1. 1.
    Çok güzel masal, ama tarih bilimi böyle bir şey değil lan!

    osmanlı yayılmacıdır ama emperyalist değildir

    Beybi!
    5 -6 ... fistingci sahap
  2. 2.
    yerinde tespit.
    1 -1 ... bittimiacaba
  3. 3.
    Hahahahahahahsiktir.

    islam da barış dinidir zaten.
    7 -3 ... ucan daire baskani
  4. 4.
    neden dinini değiştirsin ki? müslümandan 1/10 vergi alıyor gayrimüslümden 2/10 vergi alıyor. ez win.
    3 ... borulce
  5. 5.
    ing. osmanlı imparatorluk değildir.

    yukarıdaki manaya gelen başlııktır. imparatorluk Empire kökünden geliyor, dolayısıyla emperyalizm de elbette, benim saf evladım.
    3 ... ibni maymun
  6. 6.
    tobii jhonım misal bende bir zencileri birde ırkçıları sevmem.
    5 ... fikrimfirarda
  7. 7.
    tanımı şöyle olan politikanın;

    "Imperialism is a state government, practice, or advocacy of extending power and dominion, especially by direct territorial acquisition or by gaining political and economic control of other areas"

    osmanlı'ya uymadığını söylemek ikiyüzlülükten başka bir şey değildir.

    tarihlerind büyük imparatorluklar olan toplumlar, çok güçlüydük ama demokratik değildik demezler ve bizim de dememize gerek yoktur. bize boşuna barbar demediler, ottoman'dan boşuna nefret edilmiyor. zamanın gereği öyleydi, onlar bizi değil biz onları fethettik.

    kimin tespiti lan bu? ben ilk 2 entryi göremiyorum, donuzladıklarımızdan bazıları ya da biri olsa gerek.
    1 ... kurt baltasi
  8. 8.
    Osmanlı imparatorluk değildir anlamına gelen saçma sapan bir önerme. Yayılmacı ile emperyalist Aynı şey demek zaten.

    Her imparatorluk gibi osmanlı da yayılmacı ve emperyalistti. Kafirleri cizyeye bağlar ve onların yaşamsal haklarını kısıtlardı.

    Buyrun murat bardakçı'dan dinleyin:
    ~~
    Hoşgörü, bu topraklarda hiçbir zaman vârolmadı
    Malatya'da yaşanan vahşetin hemen ardından, son senelerde moda olan hoşgörü, mozaik ve diyalog gibisinden kavramlar yeniden dillere düştü.
    Şimdi bilen bilmeyen herkes geçmişten örnekler veriyor, daha doğrusu verdiğini zannediyor, "Biz bir zamanlar hoşgörülü bir toplumduk, diğer dinlerin mensuplarına hiçbir şekilde müdahale etmezdik, herkes inancında hürdü" diyor ve feryâd ediyor: "Bize ne oldu da bu hâle geldik?"
    Bütün bu yakınmaların ve soruların, konuya pek vâkıf olmayanları şaşırtacak mahiyette tek bir cevabı var: Hoşgörü, bizde hiçbir zaman vârolmadı!
    Unutmayalım: Tarihi olaylar, meydana geldikleri zamanın şartlarına göre değerlendirilirler. Bundan asırlarca önce yaşanmış bir hadiseyi bugünün kavramlarıyla yorumlamaya kalktığınız takdirde yanlış neticelere varırsınız.
    Eski ile yeniyi aynı potaya koyan bir örnek vereyim: "Fatih Sultan Mehmed büyük bir devlet adamı olsa idi, Türkiye'ye demokrasiyi getirirdi" gibisinden bir düşünce baştan aşağı saçmadır. Zira, Fatih, bu iddia ile döneminde varolmayan demokrasi kavramını uygulamamakla suçlanmaktadır.

    ALÂKASIZ KAVRAMLAR
    Benzer hataları, son senelerde çok fazla yapar olduk.
    "Osmanlı'nın hoşgörülü olduğu, gayrımüslimlerin devletin en yüksek mevkilerine kadar getirildiği" şeklinde sık sık ortaya atılan iddia da, işte bu hataların başında geliyor.
    Osmanlı Devleti bir imparatorluk idi, Türkiye Cumhuriyeti ise milli bir devlettir. imparatorluklar ile milli devletler birbirlerinden tamamen farklı sistemlerdir ve imparatorlukların milli devlet kavramlarıyla değerlendirilip yorumlanması büyük hatalara yolaçar.
    Şimdi, günümüzdeki hoşgörü, mozaik ve diyalog sözlerini bu kural çerçevesinde değerlendirelim:
    * Bir imparatorluğun temelinde, çokuluslu olması yatar ve bugün din hürriyeti zannedilen serbestlik, imparatorluklarda olağan bir durumdur. Osmanlı imparatorluğu'nda gayrımüslimlerin devletin yüksek makamlarında görev almaları milli devlet olmamanın ve çokulusluluk kuralının neticesidir, dolayısı ile de hoşgörü ile hiçbir alâkası yoktur. imparatorluklarda hâkim bir millet hep mevcuttur, Osmanlı Devleti'nde hâkimiyet Türkler'e aittir ama, diğer dinlere ve milletlere mensup olanların yüksek görevlerde bulunmaları da imparatorluğun tabiatı gereğidir.
    * Dolayısıyla, Osmanlı döneminde gayrımüslimler yahut Araplar gibi Türk olmayan kişilerin yüksek görevlere getirilmeleri normal uygulamalardır. Bu uygulamaların hoşgörü yahut mozaik gibisinden alâkasız kavramlarla değerlendirilmesi, yanlıştır.

    DiN DEĞiL, PARA!
    * Osmanlı'da Hristiyanlar'ın ibadetlerinde serbest bırakılıp islamiyet'e geçmeye zorlanmamalarının sebebi hoşgörü falan değil, sadece paradır! Gayrımüslimlerin ödediği haraç ve cizye adındaki yüksek vergiler hazine için asırlar boyunca önemli bir gelir kaynağı olmuştur, bu vergiler bütün islam devletlerinde vardır ve hiçbir devlet böylesine büyük bir geliri kaybetmek istememiştir.
    * Uydurmamıza, kıvırmamıza ve eğip bükmemize gerek yok: Osmanlı döneminde Hristiyanlar için konmuş birçok yasaklar vardır. Meselâ şehirlerde atla gezememiş, yüksek bina yapamamış ve çanlarını kilise duvarının dışından işitilecek şekilde çalamamışlardır. Hattâ, bazı devirlerde sokağa ayaklarına çıngırak takarak çıkmak zorunda bile bırakılmış, belli renklerde elbise giymeleri bile yasaklanmıştır.
    * Eski asırlarda bu topraklara şimdi Pax Ottomana yani Osmanlı Barışı denen bir sükûn hakimdir ama barışın kaynağı karşılıklı anlayış yahut hoşgörü değil, devletin gücüdür. Devletin kuvvetli olduğu devirlerde ister Müslüman, ister Hristiyan olsun, teb'adan hiç kimsenin din bahanesiyle bile tek söz etmesine izin verilmemiştir.
    Sözün kısası: Hoşgörü, bu topraklarda hiçbir zaman vârolmamıştır, dolayısıyla şimdi söylediklerimiz sadece kendimizi kandırmaktan ibarettir.
    ~~
    4 -1 ... marjinal turk fasisti
  9. 9.
    He he ingilterenin sömürgesi afrika
    Osmanlının ki balkanlar
    (bkz: yeniçeriler).
    ... marshal walter model
  10. 10.
    aslımızdan utanmamıza gerek yok osmanlı emperyalist bir devletti.
    4 -3 ... galiyevsultan