the feeling of the band.
when we all give the power
we all give the best. . . .

(bkz: OPUS)
federasyonun yaptığı ihaleyi alem fm'in almasıyla beraber maçlar alem fm'den yayınlanacaktır. bu sebeptendir ki süper lig maçları artık devletin radyosu radyo 1'den yayınlanmayacaktır.

Neyimiz varsa elimizden aldılar hepsini şifrelediler..

Lig maçları, Uefa maçları, kupa maçları, hazırlık maçları..

Ama radyo fena koydu.

(bkz: bu yapılır mı be)
okay karacan'ın konuyla ilgili yazısı,

--spoiler--
Tello vuruyor gol olmuyor

Yaptığınız iş nedir ki ? dedi. Tello vuruyor gol oluyor.! diyorsunuz o kadar.. Muhatabı donup kaldı. Dışardan böyle mi bakılıyordu gerçekten, O kadar mı ucuzdu, O kadar mı az kıymetliydi.. Hoş karşıdaki de kendi yaptığı işi küçümsüyordu ya! Bir hışımla saldırmıştı berikine, Tello vuruyor gol oluyor... ! Basit iş yani..

Bir futbol spikeri bir arkadaşım anlattı bu hikayeyi birkaç hafta önce, keyfini kaçırmıştı bu diyalog, belliydi, gözlerinden okunuyordu her şey... Hayal kırıklığı mesela. Gülüp geçtik haliyle, Tello vuruyor gol oluyor ha ! Tello vuruyor gol oluyor !... Bırak dedim üzülmeyi bu saatten sonra müfettişlik sınavına girip bankacı mı olacağız ? Ticaret mi yapacağız Çin'den konteyner dolusu mal getirip satabilir miyiz kuzum ? Bayağı bi makara yapıp güldük.. Varsın Tello vursun gol olsundu...

Böyle bir konuyu yazmak ne kadar doğru diye bir hayli düşündüm. Sonuçta çok kişiyi ilgilendirmeyen bir konuydu. Hele Türkiye'de, kimsenin yaptığı işten memnun olmadığı, hayata yeni atılanların bile geleceğe karamsar baktığı bir ülkede, çok da enteresan bir hikaye değildi... Sadece bizim hikayemizdi o kadar.

Tello vuruyor gol oluyor... !

Yalnız bu hikayeyi es geçmeye yaptığım bir başka konuşma engel oldu. Malum, geçenlerde Futbol Federasyonu radyo futbol yayınları ihalesi yaptı. Naklen yayın hakkı, görüntülü yayın hakkını elinde tutan grup tarafından yıllık 3.5 milyon dolar karşılığında satın alındı. ihalede, en yakın rakiplerini kılpayı geride bıraktılar. Buraya kadar gayet normal işin ticari tarafına itirazımız asla olmaz... Futbol Federasyonu elindeki ürünü bir miktar daha değerlendirdi..

Ama konunun birde manevi yönü var ki kayıtsız kalmak imkansız. Yeni durum, 50 yıllık radyo yayıncısı TRT'nin sessiz sedasız mikrofonu kapattığı, yıllardır stadlarda TRT için ayrılan odalara kilit vurulduğu anlamına geliyordu. Halit Kıvanç'ın, ilker Yasin, Tansu Polatkan, Doğan Yıldız, Orhan Ayhan, Ümit Aktan'ın gollll seslerinin yankılandığı anlatım kulübelerinden Hüseyin Başaranlar, Levent Özçelikler, Ercan Tanerler geçmişti.. Sonraki kuşak ve yine bir sonraki kuşak seslenmişti. Süper olmadan önce Birinci lig'de, ve hatta ikinci ligde o kulübelerden..

Ünlü BBC 2004 yılında 80 yıllık radyo futbol yayıncılığı geleneğine sıkı sıkıya sarılarak 3 yıllığına 39 milyon paund vererek yayın haklarını elinde tutmuştu. Tek rakibi Talksport'un teklifinin bir parça fazlasını değil 6.5 katını vermişti ingiliz devlet radyo-televizyonu. Bu BBC için büyük bir prestjdi... Talksport mevcut durumun yasal olmadığını iddia ederek dava açmış, tekelin kırılması gerektiğini iddia etmişti.

Haklıydılar, ingiltere'nin tabi olduğu Avrupa Birliği yasaları tekelleşme karşıtı kuralları titizlikle irdeliyor, bilhassa televizyon yayınlarının tek elden yürütülmesi birliğin rekabet kurallarıyla bağdaşmadığı için her ülkede düzenlemeler yapılıyor. ingiltere'de 14 yıl süren Sky tekeli sona erdi. Artık 6 paketten oluşan maçların dört paketini BskyB, iki paketini Setanta yayınlıyor. Maçların özet görüntülerini ise BBC veriyor. Tabi bunlar karşılığında gerekli parayı ödemek koşuluyla..

Fransa'da şirketlerarası hisse devriyle, gizli tekel oluşturma eğilimi anında mahkemelik oldu. ispanya'da anti-tekel komisyonu benzer bir ilişkiyi soruşturmaya açtı. Hatta ispanya'da her hafta bir maç açık kanaldan yayınlanıyor. Örneğin geçen yılki 3-3'lük Barcelona-Real Madrid maçı şifresizdi. Uzatıp detaylandırmak niyetinde değilim, özetle Avrupa birliği üyesi ülkeler birliğin rekabet kurallarına uymaya mecbur.. Hatta bir örnekte motorsporlarından verelim, Formula 1 ile MotoGP'nin ticari hakları farklı kuruluşların elinde, F1 FOA'nın, MotoGP DORNA'nın elinde. Ancak geçtiğimiz yıl iki disiplinin aynı elde toplanması ihtimali Avrupa komisyonunun onayından geçmemişti.

Netice itibariyle ingiltere'de yukarıda bahsedilen ihaleden birkaç yıl sonra radyo yayınları yeniden düzenlendi. Toplamın altı bölü yedisi BBC'nin, 32 maç içeren bir bölü yedisi Talksport'un oldu.. Bu bölüşümün hemen ardından Premier Lig'in üst düzey yöneticisi Richard Scudamore'in, BBC 80 yıldır radyo futbol yayınlarıyla özdeşleşmiştir onlarla devam ettiğimiz için memnuniyet duyuyoruz açıklaması Radyo'da futbol yayıncılığında finansal büyüklükten ziyade geleneksel değerlerin ne denli önemsendiğini vurguluyor.

Şimdi kendi meselemize bağlayalım, TRT'nin futbol maçı yayıncılığı ülkenin klasiğidir. TRT neden BBC gibi davranıp kamu yayıncılığı tepkisi verememiştir?

Aslında TRT'nin durumu bellidir. Yıllardır vekaleten yürütülen genel müdürlük, hantal karar verme prosedürü ve kurumun iç rekabette zayıflaması futbol yönetimi tarafından da bilinmektedir. Her türlü ticari kaygıya rağmen,TRT tıpkı BBC örneğinde olduğu gibi ülke futbolun doğal bir parçasıdır. TRT radyolarından futbol maçı veriliyorsa ülkede futbol var demektir. TRT istanbul'da, TRT Van'dadır.TRT Süper Lig'de TRT ikinci Lig'dedir..TRT Dünya Kupası'nda, TRT Avrupa Şampiyonası'ndadır.. TRT'nin merkez stüdyoları futbolun kabesidir. Tatlı sedasıdır.

Hangi birimiz Gaziantep'teki yayını kesip birdenbire Mikrofonlarımız 19 Mayıs Stadı'nda anonsu yapan Barbaros Talı anonsuyla irkilmemişizdir..? Türkiye'de, TRT radyo yayınlarında Wild Card sahibi olmalı, belirlenecek belli bir ücret karşılığı 50 yıllık geleneği sürdürmelidir. Futbol Federasyonu bunu yapmakla yükümlü hissetmelidir kendini. Üstelik Avrupa birliği rekabet kuralları artık bizim içinde geçerli değil midir.?

Şimdi dönüyorum bu notları düşmemi sağlayan telefon konuşmasına. Ankara'yı aradım, Ankaraspor-Beşiktaş maçı oynanıyordu. Futbol spikeri bir arkadaşımla konuşuyordum. Konuyu TRT ve radyo yayınlarına getirdik. 1992 yazında anlattığı ilk maçtan bahsetti. Diyarbakır'dan Siirt'deki bir yükselme maçına hangi şartlar altında gittiğini anlattı, dinledim. Samsun'da futbolcu Ercan'ın, hakem Ergül Yücedağ'ı koltuğunda nasıl soyunma odasına taşındığını unutmadığımı söyledim, dinledi..

Bu arada Ankara-Beşiktaş oynuyordu. Ertuğrul Sağlam oyuncu değiştiriyor, bir türlü golü bulamıyordu. Onbeş yıl sonra basın tribününde oturup sahaya bakarken kendisini suçlu hissetmiş olmalıydı arkadaşım.. Doğru yerde oturmuyordu, yerine bir türlü alışamamıştı. Üstelik, Tello vuruyor gol olmuyor'du... !
--spoiler-- *
parayı verenin düdüğü çalması sonucu yaşanan durumdur.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.