bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. .
    ön deyiş;
    belli kurumları, kişileri zedeleme gibi bir ihtiyacım ve buna gerekçe olabilecek bir nedenim yoktur. aşağıda anlatacaklarım birer karşı bildirim niteliği taşımaktadır ki buradan kendine bir çıkarım yapması benim için bir amacıma ulaşma olarak sonuçlanacaktır..

    en başında söylemeliyim ki ben bir bireyim. bir başlıktaki bir girdimde bireyi tanımlamıştım. bu, benim 'birey'e bakışımı göstermekten başka bir anlamla var edilemez.
    -birey: kendine has var oluşunu tüm davranışlarında bütün olarak gösteren(duyuran, hissettiren) insandır.
    -insan: doğaya ait bilinci ortaya çıkaran ve bunu bilinçli olarak dönüştürebilen biricik canlıdır.
    -canlı: doğada etkiye bir takım öğrenimler sonucu bilinçli ya da refleks tepkiler verebilen, kompleks maddeler bütünüdür. bu komplekslik doğadan başka bir şey tarafından doğrudan yaratılamamasındandır.
    -doğa: her şeyin bütünlüğüdür.
    -her şey: doğada var olan tek tek şeylerin hepsidir.
    -peydahlamak: düşüncesizce(bilinçsizce) meydana getirme, üretme, kopyalama gibi enkarne etme halidir.

    bu kadar geyiği geçtikten sonra konuya dönecek olursam;

    bir çok sözlükte var olduğuna inanmamla beraber bu sözlükte de gördüğüm bir vahim durum var. bireylerin topluluğa uyduğunu, arada bunu yapmayanların sivrildiği, dikkat çektiği ve zamanına göre algılanamayıp uçurulduğu olmakta. bir yazarın algılanamaması yazarın kendisiyle alakalı durumudur(aslında okuyanın aptallığıdır ama üzerinde durmak istediğim konuda bir önem arz etmez.) bir yazarın dikkat çekmesi de önemsediğim bir durum değildir(dikkaç çeken, dikkati çekilnin kapasitesiyle sınırlanan kalitededir.) ve sivrildiği de önemsizdir(öyleyse nedir sorun diye düşündürebilirdim de ama 'ya başlık açmışsın anlat' tepkilerine istinaden arada geyiğimi de bir güzel soyup yaparak devam ediyorum)
    sıkıntı ilk söylediğim topluluğa uyan bireylerdir.(ki insanlar olarak devam edeceğim birazdan)* bu türden insan olmuşlar, artık kendi karakterlerine birer iz düşüm olarak gördüğüm bireysel aktarım yöntemlerini kaybetmiş, üzerine (kültür endüstrisi hakkında yazdığım eleştiride de belirttiğim)hoşuna giden yöntemi giydiği haline gelmiştir. birer seri üretim malı gibi aynı kalitede girdilerle peydahlanırlar ve sanayinin omurgası olan fabrikalara dönüşüp de aynı işi devralarak yeni insanlar peydahlarlar. *
    bir çelişki olarak düşünüğüm bir sorun var, aslında kademeli bir sorun;
    -sanayi mi insanları peydahlar, insanlar mı sanayiyi?!
    -sözlük mü yazarları peydahlar, yazarlar mı sözlüğü?!
    ... mavinin sonsuz tonu