bugün

- ve bir gün, sanat dünyanın en önemli iletişim aracı oldu.

işte o zaman, bu değer anlaşılaaktır.
akp döneminde oldukça artmıştır. en son tiyatrolar özelleştirilirken tane ile satılmışlardı* eğer değer vermeselerdi, ara sokak kırtasiyecilerinin sattığı defterler gibi kilo ile satarlardı.
biz ki bir büyüğümüzün "ben boyle sanatın içine tükürürüm" sözleriyle tanışık bir nesiliz ne anlarız ki sanattan?.. müsaadenizle geçen yaz başıma gelen bir olayı anlatmak isterim:
taksim meydanından metroya binmek için merdivenleri inmekteyim. önümde bir kızcağız sırtında oldukça iri bir çanta içinde çello ya da ona benzer bir enstrüman taşımakta. karşı taraftan yukarıya çıkmakta olan bir öküzden devşirme genç sırf dikkat çekmek için kızımızı eliyle göstererek ve yılışık bir gülümsemeyle bağırarak:
-bu sıcakta o taşınır mı be...dedi

işte bizim sanat anlayışımız...
sanata ve sanatçıya verilen değer heryerde değişir. cahillerin bol olduğu mekanlarda negatif değer almasına, aydınların bol olduğu mekanlarda pozitif değer almasına yol açar.
Ülkemizde olmayan değerdir. Bu sabah bizzat ailem tarafından önüm kesildi sözlük. Neymiş efendim niye sabahın köründe banyoda homizingıma tonşotspunka diye bağırarak şarkı söylüyormuşum. Nolmuş yani banyoda homizingıma tonşotspunka diye bağırdıysam, zaten 15-20 gün sonra gideceğim kardeşim ne gerek var böyle tantana yapmaya? işte bu şekilde ülkedeki cevherler birer birer yok oluyor...
görsel
Kesinlikle hayatta iken değer verilmez. Ölünce baş tacı yaparlar.
bana verdiği faydaya bağlı.
her ota boka sanat/sanatçı denir oldu.