1. 1.
    sofor ondeki araclari sollarken koridorda oturan amcalarin kafayi koparircasina uzatarak bakislarini izlemek, 7-8 saat mola verilmemesinin ardından otobuste hissedilen agır osuruk kokusu ile bayılmak, mp3 dinlerken uyuyakalmak, ondeki dallamanin koltugu yatirmasi ve dizlerin ezilmesi ile uyanmak, koltugu geriye yatirip arkadakinden agiz dolusu kufur yemek, sigara tiryakileri icin ızdırap olabilecek yolculuk cesidi.
    5 ... msc
  2. 2.
    kesinlikle psikolojik terapi sayılabilecek gidilen yerde kendisini bekleyen olaylar ve insanlara göre zevk alınan yada sıkıntı duyulan gece sabaha karşı herkes sessizce uyurken şiirimsi bir tadı olan yolculuk yapma şekli.
    2 ... west
  3. 3.
    en sevdiğim yolculuk türüdür. hastasıyımdır. bir zamanlar okuldan dönerken, okul bittikten sonra ziyaret için okula giderken, askerden dönerken *keyifli anılara kucak açar. müzikle güzel gider, molada çay sigara yaparken, diğer yolcuların tavır ve triplerini irdelemeler kuul takılmalar (bkz: otobüs yolcularının zengin ve gün görmüş tribi atmaları) falan fişman, kısacası hoştur.
    1 ... en bedevi c
  4. 4.
    yersizlik hissini en iyi yaşatandır.ne geride olma isteği ne de ileri varma amacı vardır.sonzuza dek o loş ışıkta uykuyla uyanıklık arası bulanık halde duygu boşluğunda dolanma arzusu bünyeyi sarmışır.hiç bitmesin denilendir.
    4 ... ziba dudu
  5. 5.
    en zevkli uykunun yaşandığı yer olmasına rağmen, uyandığınızda başınızın yanınızda ki herifin omzunda olması yada ağzınızdan akan salyaların gömleğinizde küçük çaplı bir göl oluşturması otobüs yolculuğunun kötü yanlarıdır.
    5 ... umberto da silva junior
  6. 6.
    mekansızlığı çağrıştırır.
    1 -1 ... cyqne
  7. 7.
    eğer uzun bir otobüs yolculuğuysa ruhu dinlendirir.
    bu yolculukta yalnızsanız, cam kenarında oturmuşsanız ve güzel bir müzik dinliyorsanız, hayal kurmak yada düşünmek için ideal zamandasınızdır.
    (tabi yanınızda sizi rahatsız eden biri yoksa)
    3 ... peizerat
  8. 8.
    Hayattan bir mola almanın en kolay ve güzel mazeritidir. Yolculuktayken zaman ve yer kavramı sizi etkilemez. Uzun ovalar, yüksek dağlar muhatabınızdır. Pencerenizden sadece bakıp geçersiniz. Gündüz molalarında yenilen yemekler, gece molalarında içilen çaylar çok keyiflidir. Artık çaylar şirketten diyen kalmasa da eskiden böyle değildi sizin şirkete yakışmıyor diye anlamsız bir huysuzluk yapması da iyidir. Tutulan boyun, uyuşan ayaklar ile garajlarda bavul kapmaca, servis yakalama, taksi kapma rüyadan uyandıran anne sesi gibi sinir bozucudur.
    ... kimpossible
  9. 9.
    kimileri için bir işkence, kimileri için ise bir şenlik havasında geçebilecek anlardır. kişiye verdiği haz yolculuğun süresiyle doğru orantılıdır. istanbul-rize yolculuğu yapan biri için istanbul-kocaeli seyahati yolculuktan sayılmaz. on iki saatten kısa sürenlere yolculuk denmez, denemez.
    yolculuğun kendi içinde çeşitli kriterleri vardır. şöyle ki..(bir istanbul-rize yolculuğu baz alınmıştır.)
    yazıhanede beklemektesinizdir. her gördüğünüz aracı "acaba benimki mi?" diye karşılarsınız. sonunda sizinki de gelir. alel acele bavullarınızı yerleştirmeye çalışırsınız. "aman ezilmesin, koç dikkat et kırılacak eşya var!" dersiniz. otobüse attığınız ilk adımlar beraber ter, benzin ve bilumum kokuların bileşimi genzinizi acıtır. koltuğunuzu bulur, oturursunuz. dandik bi firmayla seyahat edecek olursanız oturdugunuz koltugun baska bi kişiye daha satılmış olma ihtimali vardır.
    (bkz: lüks karadeniz)
    sonunda yolculuk başlar. manzara güzeldir. sanayii cennetimiz kocaeli doğal güzellikleriyle de gözlerinizi kamaştırmaktadır. derken saaatler geçer ve hava kararır. hemen çantanızdan mp3'ünüzü çıkarır, şarkıları dinlemeye koyulursunuz. lakin bir türlü sesini istediğiniz düzeyde açamazsınız. acaba yanımdaki herif "birader şunun sesini biraz kısar mısın?" der mi diye içiniz içinizi yer. mutlaka yanınıza bi iki mecmua almışsınızdır.
    (bkz: penguen)
    (bkz: uykusuz)
    (bkz: milliyet)
    başlarsınız okumaya. lakin bu bazı bünyelere ters gelebilir. öyle kişilikler vardır ki tek harfe göz atsalar hemen mideleri kalkar.
    (bkz: genco)
    bi an önce akşam olsa da doya doya dışarıyı seyretsem dersiniz. istediğiniz sonunda gerçekleşir. sadece ışıkları sayesinde varlığını anlayabildiğiniz köyler kasabalar, belki hayatınız boyunca bir daha hiç göremeyeceğiniz yerler gözlerinizin önündedir. büyük minettir. "doya doya seyredeyim şu manzarayı" dersiniz. demesine dersiniz ama yolculuğun verdiği yorgunluk ve bi öncekini gecenin uykusuzluğu cezayı keşmiştir size. göz kapaklarınıza söz geçirmek namümkündür. uykuya dalarsınız. derken bi tuhaflık hissedersiniz. "noluyo lan?" demeye kalmadan gözlerini acarsınız. camdan dışarı bi göz attıgınızda lokantayla karşılaşırsınız. jeton geç de olsa düşer. dinlenme tesisindesinizdir. "hay s.keyim böyle şansı!tam da uykunun en tatlı yerinde olmaz ki..." dersiniz. "en iyisi uykuya devam" diyemezsiniz, yemez çünkü. ya kalan yolculuk boyunca tuvaletiniz gelirse? bu korkuya da yenik düşer, it gibi titreyerek de olsa dışarı çıkarsınız. karadeniz'in hırçın dalgalarının yolladığı serinlik bi an olsa da hoşunuza gider. istakamet b.k kokulu tuvaletlerdir. işinizi halleder çıkarsınız. etrafta gözleme+ayran, yarım ekmek döner+cola satan işletmeler görürsünüz. "para tuzağı lan bunlar, ayak üstü adam s.kiyolar!" der, almazsınız. otobüsünüzü bulur, oturursunuz koltuğunuza. başlarsınız seyretmeye güzel denizi, karadenizi...sonra ver elini rize...
    3 -1 ... genco
  10. 10.
    kıçların korkulu rüyası.
    2 -1 ... moostaphius