1. 1.
    anlatasım da var ama..

    ama işte, aması var, birden dur diyorum.. neden anlatasın ki, neden yani? yazmak ya da anlatmak çözüm değildi ki.. anlamazdı insanlar..

    anlatmalıydım oysa, kaybedecek hiçbir şey kalmadığında ne hale geldiğimi, gelebileceğimi, sonu gördüğümde nasıl kendimi aşağılara korkusuzca bıraktığımı, yalnızlıktan hiç korkmadığımı aksine ona nasıl sarıldığımı, ölmek gibi hissettiğim zamanlarda şarkılara sarılıp uyuyakaldığımı, düşündüğümde sayfalar eskittiğimi, tükenmez kalemlerin nasıl tükendiğini..

    yine yazacak onlarca şeyim var ama nasıl anlatsam bilemiyorum ki konulu gecelerden birindeyiz işte.. hepsi bu..

    anlatmalıydım oysa, her şeyi, mutlu olduğum o bir kaç saniyeyi, sonra yine soğuk ülkeme nasıl döndüğümü, sevdiğimin bir kaç insanın gülüşüne sebep olduğumda ki mutlu olan beni, kaçmak istediğim anları, mecburiyetlere olan karşıtlığımı, derinlere dalıp nasıl nefessiz kaldığımı, yaşar gibi yapıp öldüğümü, gitmişliğimi gelmişliğimi, boşluklarımı ve yokluklarımı..

    yine anlatacak çok şeyim var ama ne anlatsam anlayacak biri var, ne de benim öyle saatlerce anlatasım, susayım, anlasın konulu gecelerden birindeyiz işte.. hepsi bu..

    öyle işte..
    uyusam mı ki?.
    uyku bu diyara da bir uğrasaydı iyiydi..
    ... hasmet ibriktaroglu
  2. 2.
    anlatacak çok şeyi olduğunu zanneden bazen ukala tavırlarla sarf edilen cümle. mesele azlık çokluk değil niteliktir nitelik.
    ... integrasyonel