1. 1.
    ilk olarak 2003 yılında yayınlanan ve tam adı "solitary sex - a cultural history of masturbation" olan, tarihçi thomas w. laqueur kitabı. türkçeye literatür yayıncılık tarafından 2007 yılında "tek kişilik seks - mastürbasyonun kültürel tarihi" olarak çevrilmiş.

    bir hayli hacimli olan bu muazzam kitap bu konudaki en kapsamlı araştırmayı içeriyor. antikiteden bugüne değin pek çok farklı dilde(latince, yunanca, fransızca, ingilizce, almanca vs) ve pek çok farklı alanda(tıp, felsefe, edebiyat, teoloji vs) yazılmış onlarca metnin incelemesini barındırıyor kitap. aristoteles, platon, rousseau, dickens, walt whitman, voltaire, kant, freud, foucault gibi pek çok önemli insanın bu konuya dair yazdıkları, aynı zamanda mastürbasyon ediminin algılanışının, toplum arasındaki yerinin yüzyıllar öncesinden bugüne değin kültürel olarak geçirdiği dönüşüm kitapta ayrıntılarıyla oldukça iyi bir biçimde aktarılıyor. Yalnızca yazılı değil, On sekiz ve on dokuzuncu yüzyılda görsel kaynaklarda mastürbasyon ediminin tasavvur edildiği kaynakları da aktarır kitapta. araştırmanın bu denli kapsamlı oluşuna hayret etmemek elde değil. sen bu kadar metni nasıl inceledin de bu kitabı yazdın yahu? zaten araştırmayı gerçekleştirirken pek çok insanın yardımı dokunmuş kendisine. zira tek başına böyle kapsamlı bir araştırma yapabilmek pek de kolay şey değil.

    bu "herkesin yaptığı ama hiç kimsenin yapmadığı" şeyin tarihinin ne olduğu benim için merak konusuydu. bugüne özel sandığımız şeylerin köklerinin aslında yüzyıllar öncesine dayandığını görmek benim için aydınlatıcıydı. sayfalar ilerlerken küçük küçük aydınlanmalar yaşamadım değil.

    ayrıca, mastürbasyona dair oldukça iyi bir tanım geçer kitapta. onu da şöyle bırakayım:

    “Modern kültür, bireyciliği, hür iradeyi teşvik eder ve tekbencilikle toplumsal düzensizliğin tehdidi altındadır. bireyleri sahip olduklarından daha fazlasını arzulamaya ve gerçeğin çok daha ötesini hayal etmeye davet eder; aynı zamanda da onlardan, kendi kendilerine, arzularını ılımlılaştırmayı ve hayal güçlerini sınırlamayı öğrenmelerini ister. gerçeklik ilkesi öte dünyadan, hatta doğrudan bu dünyadan değil, kendi içimizden gelmektedir. Benliğin fevkalade cinselliği olan mastürbasyon, bu mücadelelerin ilk büyük ruhsal savaş alanıdır.”

    solitary sex
    5 ... anaforun metaforu
  2. 2.
    (bkz: şerefsizim benim aklıma gelmişti)
    2 ... nobody s
  3. 3.
    şu harikulade cümleler ile son bulur kitap:

    “Dünyanın gündemine küçücük bir yazınsal ürün -para kazanma derdinde olan sahte bir hekim tarafından yazılmış seksen sekiz sayfalık bir broşür- sayesinde giren bu “yaralı vicdanın elemi ve ıstırabı”nın tarihi, aslında yaşanıp bitmemiştir. Birçok ciddi erkek ve kadın, ki bunların pek çoğu geçen üç yüzyılın önde gelen düşünürleri ve sanatçılarıdır, bir zamanlar etik açıdan pek de önemli olmadığı düşünülen ve bugün kimilerine şaka gibi gelen bu edim hakkında uzun uzadıya kafa yordular. Yüzyılımızda, büyük Savaş’ın Doğu cephesinde yer alan wittgenstein’ın, o ölüm ve kıyımlar ortasında, mastürbasyon yapmaktan dolayı manevi ıstıraplar içinde olması tuhaftır ve rahatsız edicidir; tıpkı rousseau’nun, çok daha rahat koşullarda kendini harap etmesini hala yerli yerine oturtamamamız gibi. Potansiyel otarşik tek başına cinsel haz, hala anlayamadığımız bir şekilde, modern insanlığın iç dünyasına dokunmaktadır. Tek başına seks, çağımızda başka hiçbir cinsel tercihte görülmeyen biçimde, kendi kendini keşif ile kendine aşırı yönelme, arzu ile aşırılık, mahremiyet ile yalnızlık ve masumiyet ile suçluluk arasında salınıp durmaktadır.”
    7 ... anaforun metaforu