1. 1.
    hatta öyle bir yemek ki ekmeğin afallaması diye sürdürebileceğim durum. seksenler doksanlar geceleri mi yapmadık, hey corçlar versene borçlar mı havalarda uçuşmadı, voltranlar, yakariler izleyerek mi hüzünlenmedik, pantul içi kazak kombinasyonları ile yaşar alptekin dansları mı yapmadık. ama kabul edelim arkadaşlar boku çıktı. rahat bırakalım yerinde kalsın şu yıllar artık.
    ... gogocu
  2. 2.
    Eski yunanca bir kelime vardır: nostos. Bu "eve dönme" anlamına gelir bu kelime. Yanına bir de aynı dilden acı, özlem anlamına gelen "algos" sözcüğünü koyduğunuzda birleştirince nostalji kelimesini elde edersiniz. Yani eve dönme isteği, ev hasretinim acısı, vatan özlemi olarak anlam kazanır. Fakat burada evi yalnızca bir nesne olarak değil, bir vakit olarak da anlamak gerekir.

    Seksenler ve doksanlarsa şu anda o dönemde yaşamış herkes için bir evdir. Ve insan yaşadığı anın ehemmiyetini, tadını ancak o an geçmiş olduğunda tanır. Dolayısıyla seksenler ve doksanlar bu insanlar için bir ev simgesidir.

    Fakat burada garip bir şey daha var. O da nostalji kelimesi, daha doğrusu nostos eski Yunan halkında genellikle geleneksel hafızanın halklar üzerinde kullanılmasıyla ortaya çıkmıştır. Yani o dönemdeki devlet üzerinde güç sahibi kimseler, bu nostosu olumlu anlamında kullanmaz. Geçmiş dönemlerdeki güç sahiplerinin yaşattığı varsayılan acıları imlemek için kullanırlar. Şey gibi bu: eskiden hastanelerde kuyruk vardı.

    En nihayetinde bunların ekmeği hem onları iyi hatırlamak hem de iktidarların, iktidar kalmasını sağlamak adına kötü hatırlatmak suretiyle hep yenir.

    Dikkatli bakın, tanıdık gelecektir.
    3 ... lird mircis imirilist pirimsis