bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. ?.
    al bunu al al al al al al

    annemin çayını tazelemiş, önünde ki sehbaya doğru yerleştirirken, hüsnü çoban yine birilerini yakalamış, fazlalıkları da memurlarla bırakmıştı. hüsnü çoban' ı ne zaman bu replikle duysam ya da görsem hemen aklıma ''selamiieeee'' sesiyle gönül bir yerlerden çıkacak sanırım. hüsnü çobanın o anda, gönül, gönül, gönüüüüüeeeel diye kustuğunu hayal ederim.

    -evin yine darma duman oğlum.
    +iyi de anne, sen de yine haber vermeden geldin.
    -puuuu, yazıklar olsun sana, senin evlatların da sana aynısını yapsın. tabi olursa. haber vermeden gelmişim.
    +annecik yanlış anladın, bi dur allasen, bi giy o terliği ayağına, yani haber verseydin evi toparlardım anlamında dedim.
    -evlenseydin bu ev böyle mi olurdu.
    +dimi ya. ben niye düşünemediysem.
    çatttt. *
    boş bardağını tekrar doldurmaya giderken yediğim terliği, yarı yoldan dönüp tekrar ayaklarının dibine bıraktım. o bu değil de, o terliğin tadı hiç bir şey de yok. bu yaşa geldim, hala kaçmam o terlikten.

    -bak baban da küstü sana. gelmiyor artık.
    +anne hiç bir şey demedim valla babama ben. ben de çok üzülüyorum bu duruma.
    -ama arkadaşına karşı zor duruma düşürmüşsün. kırk yıllık arkadaşı ile araları açıldı.
    +bi denem, arkadaş hatrına evlenilir mi?
    -iyi de adamın kızına bir sürü yalan söylemişsin.
    +ben yalan falan söylemedim. siz demişsiniz bir kere nişanlandı ayrıldı diye.
    -sen niye üç kere dedin o zaman.
    +eee üç kere nişanlandım ayrıldım işte. yalan mı?

    sanırım o sırada rıza baba, damadı ali' yi yine azarlıyordu. yalnız damadı ali' yi mi yoksa astı ali' yi mi azarlıyordu bilemedim. rıza babayı, hiç bu kadar sinirli görmemiştim.

    ^ulan eşşoleşşek.

    rıza babanın daha önce küfür ettiğini de duymamıştım . bir de sanki ali' nin omzuna ''aslanım'' der gibi konuşuyordu.

    ^zibidi beraber gittik, istedik kızı nişanlandın. sonra binbir dereden su getirdin ayrıldın kızdan. diğer iki nişanı ne zaman yaptın.

    yok anam babam, bu rıza baba değil. o anda annemin yine bitmek üzere olan çay bardağının yanında telefonunu gördüm. annemin ilk çayından beri açık olan telefon da bekleyen babam artık dayanamıştı.

    +baba nişanlandım ya işte.
    ^bak hala nişanlandım diyo yaaa. ulan bebe, gitmişsin gümüşcüden iki halka alıp takmışsın, nişanlandım diyorsun. o da teeee lise de.
    +işte azıcık destek vereydin, şimdiye torun seviyor olurdun.
    ^senin sülaleni yedi ceddini dıt dıt dıt dıııııııtttt.

    yok babam küfür etmez. yani eşşekoğlueşşek bir zibidi iki. yukarda ki dıt dıtlar telefonu kapattıktan sonra çıkardığı sesler.

    +anne ne yaptın sen ya.
    -baban o senin o da bilecek herşeyi.
    +ya canımın içi, bilsin de böyle mi bilsin.
    -eee napiiim, gelmiyo işte. ben bıktım seninle uğraşmaktan.
    +filimsiniz anne yaa.
    çattttt.
    -demli olsun azıcık.

    tanım: bu dünya' ya gelmemize ön ayak olmuş, soyadını taşıdığımız babamız ile, bir ekibin amiri olan, sevecenliği ile baba lakabını alan rıza amirin karşılaştırmasıdır. *
    3 -2 ... dur10akadarsaysonrayaz
  2. 1.
    ekibe dahil olmayanlar için galibi biyolojik baba olan, ekipten olanlarınsa arada kaldığı karşılaşma. *
    ... noraliya
  3. 2.
    birinin ekibinde yaşamak da ölmek de ekip işiyken; diğerinin ekibinde yaşamanın ve ölmenin ekip işi olması istenir ama bu ekip birbirinden maalesef ayrı ölen ve çoğu zaman ayrı yaşayan ekiptir.
    1 ... bukle