bugün

genelde kumaş pantolon giyen ve mahallede etrafına hiç bir şeye ve hiç bir yere bakmadığı kadar çok dikkatli gözlerle bakarak yürüyen, gözleri fıldır fıldır dönmek suretiyle "nereye sarsam umuğagoyim" diye düşünmekten kendini yiyip bitiren modeldir. bacakları çok aralıklı olarak biri çok önden, birisi de çok arkadan olacak şekilde yürür. saracak kurbanını seçtikten sonra "tufan ulan allahsız, naaptın karşim" diye bağırarak yanına yaklaşır. ensesine vurarak, samimiyetin ve mesafesizliğin dibine deydirir. çok yavşak, pis bir gülüş ifadesi vardır suratında. herkes ile enseye tokat kıça parmak olmak arzusuyla yanıp tutuşur. samimiyetin dibine değdirecekken ara sıra patavatsız cümleler kurar. akabinde patavatsız cümle ile rahatsız ettiği kişinin omzundan kolundan tutarak, "harun yapma boolum şurda iki taşşaaamızı da mı geçemeyecez" derken, hala arkasındaki herife bakarak göz kırpma derdindedir. mahallede top oynayan çocukların topu bu adama gelirse, o top çok uzaklara doğru degaj dikilmesi suretiyle uzaklaştırılır. "akşam harun abilerle mekandayız'' diye bağırır giderken. cebindeki bozukluklarla oynamaya devam eder, o bozukluklar onun için çok kıymetlidir. çok önemli bir husus teşkil etmediği sürece onları harcamaz. bozukluklarla oynama adı altında ara sıra el, cebin derinliklerine yani babafingoya doğru da ulaşır.

mahallenin esnaf lokantasına girdiğinde, a'sı uzatılmış bir "selaaamın aleyküm" çakar. yemeği alana kadar eliyle dokunmadığı yer kalmaz, salatadan turşudan bir kaç tane alır, ağzına atar. burada asıl amaç, salatadan turşudan yemek değil, içerideki ahaliye bak ben bura ile enseye tokat kıça parmağım, iyi bilirim, iyi tanırım, onlar da beni sever sayar, kafama göre girip çıkarım imajı yaratmaktır. halbuki esnaf lokantası sahibi bu adamı hiç sevmemektedir. çünkü yediği az pilav üstü kuru, musakka ve çorbanın parasını tam vermez. beş yeter sana allahsız diyip bırakıp kaçar. çıkışta da kolonyayı boca ederek saçlarına sürer. kız kardeşine uyguladığı baskı, en kral teokratik rejimde kadına uygulanan baskıdan çok daha beterdir. havada karada nefes aldırmaz. geniş cepli kumaş pantolonundan oynayacağı bozuk paralar hiç eksik olmaz.
cebinde bozuk para taşıyan mankendir.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.