1. 1.
    türkiye de popülerlik kavramının esas aldığı şey kişinin yaşam hikayesidir. etrafa baktığımızda popüler insanların çoğu feleğin çemberinden teğet geçmiş insanlardır. *sözlük yazarlarının diye başlayan başlıkların en özel olanı bu olsa gerek.**sizin de bir hikayeniz olsun ister misiniz? ee ne duruyorsunuz bir an evvel yazıp popüler olun....

    (bkz: kolay gelsin)
    3 -1 ... white pages
  2. 2.
    (bkz: uludağ sozluk film gibi)
    5 ... dreamshower
  3. 3.
    acacak baslık kalmadıgında bkz dışında entry girilebilecek baslık * ** *
    5 -1 ... rapter
  4. 4.
    (bkz: sozluk yazarlarının oz gecmisleri)
    1 ... kerrat cetveli
  5. 5.
    hepsinin hayatı romandır. kimin değil ki!!
    zaten bizim milletin yarısını küçükken fenerbahçeden istemişlerdir, diğer yarısı da karı kız peşinde koşacağına üniversiteye gitseymiş çok önemli adam olurmuş..
    5 -1 ... beyazyelkenli
  6. 6.
    sene 1980.soğuk bir aralık akşamı mardin in bir mezrasında karlı hava koşullarından dolayı yolların kapalı olmasından dolayı ambulansta doğmuşum.zaten bende şans olsa yazın doğardım.ben daha doğmadan annem ölmüş ** 3 yaşında inşaatlarda çalışmaya başladım.6 yaşında hilton otelinin inlşaatında sıvacı olarak görev aldım .yaş 11 olduğunda 60 yaşında bir ruh taşır oldu bu beden.herşeyden uzaklaşıp istanbul a kaçtım.sıcak bir yaz günü tek başıma haliçte ** denize giriyordum .benim lüksümdü haliç.aqua marine vardı da biz mi gitmedik hee...derken kendi kendime çimenlerde türkü çığırıyordum sessiz sessiz,sesimi duymuş olacak ki bir adam geldi yanına .haliç in karşı tarafında *plak şirlketi olduğunu ve bana kaset yapmak istediğini söyledi.o sırada 12 yaşındaydım ve artık bana şöhret yolları açıldı.hayatımın rotası birden değişti.sonrasını biliyorsunuz kaset,klip ve türkiye ye mal olmuş bir şöhret **

    (bkz: şöhret olmak istiyorum)**
    (bkz: beni sizler yarattınız)
    11 -3 ... white pages
  7. 7.
    sözlük yazarlarını daha yakından tanımak adına hayat öykülerini anlatmalıdır.

    ----------- spoiler -----------

    1997 yılında 91 model flash arabımızı aldık. sonrasında o emektar arabayı yıllarca kullandık, sağolsun götürdü getirdi. arabayı aldığımızda hiç kazası olmadığı söylendi ve götürdüğümüz tamirciler kontrol edince, herhangi bir kazası olmadığı garantisini verdiler. aradan yıllar geçti, yıl 2002 oldu.. arabayı satmaya karar verdik. bir adamla anlaştık. adam arabayı beğendi ve aldı. bir tamirciye götürmüş ve tamirci aynen şunları söylemiş; "ya bu arada bana 1996 yılında geldi. tırın altına girdi bu, tavanı tamamen çöküktü. ben yaptım bu arabayı." sonra arabayı sattığımız adam bunları anlatınca, babam gitti arabayı aldığımız adamı buldu. meğerse durum gerçekten öyleymiş, resmen dumur olmuştuk. ama arabaya sağlam işçilik yapmışlar, hiç belli olmuyordu"

    neyse arabayı satınca biz hemen yeni araba almak için piyasa araştırmasına başladık. az benzin yaksın diye tercihimiz 1.4 olan bir araba almaktı ve opel corsa hem görünüş, hemde benzini tasarruflu kullanması bakımından iyi bir tercihti. 1998 model opel corsa aldık ve o zamandan beri bu araba ailemizi hizmet ediyor. *

    ----------- spoiler -----------
    50 -23 ... salca
  8. 8.
    --spoiler--
    sene 1987, annemle pazarda alışveriş yapıyoruz (bkz: anneyle pazara gitmek). o zamanlar boy ufak, ama iştah maşallah. o pazar arabasının tüm kullanımı ise tarafıma ait. hani pazar arabasi ceken futursuz kadindan hallice ama yine de ferrari şoförü gibi kullanıyorum arabayı. geri geri manevralar, park eder gibi hareketler, ani makaslar vs. filan. bir an gaza gelip de anneyi arkada tezgahın birinde bırakmak suretiyle almış başımı tem otoyolunda hız sınırı aşıyor olmanın heyecanına denk bir heyecanla giderken bir anda önüme kocaman bir seyyar satıcı arabası çıkmış bulundu. cüsse itibariyle hem arabası benim arabamdan, hem de kendi benden iri olunca bir saygıda kusur etmemezlik bir hürmet oluştu bünyede. işte o an adamın o büyük arabasında ne sattığına dikkat ettim. evet, nohutlu pirinç pilavı ve yanında parçalanmış tavuk eti vardı. benim ağzımın suyunu akıtacak, günde 10 kere de yesek bıkmayacağım bir menü. sonra o küçük yaştan beklenmeyecek bir hayat felsefesi ve çözümlemesi ile olaya farklı bir açıdan yaklaştım. o pilav ve etler, seyyar amcanın. üstelik bu, adamın işi. yani o koca arabayı tek başına yiyebilme özgürlüğüne de sahip. demekki benim ileride yapmam gereken iş nohut-pilav-tavuk seyyar satıcılık tümevarımına ulaştım.

    ama hayat öyle acımasız ki, insan ne tarafa yüzmeye çalışsa da hayatın rüzgarı, dalgası ve akıntısı onu o taraftan alıyor başka tarafa atıyor. şimdi makina mühendisiyim * ve beşiktaştaki kadıköy vapur iskelesine geldiğimde köşede pilav satan adama hep iç geçirerek bakarım. bir gün o arabadan benim de olacak ve satmak yerine hepsini yiyeceğim diye..
    --spoiler--
    153 -10 ... devedikeni
  9. 9.
    --spoiler--
    22 aralık 1979 yılında doğup ebeye ''ne vuruyorsun lan kıçıma'' diyemedim. hala içimde uktedir. ama kimse doldurmasın.

    19/07/1980 yılında ilk kelimemi fenerbahçe olarak söylemişim.

    1981 yılında hala bez kullandığım söylenmekteydi.

    1982 yılında eve gelen bir misafirin memelerini sıktım.

    1983 yılında oyuncak arabalarımla oynarken can sıkıntısından atşe verdim.az daha ev yanıyordu.

    1984 yılında daha kapsamlı kundakçılık yaparak samanlığı ateşe vermeye kalktım. son anda yakaladılar.

    1985 yılında ilk defa kız kaçıran aldım. şimdiki aklım olsa alır mısydım. o zamanlar kaçtılar hala yoklar!. senelerce peşlerinde koştum.

    1986 yılında ali'Yi koşturmak, ayşe'ye ip atlatmak üzere ilkokula başladım.

    1987 yılında arkadaşlarım çarpım tablosuna geçmişken ben hala cin ali ile okumayı öğreniyordum.

    1988 yılında sınıfın en çirkin kıza aşkım oldum.

    1989 yılında ben o çirkin kıza nasıl aşkım oldum diye göz doktoruna gittim. 5 numara gözlük verdiler.

    1990 yılında sabah kalktığımda benlen bir şey daha kalktı. uyuyan dev uyandı. sadece işemeye yaramadığını o zaman anladım.

    1991 yılında ali'den ve ayşe'den ayrılarak ortaokula başladım.

    1992 yılında uzaktan kumanda olmayan televizyonun 8 kanalına basınca ne olur acaba diye merak ettim. bozuldu. (#175295)

    1993 yılında okeyde taş çaldım. 28 taşla biterek bir rekora imza attım.

    1994 yılında pulp fiction'u izledim. yalanlarımı seveyim ninja kaplımbağaları izliyordum.

    1995 yılında ortaokulu bitiremeyeceğimi anlayan öğretmenler benden kurtulmak için geçirdiler. bana değil sınıfı. bu vesileyle liseye adım attım.

    1996 yılında lise arkadaşlarıyla çamlıca'ya eğlenmeye gittim. bütün sote yerleri ezberledim.

    1997 yılında çamlıca bekçisi olarak namım aldı başını yürüdü.

    1998 yılında çamlıca'Ya muhtar adaylığımı koymaya hazırlanırken yaşımın tutmadığını farkettim.

    1999 yılında iş hayatına balıklama dalarak işe başladım.

    2000 yılında hsbc erenköyn şubesinin banka mı? mankenlik ajansı mı diye düşündüm.

    2001 yılında evlenmeye karar verdim. sonra kız arkadaşımın olmadığının farkına vardım.

    2002 yılında otobüste ilk defa '' beyler arkaya doğru ilerleyelim binemeyenler var'' dedim. halk kahramanı gibi hissettim kendimi.

    2003 yılında The Lord of the Ringste liv tyler'ı gördüm. eve gelip salyalarımı sildikten sonra gece bir daha o filme gittim.

    2004 yılında bir kıza motive edecek mesajlar gönderdim. abisi tarafından mütive ediliyordum ki esnaf tarafından kurtarıldım.

    2005 yılının 26 ağustosunda bir prensesle çıkmaya başladım.

    2006 yılında evlenmeye karar verdim. herkes bana ''manyak mısın lan'' dedi. ''1979'dan beri'' dedim.

    2007 yılınnın 4 ağustosunda kraliyet düğünü yapmaya karar verdik. masa altı votka serbesti.

    2008 yılında burası borsa kim kime korsa lafını duydum. grup sekse karşı olduğumdan işi bıraktım.

    2009 yılında ehliyetim olmamasına rağmen araba aldım. motor dersini 2. sınavda vererekten eski kaşarlara selam çaktım.

    2010 yılında pulp fiction junior doğdu. geniş aile olduk.

    --spoiler--
    456 201 ... pulp fiction
  10. 10.
    --spoiler--
    1984 hayata merhaba dedim
    1987 bir kış gecesi dedemle kaybolduk, uzun arayışlar sonucu evimizi bulduk*
    1988 hatırladığım kadarıyla gittiğim ilk konser olan nilüfer konserine gittik. çok sevdiğim mor menekşe şarkısını söyledim.
    1989 komşumuzun kızını dövdüm. bütün gün eve zor girdim. dövdüğüm kızın babasından korkmuştum.
    1990 ilkokula başladım ve ilk okuldan kaçma deneyimimi başarıyla sonuçlandırdım
    1991 nur topu gibi baş belası, şirin bir kardeşe sahiptim artık
    1995 ilkokul bitti ve artık ortaokula başladım
    1997 en yakın arkadaşımla aynı çocuktan hoşlanmıştık. arkadaşıma bir şeyi belli etmedim ve bunu kimseye anlatmadım
    1998 artık orta okulda bitmişti
    1998 liseye başladım
    2000 5 yılımı verdiğim bir aşka düştüm
    2000 ilk iş deneyimimi yaşadım. artık ben bankacıydım stajyerde olsa.
    2000 canım takımımla uefa kupası sevincini yaşadım. bir arkadaşımla iddiaya girmiştim ve kazanmıştım. sonucunda bütün gün boyunca tenefüslerde sıranın üzerinde göbek attı.
    2004 üniversiteye başladım.
    2005 okul hayatım sona erdi.
    2006 uludağ sözlükle tanıştım ve çabucak kaynaştık
    2006 gider ayak son kıyağını yaptı. ben artık aşıktım.
    2007 vee artık çalışmaya başladım. uğraşıyoruz ne yapalım.
    --spoiler--
    34 -1 ... gonulcelen