bugün
- en lezzetli balık15
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- karşı cinsteki en itici özellik12
- ben geldim naneler13
- yeni biriyle nerede tanışılır8
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- online listesindeki sıralama mantığı9
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- size takılan lakaplar7
- online listesi neden kaldırıldı10
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek6
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- mansur yavaş14
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- gocu33
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız5
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- en son neye çok üzüldünüz12
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- inci sözlük8
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- game of thrones taki kerhaneci21
- sevmediğin biriyle sevişmek3
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- b c d y z i4
- how'i met your mother marshall4
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- jeffrey dahmer vs nuri alço2
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- arkadaşlar5
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- chatgpt2
- uludağ sözlük halısaha turnuvası3
- başkent istanbul olsun11
- true nickli yazar22
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın4
- mamudo gurban niye doğdun9
- ismet kalk çay koy kanka3
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği10
- insanların sizden uzak durması7
- 40 yaşına gelince kadınların kartlaşması7
- whalefall2
- karton toplarken cin musallat olması5
gunumuze uyarlandigi takdirde, misal vermek gerekirse bir kisinin entrylerini okuyarak kendisine asik olma durumuyla fazlaca benzesmektedir ki bunu dusununce film gozumde butun romantizmini yitirdi, evet.
tom hanks, meg ryan, bill pullman ve rosie o'donnell gibi isimlerin içinde bulunduğu güzel bir kadroya sahip 1993 yapımı romantik komedi filmi. en iyi müzik ve en iyi senaryo dalında iki oscar adaylığı da bulunan bu filmin akışı esnasında (empire state binası kesişen nokta alınarak), sinema tarihinin unutulmazları arasında yer almış olan an affair to remember filmi de hatırlatılarak, seyircilere hoş dakikalar yaşatmayı başarmıştır.
şarkıda geçen "yalnızca bir insanı mutlu et, sonrasında zaten sen de mutlu olacaksın." diye biter bu hafif tempolu, romantik , ışıklar kapalı, yumuşak koltuk, yastıklı pazar gecesi filmi...
yönetmenliğini ve senaristliğini nora ephron'un üstlendiği 1993 yapımı hoş bir romantik komedi. filmin oyuncu künyesine bakıldığında ne denli iyi seçim yapıldığı rahatlıkla görülebilir. çünkü hem meg ryan hem de tom hanks bu türde filmlerin vazgeçilmez oyuncuları. özellikle meg ryan'ın ışıltısı ve samimi oyunculuğu romantik filmler için biçilmiş kaftan. onun dışında aynı şey tom hanks içinde geçerli. bu filmde tom hanks'in canlandırdığı karakter sam, öyle sanıyorum ki tüm kadınların imreneceği erkek profilini barındırmaktadır. erkeklerin duygularını fazla ifade edememesinden yakınan kadınlar için bu karakter bildiğin ilah gibi durmaktadır. o ne güzel sevgi ifadesi, ne güzel aşk betimlemesidir.
filmin hem senaryo hemde rejideki imzasına bakacak olursak nora ephron içinde bir şeyler söylemek gerekli. o da ciddi anlamda takip ettiğim bir senarist aynı zamanda yönetmen. çok başarılı bir kalemi olduğu when harry met sally filmindeki o zeki diyaloglarından rahatlıkla anlaşılabilir. bana kalırsa o film gelmiş geçmiş en iyi romantik komedidir. muazzam diyalogları ve başarılı rejisiyle göz doldurandır. işte bu referans ile oturdum sleepless in seattle filmine. elbette when harry met sally kadar keyif almasamda yine de gayet başarılı buldum.
bu film bir kere her şeyden evvel tek bir açıdan türünün diğer filmlerinden ayrılıyor. o da şu ki; bu filmde esas kadın ve erkeğin beraber bulunduğu toplam sahne sayısı beş dakikadan fazla değil. bu bence değişik ve güzel bir farklılık.
bunun dışında bana kalırsa bu filmi basit bir romantik komedi olarak görmemek lazımdır çünkü içerisinde şahane bir kadın - erkek farkı ortaya koyulmaktadır. bu açıdan film, aşk denilen hadiseye iki cinsin farklı bakış açılarını ve saptamalarını muazzam bir şekilde anlatılır.
şimdi buradan sonra yazacaklarım fena halde spoyler* içermektedir. ondan sonra vay efendim ben duymadım, vay efendim ben bilmiyordum demeyiniz çok rica ederim.
--spoiler--
filmin belkide en güzel sahnelerinden biri sam'in radyoda yaptığı o konuşmadır. programcı sam'e dönüp karısını onun gözünde bu denli mükemmel yapan şeyin ne olduğunu sorar.
bunun üzerine sam'in verdiği cevap yürek dağlayıcı niteliğindedir. aman dikkat, yüksek dozda romantizm içerir.
- karımın bir sürü güzel özellikleri vardı. ben onu ilk gördüğümde bunu anlamıştım zaten. yani ona ait olduğumu. onun elini ilk tuttuğumda evime dönmüş gibiydim. ama bu ev daha önce hiç tanışmadığım bir evdi.
gibi buram buram aşk kokan aşk betimlerini ardı ardına sıralar.
--spoiler--
bu filmi şu ya da bunun için izleyin demek sanki bir tür vakit kaybı. bilenler için zaten çok iyi bir referansa sahibim. o da when harry met sally.
kısacası, komediden çok romantik tarafı ağır basan, birbirine çok yakışmış bir çiftin sade ve duru oyunculuklarıyla muhakkak izlenmesi gereken bir film bu. hadi onu geçtim hiç olmazsa seattle'ın o muazzam tabiatını görmek için bile izlenir.
e tabi ki benden küçük bir öneri;
eğer ola ki sizde tıpkı benim gibi "sevgilim bir odun" diyenlerdenseniz film bittiğinde kendinizi romantizmin etkisiyle sıcak görmüş kedi gibi mayışmış bulabilirsiniz. ayrıca devamında sevgilinize bakıp bakıp iç geçirmenizde cabası.*
filmin hem senaryo hemde rejideki imzasına bakacak olursak nora ephron içinde bir şeyler söylemek gerekli. o da ciddi anlamda takip ettiğim bir senarist aynı zamanda yönetmen. çok başarılı bir kalemi olduğu when harry met sally filmindeki o zeki diyaloglarından rahatlıkla anlaşılabilir. bana kalırsa o film gelmiş geçmiş en iyi romantik komedidir. muazzam diyalogları ve başarılı rejisiyle göz doldurandır. işte bu referans ile oturdum sleepless in seattle filmine. elbette when harry met sally kadar keyif almasamda yine de gayet başarılı buldum.
bu film bir kere her şeyden evvel tek bir açıdan türünün diğer filmlerinden ayrılıyor. o da şu ki; bu filmde esas kadın ve erkeğin beraber bulunduğu toplam sahne sayısı beş dakikadan fazla değil. bu bence değişik ve güzel bir farklılık.
bunun dışında bana kalırsa bu filmi basit bir romantik komedi olarak görmemek lazımdır çünkü içerisinde şahane bir kadın - erkek farkı ortaya koyulmaktadır. bu açıdan film, aşk denilen hadiseye iki cinsin farklı bakış açılarını ve saptamalarını muazzam bir şekilde anlatılır.
şimdi buradan sonra yazacaklarım fena halde spoyler* içermektedir. ondan sonra vay efendim ben duymadım, vay efendim ben bilmiyordum demeyiniz çok rica ederim.
--spoiler--
filmin belkide en güzel sahnelerinden biri sam'in radyoda yaptığı o konuşmadır. programcı sam'e dönüp karısını onun gözünde bu denli mükemmel yapan şeyin ne olduğunu sorar.
bunun üzerine sam'in verdiği cevap yürek dağlayıcı niteliğindedir. aman dikkat, yüksek dozda romantizm içerir.
- karımın bir sürü güzel özellikleri vardı. ben onu ilk gördüğümde bunu anlamıştım zaten. yani ona ait olduğumu. onun elini ilk tuttuğumda evime dönmüş gibiydim. ama bu ev daha önce hiç tanışmadığım bir evdi.
gibi buram buram aşk kokan aşk betimlerini ardı ardına sıralar.
--spoiler--
bu filmi şu ya da bunun için izleyin demek sanki bir tür vakit kaybı. bilenler için zaten çok iyi bir referansa sahibim. o da when harry met sally.
kısacası, komediden çok romantik tarafı ağır basan, birbirine çok yakışmış bir çiftin sade ve duru oyunculuklarıyla muhakkak izlenmesi gereken bir film bu. hadi onu geçtim hiç olmazsa seattle'ın o muazzam tabiatını görmek için bile izlenir.
e tabi ki benden küçük bir öneri;
eğer ola ki sizde tıpkı benim gibi "sevgilim bir odun" diyenlerdenseniz film bittiğinde kendinizi romantizmin etkisiyle sıcak görmüş kedi gibi mayışmış bulabilirsiniz. ayrıca devamında sevgilinize bakıp bakıp iç geçirmenizde cabası.*
izlenmesi zaman kaybı olmayacak kalitede bir romantik film.
akıl ve gözdür. seven insanın aklı ve gözü gerçeklere kapalı oluyor nedense. yoksa "benim sevdiğim adam doğrudur, iyidir, hata yapmaz. ona kötü diyen iftira atmış olur." cümlelerinin başka bir izahı olamaz. * oy verdin ya da alkışladın diye senden bir parça olmuyor ki o. aynı şekilde onu eleştiren de seni eleştirmiş olmuyor elbette. *
dün gece knltrk de izlediğim harika film.filmin eski olduğunu anladım baktım genç baya tom hanks filan o genç olan kızı da tanıyordum bi yerden çıkartamadım sonra yüz hatlarından anladım ki meg ryan'mış.radyodan dinlediği bir konuşmasına bakarak aşık oluyor ve doğru kişi olduğunu düşünüyor ki filmin sonuda mutlu bitiyor zaten harika bir filmdir izlenmesi gereken romantik bir filmdir.
romantik komedi türünün şahı. normalde romantik komedi filmlerinde; eğer seviyorsanız bu türü tebessümle izlersiniz, ama bu filmde öyle komik yerler var ki kahkaha attıracak cinstendir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar