1. 1.
    gününü normal insanlar gibi geçiren, kah gülen kah ağlayan, biraz içine kapanık ve yaşadıklarını ne pahasına olursa olsun ota boka bişeye anlatma ihtiyacı duyan dallamanın önde gidenidir. "sevgili sözlük..." diye başlar o gün kendisini anlatan bir başlığa; "bu gün sabah erkenden kalktım, gözlerimi ovuşturdum, biras esnedim ve yatağımdan kalktım. usul usul süzülürken evin koridorunda bir de ne göreyim (ne oldu yavşak yine ne var ne gördün yine bak Allah ını seversen kim bilir nedir.) koridorda nah ayakkabım kadar bir hamam böceği ve ayakkabım aklıma geldi kafasına ayakkabımla vurdum. neyse bu olayı atlattım sonra tuvalete girdim ve doya doya (dur sakın yapma bokunun rengini söyleme bari) sıçtım hem de ossurmadan hem de ... neyse rengi bana kalsın (ulan zaten söyledin ettin içine muhabbetin, rengini merak ederiz biz sözlük yazarları olarak, üf ya kokuttun oğlum ya yapılır mı bu bize.). hemen üstümü giyindim çıktım ve sevgilimle buluşmaya gittim. bir gittim sevgilimin yerinde yeller esiyor. a a sevgilim beni terk mi etti yoksa. ve sözlük sonradan anladım ki sevgilim daha gelmemiş. (ulan herife bak sanki dünyanın en talihsiz insanı olmaya aday, ne paranoyak herifsin, ne paniksin oğlum ya bir dur bekle, hemen boka sardırma. of ya her gün bu dallamayı dinlemek zorunda mıyız. ulan alışkanlık yaptı bunun gününü dinlemezsek uyuyamıyoruz...) sonra sevgilim geldi gezdik biraz ve sonra beni sevmediğini söyleyecek gibi bir his doğdu içime ve gözlerime baktı: 'ulan sana kullanmadığın kulaklığı getir demedim mi dallama, ağzına sıçayım senin ferhat' dedi. (ulan ben diyorum bu herif dallama diye de kimse inanmıyor. ulan lavuk niye unuttun kulaklığı, ben hatırlatmıştım halbuki bir önceki gün sibel kulaklığı benden istedi dediğin zaman. ulan ne ibnesin yaa. bu lavuğun derdi hepimizi gerdi...) ve o an beynimden vurulmuşa döndüm şaşkınlıktan. o kadar emindim ki bana "seni sevmiyorum gavat" diyeceğine, şoke oldum şerefsizim. (ulan zaten şerefsizsin onu yeminden saymıyoruz başka bişe söyle şoke olduğuna inandırman için.) şoke oludum ibneyim ki (bu da olmadı ama neyse). sonra ben onu durağına bıraktım sonra eve geldim annem yemek yapmış yedim. (ee çaktığım yok mu mühim bişe şöyle hakikaten anlatmaya değecek...) sonra sözlüğü açtım ve şimdi de bu yazdıklarımı yazmış bulunmaktayım. (hah olduysa helal olsun. tam oturttun hikayeyi Allah ın dallaması. ulan bi gün de mantıklı birşey yap ne olur sanki piç. ya çikerim senin gününü gavata bak. ben de oturmuşum bu ibneyi dinliyorum sanki bişe çıkacak. ulan magazinci karılara döndürdün bizi. esra ceyhan ın programı mı lan bu sözlük. seni yakalarsam oğlum elimden çekeceğin var.) biraz dan da yatacağım... (siktir git yat puşt.) iyi geceler sözlük... (siktir!..)" gibisinden kelamlar ederek hepimizin canını sıkar bu dallama. ulan iki parça keyfim vardi yine bu ferhat dallaması süpürdü gitti şimdi gel de entry yaz...
    2 -1 ... the black crescent