1. 1.
    bir bulutsuzluk özlemi şarkısı.

    Oniki kişi saydım,
    Üç de sokak köpeği saydım,
    Üşümüş,
    Biri dişi.
    Yağmur yağıyordu,
    Soğuk bir rüzgar esiyordu
    Üsküdar Meydanı'nda,
    Herşey ıpıslaktı.
    Saat geceyarısını çoktan geçmişti,
    Saat geceyarısını çoktan geçmişti,
    Ezan okunurken elli hoparlörden,
    Yani gün ışırken birden,
    Gökgürültüsüne benzer bir sesle otobüs geldi
    Oniki kişiydik, itiştik, didiştik, apar topar bindik.
    Sefer tasları taşıyorlardı, vardiyacıydılar.
    Herşey kurulu bir saat gibiydi, yerleri belliydi.
    Olağan dışı olan, orada bulunan yağmur ve bendim.
    Kentin o geceki vukuatlarından habersizdik hepimiz.
    Buğuluydu camlar, paltolar ıslak, otobüs soğuktu.
    Biri ıslak bir kitap çıkardı,
    Sayfalarını usul usul açtı,
    Okuduğu kitabının adı
    "Felsefenin sefaleti"ydi.
    Buğuluydu camlar, paltolar ıslak, otobüs soğuktu.
    Camı sildim, dışarı baktım, bayraklar var,
    Bush gelmiş.
    Sokak köpeklerinin donuk gözlerini gördüm,
    Gözgöze geldik.
    Motor gürledi, sarsıldı teker,
    Çarkıfelek döndü.
    Biri ıslak bir gazete çıkardı,
    Çıplak kadınların resmine baktı.
    Arka sayfadaki küçük bir haber
    Biri diğer oniki kişiyle ilgiliydi,
    Onlar ölü olarak ele geçirilmişti.
    1 ... impayatoy
  2. 2.
    (bkz: oniki dev adam)
    ... koko
  3. 3.
    bulutsuzluk özlemi şarkısıdır.
    ... yasakani
  4. 4.
    3 takım halinde okey oynayabilecek kişi sayısıdır.
    1 ... komplikasyon
  5. 5.
    taraftarı mükemmel olan futbol takımları için de kullanılır .
    ... gerko
  6. 6.
    oniki kişi saydım,
    üç de sokak köpeği saydım,
    üsümüş,
    biri disi.

    yağmur yağıyordu,
    soğuk bir rüzgar esiyordu
    üsküdar meydanı'nda,
    hersey ıpıslaktı.

    saat geceyarısını çoktan geçmişti,
    saat geceyarısını çoktan geçmişti,

    ezan okunurken elli hoparlörden,
    yani gün ışırken birden,
    gökgürültüsüne benzer bir sesle otobüs geldi
    oniki kişiydik, itiştik, didiştik, apar topar bindik.

    sefer tasları taşıyorlardı, vardiyacıydılar.
    herşey kurulu bir saat gibiydi, yerleri belliydi.
    olağan dışı olan, orada bulunan yağmur ve bendim.
    kentin o geceki vukuatlarından habersizdik hepimiz.
    buğuluydu camlar, paltolar ıslak, otobüs soğuktu.

    biri ıslak bir kitap çıkardı,
    sayfalarını usul usul açtı,
    okuduğu kitabının adı
    "felsefenin sefaleti"ydi.

    buğuluydu camlar, paltolar ıslak, otobüs soğuktu.
    camı sildim, dışarı baktım, bayraklar var,
    bush gelmiş.
    sokak köpeklerinin donuk gözlerini gördüm,
    gözgöze geldik.
    motor gürledi, sarsıldı teker,
    çarkıfelek döndü.
    biri ıslak bir gazete çıkardı,
    çıplak kadınların resmine baktı.
    arka sayfadaki küçük bir haber
    bir diğer oniki kişiyle ilgiliydi,
    onlar ölü olarak ele geçirilmişti.
    -1 ... chanson de roland