1. .
    serin yaz gecelerinin gölgesinde ay ışığında, içimdeki kör kuyuların ıssız derinliğinde dinlenmiş berrak suyumun hemen üstüne atılan bir buket papatyaydın sağa sola saçılan...ruhum parlarken sana ayışığın beni derinden etkiliyordu..her yerimden kıllar çıkıyordu. kurtadam oluyordum!.. yok lan, film karıştı..töbe töbe..geriye sardırıp tekrar alıyoruz bu sahneyi..
    ruhum parlarken sana ayışığın beni derinden etkiliyordu. berrak suyum artık kıpırdıyordu..
    bunca güzel şeyin üstüne çılgın sevişmelerimizde bana daha neler neler yapıyorsun tabi ki anlatacağım. çünkü bu güzellik gizli kalamaz, kalmamalı.. onca diri beyaz diri vücudun, üçgen suratın, iri yeşil gözlerin ve uzun buğday lapiska saçların yetmezmiş gibi; hafif yükselen göbek kavisinin hemen peşinden gelen bacak aranın o tam yukardan, yani tepeden bakıldığında incecik bir çizgiyle duran ve aralanmayı bekleyen bal kutunun arasına bir başka güzelliği; yani papatya tanelerini buket yapmışsın.. daha ne? vajinanda kıstırarak, buket yaparak, bunca güzelliği bir araya toplayarak bana servis ediyorsun ya, ne diyeceğimi bilemedim!..
    içimdeki şuh memnuniyetin son haddindeyim. bu güzellik beni artık bitirir.
    bu güzel buketini dilimle ve dişlerimle aldım kabul ettim.
    ahh bu ne güzel hediye, heyhat!
    -2 ... aribra
  2. .
    bu işe alışarak bir süre sonra kuru fasulye-pilav servisi de istenilecek kızdır.
    1 ... teflon