1. 1.
    melbourne üniversitesi'nde politik bilim profesörü ingiliz radikal feminist. oldukça sert olan görüşlerinin bazıları (heteroseksüel ilişki ve transeksüellik gibi) feministlerin ekseriyeti tarafından da tepki görmüştür. tatlısu feministleri (çok radikal görünenleri, "erkekleri öldüreceğiiiz" çığlıkları atanları da dahil olmakla beraber feministlerin net bir şekilde %99u) tarafından dışlanmıştır doğal olarak.

    sheila jeffreys cinsel devrimi kadınların özgürlüğü değil tam tersine daha da köleleşmesi olarak görmektedir ve bunu destekleyen feministleri sert bir şekilde eleştirmektedir. ve bir çok kadının asla kabul etmek istemeyeceği; lezbiyen ayrılıkçı feministler tarafından ortaya atılan bir kadının hem erkeklerle yatıp hem de tamamen özgür olamayacağı iddiasını destekler. ona göre heteroseksüel ilişki kadının erkeğe boyun eğdiğini anlatışı ve ezilişinden zevk almayı öğrenişidir. bu yüzden bdsm yatak odalarının vazgeçilmezidir.

    jeffreys'in ikinci büyük gürültü koparan görüşü de transeksüeller hakkındadır. cinsiyet değiştirme ameliyatlarının arkasında yatan nedeni analiz ettiği için transfobik yaftasına maruz kalmıştır. halbuki cinsiyet değiştirme ameliyatları sonucu sağlığı ve hayati mahvolan insanlardan bahsedip; bunların cinsiyet rollerine uymadıkları için cezalandırıldıkları gerçeğini insanların suratına vurmaktadır. Mayıs 2014'de Judith Butler Jeffreys'i eleştirerek feminist polislik yapmakla ve trans bireylerin psikolojisini görmezden gelmekle suçlamıştır.

    anti-porno ve anti-fuhuş feministlerindendir. araştırmalar bu iki endüstride çalışanların eksreyetinin hiç de hür iradesi ile çalışmadığını ortaya koymuştur. hiçbir kadın ömrü boyunca yüzlerce farklı erkekle yatıp cinsel yolla bulaşabilecek tüm hastalıklara yakalanmak, sosyal hayattan dışlanmak ve tek bir arkadaşa dahi sahip olmadan yaşamak, uyuşturucu kullanmaya zorlanmak, başka hiçbir işte çalışamayacak hale gelmek istemez. ama her nasılsa 3.dalga pornoyu kadınları daha da özgürleştiren bir şey olarak görür; suç pornoda değil oyuncuları baskı altında tutan porno yapımcılarındadır. sanki baskı altında olmasalar çoğu kadın azıcık para karşılığında hiv taşımayı; rahim ağzı kanserine yakalanmayı ve sosyal hayattan dışlanmayı kabul edecekmiş gibi.

    yakında fuhuşu da kadınların özgürlüğü olarak görmeye başlarlarsa şaşırmam. şimdilik çok azı bu kadar "özgürlükçü" durumdalar.

    bana göre jeffreys'in en önemli görüşü feminenlik tanımının tamamen kadınları güçsüz bırakmak adına kurgulanmış olduğudur. feminenliğin kadınları nasıl geride bıraktığını analiz eder. kadın erkeklerin gözünde güzel ve seksi görünmekle yükümlüdür. memeleri küçükse büyütmek, burnu çirkinse "düzeltmek", kiloluysa zayıflamak zorundadır. her yıl kadınlar yüzlerce milyar doları kozmetik ürünlerine, plastik cerrahiye, topuklu ayakkabılara yatırmaktadır. ergenlik yaşındaki kızlar psikolojik problemlerle; anoreksi gibi hastalıklarla boğuşurlar. kültürümüz bunu istemektedir zira. moda sektörü, porno filmleri, müzik klipleri, victoria's secret defileleri ile güzel ve seksi olmanın ne kadar önemli olduğu mesajı verilir. kadınlar önce komplekse sokulur sonra estetik cerrahi ve kozmetik sektörü kadınlar "yardım eli"ni(!) uzatır.

    sheila jeffreys daha detaylı bilgi almak isterseniz şuraya bakabilirsiniz: https://eksisozluk.com/entry/79075874
    1 ... clarfont