bugün

izlediğim videolara göre her tür tuhaflığın yaşanabildiği ve bu tuhaflıkların normal karşılanabildiğini gördüğüm ülke. bu yüzden bu ülkede yaşamak eğlenceli geliyor tabi gerçekten yaşıyor olsaydım çok yüksek olasılıkla bu tuhaflıklardan nefret ederdim..

örneğin 60-70 yaşında adam kalaşnikov ile otobüs durduruyor otobüstekiler umursamıyor bile
görsel
2 ay kaldığım dev ülke. Ev kiraları komik derecede ucuz hem de mobilyalı. Moskova da 1+0 sovyet yapımı işçi evine aylık 100 euro verip kalmıştım.
ABD ile anlaştığı ve Türkiye destekli gruplara YPG Esad iran ile ortak ve geniş çaplı operasyon yapacağı konuşulmakta, Türkçesi bizi Suriye'den atmayı planladığı söylenmektedir.

Normal şartlarda Esad ve YPG nasıl birlikte çalışır diye sorabilirdik ama Kürtler'e özerklik vereceği dillendiriliyor.

Geçen hafta bu başlık altında, idlib'de bizi m4'ün kuzeyine atmak isteyeceğini, bunun bile olmaması gerektiğini söylemiştim. Düşüncem ise hala Rusya'nın ölümle korkutup sıtmaya razı etme niyetinde olduğudur. Bu derece Türkiye'ye sırtını döneceğine pek aklım kesmiyor. Tabii Kürtler'e özerklik çoktan Türkiye'ye kabul ettirilmiş bir durum değilse... Bu da çok aklıma yatmıyor, zira geçen hafta seçim konusunda kürt seçmenden ek bir oy devşirme çabasına girilemeyeceği belli oldu. Artı Türkiye ve iran'ın danışıklı dövüş için dahi birlikte çalışamayacağını düşünüyorum.

Kanaatim hala Türkiye'nin dayanıklılığını tehditler ve tacizlerle test edip, idlib'de geriletme amacının bulunduğudur. Biz doğrudan Rusya'nın hava araçlarını vuramayacağımız için de, maksimum Koral gibi elektronik harp araçlarını bölgeye sevk ediyoruz. Ama karşımızda cidden ypg'yi ve hatta iran'ı bulursak, savaşmayıp ezeceğimizi, hınç çıkaracağımızı düşünüyorum.

Ben olsam ne yapardım... Belli bir anlaşma dahilinde KKTC parsellerinin doğu tarafını ingiliz araştırmasına açabilirdim.
bugün soçi'de yapılan ve benim çok çok çok büyük önem atfettiğim görüşmenin başında yapılan kısa açıklamaya dair şahsi düşüncelerim:
erdoğan:
- rusya ile ilişkilerimize bağlıyız, sizi abd'ye falan satmadık,
- s400 alımı yapacağız, orada seni satmak yok... duruma göre başka şeyler de alabiliriz (yunanistan'a göre su 57, bana göre su serisi daha düşük seri numaralı modeller),
- bana suriye'de toprak kaybı deme, ne dersen de...

putin:
- biraz mal almanızı bekliyoruz,
- karabağ'da gözlem noktanı kaldırmayacağım ama koridor vermeyi düşünmüyorum
- suriye ve libya'da geri adım atmanı bekliyorum,

şahsi notlarım:
- suriye'de, libya'da veya karabağ'da ciddi bir geri adım, seçimdeki milliyetçi oyların dahi yer değiştirmesine neden olabilir.
- bence rusya ile başka alım anlaşmaları yapabiliriz ama bu, doğrudan askeri alım olmasa da, askeri teknoloji transferi olsa harika olur... hem rusya büyük bir para kazanır, hem yaptırım yemeyiz, hem rusya'yı sustururuz, hem de teknolojik anlamda elimiz kuvvetlenir.. ki burada bahsettiğim sanayi transferlerini de kapsıyor, başka ülkeleri de kapsıyor.. yani sivil her şeyi de transfer etmeye başlamamız gereken bir döneme sanırım girdik..
- karabağ koridorunun bir başka bahara kalmaya başladığını düşünüyorum...
birlikte yaptığımız soçi görüşmesi sonuçlanmış ve liderler "verimli geçti" dışında tek kelime etmemişlerdir. cumhurbaşkanı da soçi'den ayrılmıştır....

zirve öncesi erdoğan şunları söylemişti:
- görüşmelerden umutluyum,
- önemli bir karar alınmasını bekliyorum,
- doğalgaz pazarlığı olabilir,
- farklı konular el alınacak...

uzmanların görüşme öncesi yorumları:
- aslında toprak bütünlüğünü engelleyen yer idlib değil, kürt bölgesinde büyüyen tehlike (yani operasyon şart, dememenin dolambaçlı yolu),
- iki taraf da birbirini, yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçluyor. biz, egemenlik bölgemizden hala pkk'lıların çıkarılmamış olmasına gıcığız, onlar "cihatçıları sen yok edecektin" diyor. biz de diyoruz ki, "senin dediğin şeyin pratik karşılığı yok.. hadi aynı adama terörist dediğimizi varsayalım, sen beni idlib'in içine şehir savaşına sokmaya çalışıyorsun, ki tüm gruplar birbiriyle de anlaştı, sen de gittin amerika'dan iran'a, pkk'dan bilmem kime herkesle ayrı ayrı anlaştın, benim askerim kırılsın diye beni stalingrad'a sokuyorsun.. mezhepçiliği bırakıp siyasal çözüme zemin hazırla".

şahsi kanaatlerim...
- heyetler arası değil şahsi görüşme olması, hala karşılıklı güven ilişkisi ve belli bir itibar olduğunu gösterir.. görüşme başarısız da olsa, bu konu ceptedir...
- türkiye iran faktörünü bertaraf etmeden rusya ile ilişkimiz de zehirlenmeye devam eder,
- zirve başarısız olursa, ben çatışma diyeyim, siz daha kötüsünü anlayın, belli riskler var.
- türkiye de bölgede tam da boş değil, pısırık da değil... ben m4 yolunda dahi stabil bir durum olması gerektiğini düşünüyorum ama rusya da hava akınlarında ısrarcı...
- açıklamaya bakarsak: m4 ve hava saldırıları konusunda görüşmeden bir ilerleme çıkmadı, bence perde arkasında görüşmeler devam edecek,
- iki taraf da tansiyonu çok yükseltmek yerine, türkiye'nin fırat'ın doğusundaki bazı yerlere operasyon yapmasına sarı ışık, yeşil ışık yakılması hususunda bir tavır gösterebilir.
- ticari anlaşmalar olacağına inanıyorum.
- toplantıda putin'in oturuşuna falan baktım, vaziyeti beğendim... olacak bir şeyler...
Yine bölünse 20 ülke daha çıkar içinden. Bu kadar geniş toprakları var .
Hala oligarklar zengin halkı fakir. Her şeye de salça oluyorlar nerde sorun var hop Rusya orda. Hayır otur ekonomik olarak büyü bir şeyler yap.
Tek taraflı vize uygulayan ülke.
zirve sonrası ortalığın belirginleşmesiyle ilk net izlenimlerim:
- öngörülerimin tamamen tutmasına sevindim.. şahsi egomun beslenmesi nedeniyle değil, rusya ile iplerin kopmamasına, iplerin kuvvetlenmesine sevindim.
- o iplerin maalesef abd ile, dün itibariyle tamamen kopmasına üzüldüm..
- erdoğan, suriye cephesinden ağır bir darbe yemeyeceğinden emin olmuş ki, parlamenter sisteme dönüş lafını tamamen kapattı... bana kalırsa bir "yeniden yorumlama" olacaktır.
- rusya ile askeri iş birliğimizin inanılmaz boyutlara ulaşacağını gözlemlemek, askeri altyapının dağılımı açısından beni endişelendirse de, teknoloji transferi noktasında geçen hafta ifade ettiğim - dileklerin - kabul olması, sanki onay almış gibi gerçekleşmesi beni heyecanlandırdı...
- bu noktada dip not açıyorum, bu işi mutlaka ve mutlaka, tam şu anki doğru konjonktürde fransa ile yapmak zorundayız... zorundayız... bu adamı bundan daha ucuz fiyata satın alamayız... rus motor teknolojisi ebat olarak büyük, dayanım olarak düşük, ısıl izleri fazla... fransa'dan füze motor teknolojisi, ileri düzey teflon teknolojisi, sanayi ürün teknolojisi gibi her şeyi transfer etmemizi ülkemiz için yararlı görüyorum.
- merkel sonrası almanya konusundaki (r sınıfı denizaltılar) öngörülerimin haklı çıktığını gördüm... önümüzdeki 10 senenin tamamında gurbetçilerimizin çok sıkıntı çekeceğini, bir nevi post modern yahudi muamelesi göreceğini sanıyorum. bu adamların can, mal ve taşınabilir mali emtia güvenliği şimdiden düşünülmeli, belirgin bir kesin dönüş ihtimalleri göz önüne alınarak, devlete gelir getirici bir iskan politikası oluşturulmalı... ki bu konuda bir parça detaylandırılmış bir projem var.
- belli bir süre sonrasında suriye yönetimi ile ilişki geliştirebiliriz gibi algıladım.. devlet başkanı düzeyinde olmaz, başka bir düzeyde olur... parlamenter asamblesi düzeyinde olur, şu olur bu olur..
- taliban yönetimi ile ilgili konuşmalara bakarsak, orta vadede türkiye'nin sürdürülebilir ve proaktif bir maden politikası olması gerektiğini düşünüyorum. yani başka ülkelerde maden arama-çıkarma-getirme gibi bir politikası olmalı...
- zincir marketlerde cezalandırma sisteminin, yürüyen bir çarkı bozacağını düşünüyorum. halbuki bu marketler kamu bankalarına kredi vs gibi bir nedenle hisse devri gerçekleştirse ve kısmi olarak varlık fonunun emri altında olsa, politikalarına devlet müdahalesi gerçekleşmiş olur.. mali anlamda yara almış, zararını çıkarmak için saldırganlaşan bir bozuk sistem mi, yoksa vereceği ceza nispetinde hazineye kar aktaran, bu arada da mecburen söz dinleyen, işleyen bir sistem mi... ben bu konuda yumuşak idareyi dilerdim...
tüm erkekleri kayınçom sayılır. *
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.