1. 1.
    güzel bir günün ardından, yada birdaha görüşmemek üzere, sevgili gözden kaybolana kadar geçen süredir, benim için vedalaşmak.
    gene herzamanki gibi, sinemajestic'te izlenen filmin ardından kahveler içilmiş, taksim'den 4. levent yönüne giden metroya binme zamanı gelmiştir. sevgili, yürüyen merdivenden aşşağı doğru, yavaş yavaş gözden kaybolurken, o an metro koridorlarında canlı müzik yapan gencin kemanından gelen melodinin hüznüne kapılırsın. ertesi gün finaller başlayacaktır ve şehirden ayrılacaksın. onu son görüşündür aslında, ama farkında değilsindir. sevgiliyi, gözden kaybolurken gördüğün o an, hafızana kazınır.
    1 ... draws
  2. 2.
    zordur, berbattır. onca yaşanmışlıklara onca yaşanan her saniyenin hatrına zordur vedalaşmak. kısa bir süre zarfıda olsa zordur vedalaşmak. otobüse binmek, el sallamak zordur... konu ile ilgili:

    (bkz: sevemedim vedaları)
    3 ... thug life nigga
  3. 3.
    zor. en zor. en acıtan şeylerden bir tanesidir. o karın ağrısıdır ki oturur gitmez...

    hele ki tek varlığınız o ise, her veda bir sancı getirir. iç sıkıntısı verir size. yine de mecbursanız, ne yapabilirsiniz ki.
    -1 ... worldisblack
  4. 4.
    Tek taraflıysa dahada zor olabilecek durum. O zaten ayrılmış senden sense ayrılmak istiyorsun hayallerinden falan.
    1 ... oh my god they killed kenny
  5. 5.
    bizimki ölünce olacak veda.
    3 ... dinazorus