bugün

ne vakit düşünsem gelecek beklentisini... yapışkan geçmişim döve döve içeri alıyor beni!
insan ellerini sevmez mi?
ben severim seni.
yazabilmenin bahtiyarlığıdır bu..
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin, bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım...
seninle cehennem ödüldür bana,
sensiz cennet bile sürgün sayılır.

cemal safi.
Soğuyan bir bardak çaydır benim ömrüm.
Herşey asılı kalmıştır bitkisel bi yalnızlıkta.
(bkz: murathan mungan)
sigara parası varmış gibi, tutup bir de seni sevdim!
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
yaş otuz beş, yolun yarısı eder.
Allah aşkına
bugün karşılaşırsak biraz gül
sende sevdin sanayım.
--spoiler--
Önceleri bir düştüm, hayat bana imrendi;
Sonra bir düştüm, anladım: "Böyle büyürdü her düş..."
--spoiler--

(bkz: vaudeville for vendetta)
aysel git başımdan seni seviyorum.
beklenen

gelme artık neye yarar..
Müslümanlıkla yoğrulan bu ülkeyi müslümansız bırakma allahım.
anladım ki sanat allah ı aramakmış
marifet bu gerisi yalnızca çelik çomakmış.

ne maymundan geldin, ne de getirdi seni leylekler.
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

necip fazıl kısakürek
bastığım heryerde izini aradığımdan kamburum

ben kesesinde aşk taşıyan tecrübesiz kanguru.
altını şer incisi ker.
şaka lan şaka.
hani demiştin ya bana;
yağmurlar yağdığı zaman,
ellerin üşüdüğü zaman,
gözlerin beni aradığı zaman;ben geleceğim diye

ve dışarda yağmur var
ellerim ellerini arıyor
gözlerim gözlerini
ama sen yoksun, sen yoksun sevgili, sen yoksun birtanem.
Gün olur ben bile unuturum,
Neymiş seni sevmek senden bahsetmek...
şarabı saki taşır, keş cebinde afyonu

şarap aşığın, afyonda zavallının papyonu
Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım.
ne kadınlar sevdim, zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir

ne kadınlar sevdim, zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir
gerçek değildiler, birer umuttular
eski bir şarkı belki bir şiir.

(bkz: attila ilhan)
eskisi gibi değil hiçbir şey;
mesela gül gibi kokmuyor güller
ne günüm aydın, ne de yaşamak ölümden güzel

aşklar vefasız, ayrılık baki
sen ne zaman yumsan gözlerini
sol yanımda kıyamet kopuyor sanki...
"Aklimin nakliyesiydi asil yoran tasiyicilari" Yılmaz erdoğan
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni.

ümit yaşar oğuzcan
zeynep beni bekle mutlaka geleceğim
hem bu ne ilk ayrılığımız ne de son.
korkma;
mutlu değilim.
"her şeyden biraz kaldı diyordu hayat,
kavanozda biraz kahve,
kutuda birkaç sigara,
insanda biraz acı." t.u.

"...düşülsün kayda,
bu coğrafyada taş şavkını,
südü sübyanın simasından alır" m.p.

"öyle güzelsin ki, kuş koysunlar yoluna." n.m.
1071 Malazgirt´den bir gedik,
Açıp girdik bu toprağa yurt dedik;
Bedel ise ... bedelini ödedik`
Bu memleket bizim, bu vatan bizim..
hiç sevdin mi birini?
görmeyince kalp atışın kesti mi hızını?
dokunduğunda yok olan bir peri kızını?

- sehir bezgini
Dışarıda mevsim baharmış
Gezip dolaşanlar varmış
Günler su gibi akarmış
Geçmiyor günler geçmiyor

Sabahattin Ali.
Edit: imla hatası
önce yücelttiğin sonra terkettiğin aşkın onuru için
kalemi biran elimden düşürmüyorum
ankara kalesinin önünde
sana sesleniyorum.
Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun? nerden bileceksin ki! Ya aklın başka yerdeydi ya da kalbin
Desem ki sen benim için hava kadar lazım, ekmek kadar mübarek, su gibi aziz bir şeysin. Nimettensin, nimettensin.
Anmayacağım artık adını feleğin demirden kadını.
beni sevmiyordun bilirdim. Bir sevdiğin vardı duyardım. Çöp gibi bir oğlan ipince. Hayırsızın biriydi fikrimce
vişne asidi vardı tadında rujunun...
"Şimdi soruyorum büküp boynumu,
Daha önceleri neredeydiniz"
Kavuşmak mı?
Belki... Daha ölmedim...
memleket isterim ne başta dert ne gönülde hasret olsun. Kardeş kavgasına bir nihayet( son) olsun
Sevmek için yürek,
Sürdürmek için emek gerek...
N. Hikmet...
beni seviyordun.
ama asla sevmediğini söylemedin.
iki çay söylemiştik orda, biri açık
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
''kar yağarken kirlenen bir şeydi benim yüzüm
her sevinç nöbetinde kusmak sunuldu bana''
Bir namazlık saltanatın olacak
Taht misali o musalla taşında.
belki de hiçbiri değil,
canımız sıkılmak istemiş o kadar.
Ben gurbette değilim gurbet benim içimde...
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!