1. 1.
    Ülkenin geleceği olan milli duyarlılık ve tavırları takdire şayan iki parti.
    Diğerlerini çoktan çöpe attık.
    Bir yanda meral abla, bir yanda temel baba yıkılacak bütün saltanatlar inşallah.
    7 -3 ... tengir budun
  2. 2.
    ikisi de benim düşüncemde partiler değiller, ama yapacakları bir ittifakı 14 oyla destekliyorum.
    2 ... ateistvaiz
  3. 3.
    ulan ben de diyorum bu iyiciler niye erbakan ı övmeye başladılar şskfdsdjdj

    bugünlerde chp'lilerin hdp'ye toz kondurmaması gibi bir şey. "hdp terörist ise neden kapatılmıyor" demirtaş halkın seçtiği vekil" gibi savunmalar yapıyorlar ya. o ittifak yüzünden yavaş yavaş bilinç işliyorlar. bu da ona benziyor. ittifaklar iyidir çok seslilik her zaman iyidir. bakalım iyi saadet ittifakı nasıl olacak merak ettik takipteyiz.
    -1 ... gelenek karsiti sekuler hero 2
  4. 4.
    28 şubat 1997 de refahyol hükumeti yıkılırken bu merak akşener içişleri bakanı değil miydi? Darbeci askerlerin emrine itaat ederek Koalisyona en büyük darbeyi bu kadın indirmedi mi? Peki şimdi hal böyle iken bu saadet partililer hala neyin kafasını yaşıyorlar ki? O zaman hürriyet gaztesine fetullah gülenin "beceremediniz bırakın" şeklindeki demecini ve manşetini ne çabuk unuttunuz? Yoksa siz demi satılıksınız saadet partisi? Sizi kim satın aldı?

    --spoiler--

    Türkiye siyasi tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olan 28 Şubat sürecinde toplumun büyük bir kesimi itibar suikastine tabi tutulmuş, insanlar inancı sebebiyle yıllarca küçük düşürülmeye çalışılmış, başörtülü kadınlar türlü hakaretlere maruz kalmıştı.

    Hemen hemen her gün medya organları aracılığıyla, çeşitli mizansenler hazırlanarak dini gruplar ve dini hassasiyet taşıyan insanlar ekranlardan ve gazete manşetlerinden potansiyel suçlu ilan edilmiş ve bu yayınlar gerilim müzikleri ve dehşete düşüren görsellerle desteklenmişti.
    Ana haber bültenlerinde dindar insanlar, zombi filmlerini andıran VTR'lerle algı operasyonuna tabi tutulmuş, yüzde 99'u müslüman olan ülkede müslüman müslümandan korkar hale getirilmişti.

    Refah-Yol Hükümeti, Sincan'da tankların yürümesiyle ve medyanın baskılarıyla düşürülmüş, imam hatip liseleri kapatılmış, okullardaki ve diğer kamusal alanlardaki başörtüsü yasağı da dikkatle takip edilir hale gelmişti.

    28 ŞUBAT'TA SADECE FETHULLAH GÜLEN VE CEMAATi ZARAR GÖRMEDi

    Bütün dini grupların baskı altına alındığı o dönemden sadece Gülen Cemaati zararsız çıkmıştı. Aksine Gülen, merkez medyaya demeçler veriyor, canlı yayınlara çıkıyor, Hürriyet gibi gazetelere manşet oluyordu. "BECEREMEDiNiZ BIRAKIN"
    Gülen o dönemde merkez medyaya "(Refah-Yol Hükümeti hakkında) Bugün Türkiye'yi idare edenler gerekli performansı ortaya koyamadılar. Ben ayrılayım ve yardımcı olayım. Siz Türkiye'de nasıl bir idare istiyorsanız onu teşkil edin ve milleti idare edin diyemediler" şeklinde açıklamalarda bulunuyordu.

    "ASKERLER DAHA DEMOKRAT"

    Yine Fethullah Gülen darbeci zihniyet hakkında "belki antidemokratik davranıyor sayılabilirler. Ama onlar konumlarının gereğini, Anayasa'nın kendilerine verdiği şeyleri yerine getiriyorlar. Ben zannediyorum, onlar bazı sivil kesimlerden daha demokrat" şeklinde akıllara ziyan sözler sarfediyordu.

    "ÇOK MANTIKi DAVRANIYORLAR"

    Baskıyı görünce "başörtüsü fürüattandır" diyerek büyük hayal kırıklığına sebeb olan Fethullah Gülen'in, milyonlarca genç kıza yıllarca gözyaşı döktüren, haksız yere insanları işinden eden, yine milyonlarca insanı zan altında bırakan, türlü hukuksuzluklara imza atan darbeci zihniyet hakkında "kuvvet ellerinde olduğu halde çok mantıki davranıyorlar, epey zamandan beri çok muhakemeli davranıyorlar" şeklindeki sözleri de utanç verici şekilde tarihe not düşülmüştü.

    https://www.sabah.com.tr/...taki-utanc-verici-sozleri

    --spoiler--
    ... gazeloglu