1. 1.
    Esen ola, bir diyalolu hikaye yazıyorum. ilk bölümünü atayım.

    PANDORA POISA KASAIMURA
    1. Bölüm
    “Yeni Bir Başlangıç”
    Anlatıcı: Her şey, günün birinde Ayhan adında biri tarafından Pandora’nın kendisini Japonya’da bulmasıyla başlıyor.
    Ousaka / JAPONYA
    5 SENE ÖNCE
    SAAT: 22:00
    Kişiler: Ayhan Gazi G., Aki Ichigo ve Pandora Poisa Kasaimura
    Ayhan: Aki-san, baksana ne buldum burada?
    Aki: Bunun gizemini araştırıyordum uzun zamandır ama kendisini görebileceğimi hiç düşünmemiştim. Bunu bence Matsumaru Eria’ya götürelim. Oradaki insanlara tanıtır ve zengin oluruz.
    Ayhan: Olur derim nasıl olsa, prenses bize karışamayacaktır.
    Aki: Kendisini aktif etmemi ister misin Ayhan-senpai?
    Ayhan: Bence aktif etmeyelim, başımızı Japonyanın içinde belâya sokmayalım. Mâlum, adamlar ülkesinde bunun olduğunu bilmiyor. O yüzden bunu alıp dediğin ülkeye gidelim. Orada araştırırız ama nasıl sokacağız oraya?
    Aki: Turist gibi gideriz ve sonra içeriye girince senin ya da benim evimde buluşuruz ne dersin?
    Ayhan: Olmaz, daha kaliteli bir fikir ver.
    Anlatıcı: Cümlesinden sonra yanlışlıkla Ayhan kendi elini tutamaz önündeki açma tuşuna basarak Pandora’yı aktif eder. Ayhan ve Aki önce bağırır arkasından yine konuşmaya devam ederler.
    Ayhan: Güvenliği sarstım Aki-san, ne yapalım?
    Aki: Tabanları yağlayalım, derim.
    Anlatıcı: O sırada Pandora uyanır.
    Pandora: 1000 yıllık uykumu kim bölmeye cesaret eder.
    Ayhan (Korkmuş ses tonuyla): Ben, seni istiyorum!
    Pandora: istediğin oysa, hay hay ama baştan diyeyim. Ateşle oynayacaksın, insanlar senden nefret edecek ve o da yetmezmiş gibi, benim sırrımı çözmeye çalışacak kişiler bile olacak.
    Aki (Korkmuş ses tonuyla): Bu konuşuyor.
    Pandora (Alaycı ses tonuyla): Hey, Dünya’lı. Benim uzaylıya benzer bir halim mi var?
    Aki (Utancından yüzü kızarır): Eğer kızmazsan sana prenses diyebilir miyim Pandora-sensei?
    Ayhan (Şaşırıp): Yok canım, daha neler? Prenses mi, yakında buna evlenme teklifi de edersin sen Aki.
    Pandora: Siz ikiniz bana kendinizi tanıtın bakayım?
    Ayhan: Ne? Adımızı bilmesini isterdim bunun.
    Pandora: Aman Tanrım, bunlarla işim var.
    Anlatıcı: Ayhan tam adını söyleyecekken, bir kişi bu konuşmaları kaydedip polise ihbar eden kişiyi görür ve Pandora “Susun diye bağırır”, ikili makineyi kapatıp hemen Matsumaru Eria’ya kaçarlar.
    GÜNÜMÜZ SAAT: 10:00
    Ayhan şikayet edercesine telefonunu açar, karşısında Suki Kodomo var. Bu kadın, Matsumaru Eria’nın en ünlü dedektifidir amacı Pandora’yı bulup onu yok etmesidir. Ayhan cep telefonunu açar ve alay edercesine konuşmaya başlar.
    Ayhan Gazi Gülcü, Suki Kodomo
    Ayhan: Alo, bayan çok bilmiş dedektif Suki-chan.
    Suki: O zaman sana kötü bir haberim var Ayhan-baka! Pandora’yı nasıl bulduğunuzu bilmem ama nerede olduğunu araştırmalarımla ve bulduğum izler sayesinde yerini saptadım, anlayacağın sizi köşeye sıkıştırdım. (Niahahahaha!)
    Ayhan (içinden): Bi’sen akıllısın zaten! (Dışından): ispatın ne? Yoksa geçen ki gibi saçma sudan sebeplerle bizi mi suçlayacaksın. Sonuçta, şirkete girdin ve Matsu TV ekiplerini çağırıp şirketimizin içinde canlı yayın yaptın. Tüm şirketi gösterdin ama Pandora’yı bulamadın. Bence boşa uğraşmayın, bunu bulmak imkansız Suki-baka!
    Suki: Ahaha! O gün biraz saçmaladığımı fark ettim, sağ olsun kızım eve gelince beni uyardı. Anlaşılan sizler, işi kıvırmayı iyi beceriyorsunuz. Bu kadar hızlı hamlelerle beni mat ettiğinize göre, o gün plan yaptınız. Çünkü, şirketinizi her gün gizlenip izliyorum. Günlerce, insanların içine çıkmadığınız zamanlarda mutlaka Pandora’nın odasına sızmaya çalışıyorum ama maalesef her seferinde yakalanmamak için vazgeçiyorum. Ayhan-baka, vazgeç, sonun geldi.
    Ayhan: Vov, dersine iyi çalışmışsın ama beni durduramayacaksın. Şuan neredesin dur, tahmin edeyim. Evimin önündesin!
    Suki: Aptalsın ve yine öylesin. Evin önünde değilim, içindeyim. Bul beni, niyahahahay!
    Ayhan: Nasıl girdin evime? (Bağırarak söyler). Hemen terket.
    Cümlesinden sonra telefonunu kapatır.
    Ayhan (Sinirlenir): Güvenlik!
    Güvenlik: Buyurun, efendim.
    Ayhan: Eve birileri girmiş haberiniz yok, o dallama kızı bulun getirin bana!
    Güvenlik (Şaşırmış bir ifadeyle): Tamam.
    Ayhan bu sırada, şirketteki çalışan sekreterine cep telefonuyla: “Bugün gelmiyorum, şirket sana emanet!” yazıp gönderir ve Ayhan’da aramaya konulur. Akşam üstüne kadar, güvenlik tüm evi arar ama Suki’yi göremezler. Fakat, Ayhan onu bulur ve karşı karşıya gelirler.
    Suki: Bak şu aptal zekiye. Beni bulabiliyormuş, neden dedektif olmadın ki?
    Ayhan (Sinirli Bir Bakışla): Evimden kibarca çık, kabaca def ol.
    Suki: Çıkmayacağım, bay egoist! Seninle işim var.
    Ayhan: O zaman ben çıkaracağım, bayan deli.
    Suki sinirlenip Ayhan’a tekme atar ama Ayhan’a değecekken sağ elini kaldırıp Suki’nin sol elinden faydalanıp yere sırt üstü yere serer.
    Ayhan: Oyun bitti, güzelim. Hadi tıpış!
    Suki (Bağırarak): Kolumu bırak sürtük!
    Güvenlik, Ayhan ve Suki’nin yanına gelir ve Ayhan üzerinden kalkar. Güvenlik o kızı zorla kolundan tutarak dışarı atar.
    Ayhan: Güvenlik sana güvenemeyecek miyim ha? Evin içinde dedektif cirit atıyor, oh! Size parayı boşa veriyorum anlaşılan, bu son şansınız, adam gibi koruyun şu evi. Bugün ben akıllılık yapmasam kim bilir bu evin altındaki yeri de öğrenir. Aki, boşuna dememiş zamanında bunlara az para ver diye. Kızı takip et güvenlik. Şimdiden itibaren eve 4 kişi daha alıyoruz. O gün akşam Ayhan sinirini atmak için Blue Bar’a gider ve çok sevdiği bir arkadaşını görür. Adı: Aako Senki’dir.
    BLUE BAR SAAT: 20:00
    Kişiler: Aako Senki ve Ayhan Gazi G.
    Aako: Gençler, bakın kimler gelmiş, bugün burada Ayhan-senpai var!
    Ayhan: Aako, konuşmamız gerekiyor. Hemde şimdi, hemen çıkalım dışarıya!
    Aako: Tamam, patron.
    diyerek ikili hemen Blighter Co arabasına binip bir kumsala giderler.
    FIRE BEACH – MATSUMARU ERIA SAAT: 22:00
    Aako: Patron, seni dinliyorum. Belli ki bugün canını sıkmışlar, anlat lütfen.
    Ayhan: Bugün, Suki denen biri evime girmiş. Güvenliği atlatabildiğine şaşırdım ama asıl şaşırmam gereken şey ise, Pandora’yla ilgilenmek yerine benim evi tercih etmesine çok şaşırdım. Evde öyle ahım şahım bir şey de yokken.
    Aako: Ne? Evine mi girdi?
    Ayhan: Maalesef, evet ama şimdi ayak altından çektim. Yine de işi ciddiye almalıyım, belki eve kamera bile yerleştirmiş olabilir ya da olmayabilir.
    Aako: O zaman yapacağın şey, o kamerayı bulman gerekiyor. Sanırım aslında beni onun için buraya getirmediğin belli, ağzındaki baklayı çıkarır mısın PATRON?
    Ayhan: Aslında, demek istediğim benim evin güvenliğini arttıracak birilerine ihtiyacım var, benim elemanlardan bir cacık olmadı.
    Aako arkadan bir ses duyar ve bu sesin geldiği yöne kafasını çevirir, arkasındaki kişi Benjamin Senki’dir ve kendisi de bu konuşmaya dahil olur.
    Benjamin: Yapacağınız işe ben. Güvenlik elemanlarına güvenmiyorsun anlaşılan ya da çok sert çıkıştın kesin.
    Ayhan: Sen beni anlamayacaksın, hiç bir zaman Benjamin-kun!
    Benjamin: Puahaha!
    dedikten sonra Ayhan sinirlenir ve hemen o mekanı terk eder.
    ERTESi SABAH
    RIJITSU – SAAT: 10:00
    Kişiler: Ayhan Gazi G. ve Alperen G.
    Ayhan: Ben geldim ahali, bir derdiniz var mı?
    Alperen G.: Hoşgeldin, ne oldu akraba? Dün gelmediğin için, merak ettim, bir sorun mu vardı?
    Ayhan: Evet, odama gidelim orada konuşuruz.
    Alperen G.: Tamamdır.
    RIJITSU – SAAT: 11:00
    Ayhan’ın Odası
    Kişiler: Ayhan Gazi G. ve Alperen G.
    Ayhan: Evime Suki illeti, girdi.
    Alperen G.: Nasıl olur? imkansız bence, ciddi gibisin.
    Ayhan: O zaman ne yapacağız?
    Alperen G.: Sanırım, plan değişikliği yapacağız.
    Yer: Rijitsu
    Saat: 12:00
    Oda: Ayhan’ın Odası
    Alan: Mekanın girişinde, Ayhan’ın masasında kişisel bilgisayarı ve hemen biraz arkasında sandalyesi var. Masanın biraz ilerisinde, iki adet sandalye ve bir adet masa bulunmaktadır. Ayhan, bilgisayar masasında otururken, Alperen ise hemen sağındaki sandalyeyi çekip sağına oturur.
    Kişiler: Ayhan Gazi G., Alperen G.

    Alperen G.: Akraba, yapılacak işlerimiz var. Malum, Suki denen kız bizi rahat bırakmayacak. Onu nasıl korkutmalıyız?
    Ayhan Gazi G.: Bana sorarsan, o kızı takip etmelisin artık. Fakat, o kızdan tehlikeli biri var o kişiyi sen benden iyi bilirsin.
    Alperen G.: Anlaşıldı.

    O sırada Suki Kodomo, mavi renkli arabasıyla bir mekana gelir, bu mekan biraz kırık dökük ama içeride bir grup mafya elemanları yer almaktadır.

    Yer: ???
    Saat: 12:00
    Oda: Patron Odası
    Alan: Karanlık bir yer, neredeyse hiç bir şey gözükmüyor. Sadece sol alanın üst kısmında pencere var o kadar.

    Kişiler: Suki Kodomo, Aako Zenbu, Masataka Koto, Ai Touka
    Ai Touka: Beceriksiz kız Suki! Ayhan’ın evindeki bir oyuncağı bana getirmeyi başaramadın, seni BECERiKSiZ CADI!
    Suki Kodomo (Korkmuşçasına): E-e-e-e-ef-ef-fendim, ben eve sızmayı başardım ama Ayhan’a evindeyim diyerek yakayı ele verdim.
    Ai Touka: Beceriksiz, beceriksiz, beceriksiz! Of, Tanrım. Yanımdakilerin hepsi şapşal!
    Masataka Koto: Bana sorarsan, sen planından düzgünce bahsetmiyorsun.
    Ai Touka: Kırarım o kafanı, ne demek beni sorgulamak? HAAH! ÇIK DIŞARIYA. Seni bücür. (Masataka’ya ölümcül bakış atar.)
    Masataka Koto: Bana ölümcül bakış atma ne olur? Dememi bekleme! Senden zerre kadar korkmuyorum, hatta nefret ediyorum.
    Suki Kodomo: Seninle bir anlaşmam vardı, mafya bozuntusu Ai! Bugüne kadar sen ne istediysem, yaptım. Sıra sende, benim isteğim var, Ayhan denen kişi kendini mafya sanan bir bozuntuya ders vermeni istiyorum. Tabii, dedğimi yapmazsanız sizi polise şikayet ederim. Bildiğin öterim.
    Ai Touka: Bakın şu beceriksiz çok bilmişe, senin dediğini yapmazsam polise ötecekmiş. Kızım, geç bu işleri sen bize hizmet ettin. Yani sen ötersen mesleğinden açığa alınırsın. (Hahahahaha!)
    Suki Kodomo: iyi, be tamam! Poff.

    Diyerek mekanı terk eder, o sırada cep telefonu çalar ve arayan Shinji Kodomo’dur. Suki telefonu açar ve sakinleşip,

    Suki Kodomo: Alo, aşkım. Seni dinliyorum?
    Shinji Kodomo: Şu çakma mafyaların (burada Ayhan’dan bahsediyor) evine sızabildin mi? ikin gün önce anlatmıştın bana planlarını ama bakıyorum da, beceremedin sanırım. Akşam eve bile gelmedin, bir derin mi var?
    Suki Kodomo: Hayatım, Ayhan’ın evini basamadım ama adamların delirmesini istememin bir amacı vardı, dur arabaya bineyim.

    Diyerek arabasına biner ve telefonunu direksiyonun önündeki boşluğa koyar ve kulaklığını kulağına takar. Daha sonra aracını çalıştırıp yoluna devam eder.

    Suki Kodomo: Amacım, o adamların amacını anlamamdı. Tabii ki her istediklerini yaptım. Bugün onlardan Ayhan’a ders vermelerini istedim. Umarım becerirler, ben berceriksiz değilim sadece planımın bir parçasıydı. Ayhan’a gelince, onun evine sızıp ele verdirmemin bir sebebi vardı, güvenliği değiştirmesiydi. Tabii onlara az para koklatmadım değil.
    Shinji Kodomo: Peki birgün yakalanmaktan korkmuyor musun? Sonuçta rakiplerin akuma (ŞEYTAN) düzeyinde zekası var. Onları ne zaman alt etmeye çalışsak, her zaman altından kalkmayı başarıyor. Ayhan’ın kendisinde değil o zeka, sanki bizi dinlemeyi başaran ama her zaman çözemediğimiz kişi var.
    Suki Kodomo: Bir dakika! Bir dakika! O zaman asıl akuma Pandora’nın kendisidir. O zaman, onu bulup imha edersek zengin oluruz. Yatta!
    Shinji Kodomo: BAKA! Akuma’yı yok edemezsin, o kadar basit değil. Onu saf dışı bırakmak için önce ayak altındakilerini çöp kutusuna atacaksın.
    Suki Kodomo: Aşkım, Pandora’yı bulup ve onu yok etmek için ant içmiştim hatırladın mı? O canavarı bulduğum zaman havaya uçmuştum ama her yok etmeye çabaladığımda hep Ayhan önüme çıkıp olaylara salça olur. O yüzden onu aradan çıkarmanın en temel yolu prensese söyleyip onu biraz tatile şutlasın.
    Shinji Kodomo: Puahahaha!

    Cümlesinden sonra günlük işlerini konuşurlar, tabii yine de arabayı sürmeye devam eder. O sırada Ai Touka’nın elemanları onu takip ettiğini bilmediği için tüm planları açığa çıkmıştır. Bu yüzden çıldıran Ai Touka elemanlarına “Onu bulun bana” bağırır. Elemanlar korkudan onu durdurmak için harekete geçedursun, sizi Pandora odasına götürelim.

    Yer: Rijitsu
    Saat: 15:00
    Oda: Pandora’nın Odası
    Alan: Odada üç adet masa ve tam sağında bilgisayar. Ortasında kağıtlar ve solunda pandora kutusu yer almaktadır. Aşağılarındaysa kablolar birbirlerine bağlıdır.
    Kişiler: Ayhan Gazi G., Pandora Poisa Kasaimura

    Pandora Poisa Kasaimura: Merhaba, G. Ayhan Gazi. Sizlere nasıl yardımcı olabilirim?
    Ayhan Gazi G.: Esenlikler dilerim, Hey, hey, hey! Pandora! Senden dileğim, Suki Kodomo hakkındaki düşüncelerini almak ve bundan sonraki planlarımı sana bahsetmek istiyorum.
    Pandora Poisa Kasaimura: Dinliyorum, sizi o halde.

    Tam planından bahsedecekken, Mi Touka mekana gizlice sızmıştır. Pandora Poisa Kasaimura ekrana “ALARM! YABANCI BiRiLERi MEKANA SIZDI!” diye yazarak siren çalar. Güvenlikteki herkes, alt kata iner. Mi Touka saklanmak yerine kendini gösterir.

    Mi Touka: Ayhan, prenseslerin emrine uymuyorsun. Yine onunla oynuyorsun. Beni dellendirmeden çık yukarıya!
    Ayhan Gazi G.: N’aparsın? Prensese mi şikayet edersin?
    Mi Touka: Hayır, prensese ötmem! Seni onun yanına götürmeye geldim.

    O sırada Alperen gelir ama bu sefer Ayhan’ın kılıcını getirir ve Ayhan’a verir, arkasından Ayhan’da kılıcı çeker.

    Ayhan Gazi G.: Kork benden yarı-şeytan!
    Alperen G.: Ne yarı-şeytan mı? Akraba, kime dediğinin farkında mısın?
    Ayhan Gazi G.: Evet, farkındayım.

    Cümlesinden sonra kılıcı Mi Touka’nın tam önüne hedef alır ama amacı zarar vermek değil, amacı gözdağı vermekti. Mi Touka ise korkudan donup kalır.

    Ayhan Gazi G.: Alın şu “gereksizi”!
    Diyerek mekanı terk etmek yerine Alperen’in kulağına yaklaşarak, gereksizi takip et ama sakın ağzını gram açma. Diyerek onu peşine salmıştır. Tabii o sırada Ai Touka’nın elemanları Suki’nin arabasının önüne gelip dururlar ve Suki mecburen durmak zorunda kalır, arabadan iner.

    Yer: Fire Beach Yakınları
    Saat: 17:30
    Mekan: Dönemeçli bir köprüye yaklaşık 1 km kala.
    Kişiler: A-140, ???, Suki Kodomo

    Suki Kodomo: Beni neden durdurdun A-140!
    A-140: Efendim, senin peşine takıldı Ai!
    ???: ihânetin affedilemez Suki! Bizimle geliyor!
    A-140: Yok ya! Gelmiyor, sizinle! Benimle geliyor!

    ??? konuşmadan A-140’ın önüne atlar ve Suki’yi kıstırmaya çalışır, tam o sırada Benjamin Senki geçtiği için o da durur ve arabadan iner ve hemen ??? kişisinin sağ elini sol eliyle tutar, arkasından sol eliyle yumruklayıp kişiye yumruk atar, o karmaşadan fırsat bulup mekanı terk eder.

    Yer: Matsu Ea Porita
    Saat: 19:00
    Mekan: Havaalanın önünde, sağ elinde cep telefonu. Sol elinde sarı renkli bavulu. Sağ ayağında, Diamonds Army FC imzalı eski bir topuyla gözükür Asena! Akdemir ise, sol elinde kırmızı renkli bavulu ile gözükür.

    Kişiler: Asena Deniz, Akdemir Yavan

    Asena Deniz: Ayhan’ın beni çağırması çok nâdirdir!
    Akdemir Yavan: Çılgın arkadaşımız yine ne peşinde? Futboldaki hareketleri bitti, sırada ne bizi bekliyor?
    Asena Deniz: Bence bekleyip görelim.
    Akdemir Yavan: Ayhan’ı arayayım da gelsin alsın bizi.
    Diyerek cep telefonundan Ayhan‘ı arar ve telefonu Asena’ya verir.

    Yer: Rijitsu
    Saat: 15:00
    Oda: Pandora’nın Odası

    Ayhan Gazi G. (Cep Telefonuyla: Asena Deniz)’le konuşur.

    Ayhan Gazi G.: Asena-chan! Seni bekliyordum! Geldin demekki. Artık ciddileşmenin zamanı geldi.
    Asena Deniz: (Şikayet edercesine) Söyle bakalım, kapalı mavi saçlı huysuz! (Normal) Beni getirmene sevindim.
    Yer: Matsu Ea Porita
    Saat: 20:00
    Mekan: Havaalanın önünde, sağ elinde cep telefonu. Sol elinde sarı renkli bavulu. Sağ ayağında, Diamonds Army FC imzalı eski bir topuyla gözükür Asena! Akdemir ise, sol elinde kırmızı renkli bavulu ile gözükür. Ayhan’da onları almaya gelir.
    Kişiler: Asena Deniz, Akdemir Yavan, Ayhan Gazi G.

    Asena Deniz: Ayhan, sonunda gelebildin. Bizi 1 saat beklettin. (Yazar tavsiyesi: Kızlar bekletilmeyi sevmez.)
    Ayhan Gazi G.: Matsumaru Eria’nın hava alanına benim eve 1 saat uzaklığımda olması benim suçum mu Asena-san?
    Asena Deniz: Zengin olmuşsun ama adam olamamışsın daha! Tatil ve Pandora ayağına bizleri çağırdın ama asıl amacını söylemedin.
    Ayhan Gazi G.: Haklısın, asıl amacımı söylemedim de mi güzel ama önce buradan uzaklaşıp sizi evime götüreyim?
    Asena Deniz: Zenginsin ama hala özel şöforun yok mu Ayhan-dono?

    Cümlesinden sonra Ayhan’ın evine gider, o sırada Alperen, gizlice kendi arabasıyla, Mi Touka’nın içinde olduğu arabayı takip eder. ikili uzun takipleşmeden sonra bir mekana varırlar, bu mekanda özel bir planların anlatıldığı yer.

    Yer: Touka’nın Cennet Sarayı
    Saat: 22:30
    Oda: Patronların Vadisi
    Mekan: Odada Touka’ya bağlı olan herkes, kendi adındaki bir koltuğa otururlar. Ekip yaklaşık 60 kişiliktir. Odanın tam ortasının üstünde sarayların sık tercih ettiği lamba yer almaktadır.
    Kişiler: Mi Touka, Ya Touka (Duruma göre kişiler konuşmaya katılacaktır, Ti Touka hariç)

    Mi Touka: Ayhan denen döl israfın evini dinlemeyi ne kadar sürdüreceğiz?
    Ya Touka: Ayhan denen israfı dinlemeyi, Pandora’yı yok ettikten sonra bırakacaksın. Daha sonra onunla istediğin gibi oynayabilirsin.
    Oa Touka: Bana sorarsanız, onu öldürmeyelim. Zeki insanları hemen öldürüp köşeye atarsak, bu dünya çok sıkıcı olur. Sürü aptallarla oynamak hiç keyifli olmayacaktır.
    Am Touka: Prensesleri bu olaya ne zaman salça yapacağız? Uzun zamandır, sessizleşti kendileri.
    Mi Touka: Akıllıca, onu bulup Ayhan’ın üzerine yürütmeliyiz.
    Ya Touka: Aferin, zekiler.

    Diyerek konuşma rutin işlere döndüğü için kesiyorum, o sırada Alperen içeri sızmak yerine, o alandan arabasıyla birlikte ayrılarır. Kimse görmediğine emin olarak, cep telefonuyla Ayhan’a mesaj çeker ve o mesaj arabasının ekranına yansır.

    1. BÖLÜM SONU
    ... agg1401