1. .
    ısrarla sahil yerine sayil yada deniz sayili diyen zihniyetlerdir.biraz dikkat etmeli Türkçemize özen göstermeliyiz hele bukadar almış başını gıdıyorken.böyle yanlışlardanmı yoksa ingilizce kelimelerden mi arındırmalı orasıda tartışılır ya neyse.
    1 -2 ... only you
  2. .
    maaş' a-mayış

    diyen kişilerdir.
    1 ... iplik
  3. .
    (bkz: açın kapıyı türk dil kurumu)
    2 -1 ... ve tanri kadini yaratti
  4. .
    dilini o şekilde alıştırmış insandır.
    ne yapılırsa yapılsın, ne denirse desin kendi söylediğinden şaşmayan insanlardır.
    kendi ellerinde değildir, gerçekte nasıl söylenmesi gerektiğini bilen ama ona rağmen sürekli kendi söyleyebildiği gibi söyleyen insanlardır.
    1 -1 ... iceri terligi
  5. .
    ismail'e ismayil diyen zihniyettir..
    ... sadik 2 dost 1 hayat 1 olum
  6. .
    dil tembelliğidir. diline kolay geldiği gibi konuşan zihniyettir. farklı örnekleri de mevcuttur.
    (bkz: saağil)
    1 ... necben
  7. .
    (bkz: yazım yanlışı)
    1 ... benzin
  8. .
    değil'e de deyil derler bunlar.

    (bkz: değil e deyil diyen zihniyet)

    "yahu bu zihniyetlerin hepsi birse, niye başlıklar bir değil ? " diye düşündürür insanı, bu zihniyet.
    2 ... sonkuzu
  9. .
    aslında topuzu geçirmeden önce baktım da bu arkadaşlar salt bilgisizlikten değil de konuştukları dilin* zihinlerinde bıraktığı, fakat farkında olmadıkları bazı ses kurallarını kullanıyor olabilirler mi?
    şöyle ki; ağabey kelimesinin akıbetini bilirsiniz. geçiş formlarını ortaya koyarsam ağabey'in abi'ye evrimleşmesini ve sistemin nasıl işlediğini görebiliriz belki:

    1 ağabey
    2 aabey
    3 âbey
    4 âbiy ?*
    5 âbi

    dikkat ederseniz 3. nesilden itibaren ğ nin varlığı şapkalı ile temsil edilmiş. dilde en az çaba ilkesi diye bir ilke vardır. yani ağız yapımızın, fiziksel özelliklerimizin, biraz da psikolojik ve estetik duygumuzun etkisiyle bizi en az yoracak kulağımıza en az itici gelecek seslerden oluşan kelimeleri telaffuz etmeye çalışırız. bu, dilin değişkenliğini gösteren güzel bir örnektir. türkçe sadece sözlük ve gramer olarak değil ses olarak da zamanla değişmiştir.

    eskiden, osmanlıda eklerde u ve ü harfi baskın olarak kullanılırdı.* fakat bu durum küçük ünlü uyumuna uymuyordu. zamanla u ve ü nün yanına ı ve i eklendi.

    başlıktaki örneği ele alırsak, örnekteki h harfinin de ğ gibi davranmış olabileceğini düşünürüz. bir de h harfi gırtlaktan/diyaframdan ağız organlarına takılmadan doğrudan çıkartıldığı için fazladan efor gerektiriyor olabilir. dil, onun yerine dil ve damağı kullanmayı gerektiren y sesini koyma eğilimine girmiş olabilir. belki de doğrudan koymamıştır ikinci bir senaryo olarak* h düşmüştür, a ile i iki sesli olduğu için araya yardımcı ses y yi almıştır. kimbilir.

    1 sâhil
    2 sâil
    3 sâyil
    2 ... benzin