1. 1.
    ...flash tv'de kendi yazıp yönettiği(?) bildiğimiz adıyla sarı bıyık'ın onur ünlü elindeki halidir.

    Öncelikle belirtmek gerekir ki film bir çok konuda bok gibidir. istenen de budur zaten. Gerçek kesit gibidir. Çok kaliteli oyunculara rağmen durum budur.

    Rıza psikolojik hastalığı olan bir kişidir. bununla başa çıkmak için dünyayı olduğundan farklı görmeye çalışır kafası. kardeşini öldürür. Annem öldürdü, ben yapmadım der. sevdiği kadınla konuşamaz. iş yerine kadar takip eder ve serpil'i işe bıraktım der. Kendisiyle tek başına yüzleşemeyip bunu başkalarına atar.

    onur ünlü yalnızlığı oldukça farklı ele alır. Recep ivedik hakkındaki sözleri yapısökümcülüğe yatkın olduğunu gösterir. sarı bıyık da yalnızlığını yok etmek için yollar aramaktadır. annesinin ölümü bu derin sorgulamayı artırır.

    onur ünlü izlemek ve çok güzel demek popüler kültürün bir parçası olduğu için anlayan, anlamayan herkes yere göğe koyamıyor. film bok gibi derseniz dışarıda size oradaki sanatı görmenizi isteyecekler. Adam sizinle dalga geçiyor. "Elektrik gidince yok olan bir şeye (sinema) bu kadar bel bağlayamayız." diyen adamdan bahsediyoruz.

    daha önce belki de hiç bir filmde olmadığı kadar çok bunalttı beni. Türkiyeye özgü alakasız ev içi tasarımlar film boyunca oldukça belirgin. evin karşıdan çekiminde kaldırımın asimetrik hali insanı çileden çıkarıyor. basık sokaklar, sığ esnaf, dul kadın imgesi... Filmin sonunda dediği gibi manyak heryerde. Hatta aynada bile
    ... dehumanized
  2. 2.
    bir filmin sonunu getirmediğim pek nadirdir ama bunu 10. Dakikasında kapattım. Fikir senaryo sinemtografi... hiçbir açıdan değerlendirilemeyecek vasat bir film.
    ... buyukiskender