1. 1.
    aslında var olan kanunu işleteceğini iddia etmektir. "böyle bir kanun yok ki, bu memlekette çalabildiğin ve gaspedebildiğin sana kar kalır; tıpkı öldürüp tecavüz edebildiğinin yanına kar kalabilmesi gibi" denilecekse, o vakit "biz çok yanlış gelmişiz, kusura bakmayın" demek gerekir.

    "hırsızın parasına el konulacak" diyebilmek zannedildiğinden çok daha riskli bir adımdır, doğru: çünkü bir şekilde politik bir harekatın başlamayacağına dair teminat vermek güçtür. özünde "bozulan adaleti düzelteceğim, haksız kazanç sağlayandan hesap sorulacak" gibi gözükse bile, neyin ne olduğuna karar verip ona göre adım atacak olan yargı mekanizmalarının adil davranacağına/davrandığına ikna olmak gerekir; yoksa işlemez, hatta geri teper. demek ki gerçek niyet nedir, kimler ve ne tip kişiler hedefte olacak ve ne gibi mekanizmalar/yöntemler kullanılacak; tüm bunların kamuya net olarak anlatılması şarttır. eğer sıradan insan "geçen sene bir ev/araba aldıydım, benim yakama yapışacaklar mı?" sorusunu sorarsa bu proje başlamadan biter.

    ancak sırf "riskli" diye bu hadise toptan gözardı edilirse bunun daha büyük ve geri döndürülemez sonuçları var: adalet hiçbir zaman sağlanmayacak hissi; "bunlar ağzını açmıyor, demek ki aynı düzen devam edecek" fikri bir toplumun tükenmişliğini ispatlar. umut biter ve ortam daha beter olur, gençler kaçar, çözülme başlar. üç beş hırsızdan hesap sormamanın yankıları ve faturası devasa olur.

    çalanlar zaten propaganda ve hile ile kendilerinden hesap sorulma ihtimaline itiraz edecektir; gelgelelim, kendisi yokluk içinde olduğu halde başkasının çaldıklarını ya da "günah işleme özgürlüğünü" savunan insanlar var bu memlekette ya, işte meselenin acı tarafı da bu...
    ... baftan