bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. .
    Ölüme çok yaklaşanların hayatlarında daha sonra çok büyük değişiklikler oluyormuş.. Çok büyük ama olumlu değişiklikler..
    Dr. Melvin Rose, bir Amerikalı bilim adamı..
    Çok ağır hastalıklar geçirmiş insanları incelemiş.. Özellikle çocukluklarında ve gençliklerinde ölüme çok yaklaşanları..
    "Yaşama şansı kalmadı" denecek kadar hastalanıp geri dönenleri.. Herhangi bir sebeble, kalbi durup, nefesi kesildikten sonra tekrar yaşama döndürülenleri..
    Yıllar yılı incelemiş.. Bu konuda üç kitap yazacak kadar incelemiş..
    Ölüme çok yaklaşanlar adını verdiği gurupla, hayatında hiçbir ciddi hastalık geçirmemiş ikinci gurubu mukayese etmiş, çalışmalarının sonunda..
    Ve öyle ilginç şeyler bulmuş ki..
    Son kitabında ölüme çok yaklaşmanın insanda çok özel ve çok önemli değişikliklere sebeb olduğunu anlatıyor.
    En önemli bulgusu..
    Ölüme çok yaklaşanlar, artık ölümden korkmaz oluyormuş. Kalbi durup, nefesi kesilenler, yani kısa süre de olsa, klinik olarak ölenler "Şimdi biliyorum ki, öbür taraf burdan güzel" diye açıklıyorlarmış, ölümden korkmama sebeplerini.
    Ölüme çok yaklaşanlar, hayattan çok daha fazla tad alıyor, yaşamın keyfini çok daha fazla çıkarıyormuş.
    Bu gruptakiler, yaşamları boyu hiçbir ciddi hastalık geçirmemişlere göre, sosyal bakımdan çok daha aktif, çok daha hareketli oluyor, günlerinin hemen her saatini bir şeyle dolduruyorlarmış.
    Ölüme çok yaklaşanlar, fiziksel bakımdan da daha iyi durumda imişler. Yedikleri, içtikleri şeylere daha çok dikkat ediyor, daha sistemli spor ve egzersiz yapıyorlarmış.
    Dr. Morse " Ölüme çok yaklaşmış insanlar, daha fazla enerji dolu ve hayata daha aşkla ve şevkle bağlı, daha sıkı çalışma dürtüsüne sahip, öfke gibi olumsuz duygulardan olabildiğince uzak oluyorlar" diyor.
    Dr. Morse'un bulguları ile ilgili yazıyı okurken, 1973 yılını hatırladım.. Ölümle burun buruna yaşadığım bir yılı..
    Birbiri ardına gelen ameliyatlar ve mide kanamaları ile 39 kiloya düşmüşken, bir sarılığa yakalanışımı.. Doktorların anlayamadıkları bir sebeple bir gün bağırsaklarımın çalışmasının aniden duruşunu.. Doktorların tüm tedavi çalışmalarına, vücudumun cevap vermeyişini..
    O gece, bütün akraba ve dostlar hastanede baş ucumda idiler, "Beni ne kadar çok seven var" diye düşünmüştüm, hepsinin birden aynı gece hastanede neden toplandıklarını düşünmeden..
    Meğer doktorlarım aileye haber salmışlar.. "Son bir defa görmek isterseniz, bugün gelin. Yarına çıkma şansı, yüzde 3 falan.." diye.. Ertesi güne çıktım.. Kendi kendine duran bağırsaklarım, gene kimsenin anlayamadığı şekilde gece yarısına doğru kendi kendine ve yeniden çalışmaya başladığı için.
    O gece ölümden, üç ay sonra da hastaneden çıkıp, hayata, döndüm..
    Dr. Morse'u okurken, 1973 öncesi ve bugünkü yaşamımı ve düşüncelerimi karşılaştırdım, kendi kendime..
    Doktor haklı..
    Doktorun deneyim, araştırma ve gözlemlerini yaşamış biri olarak söylüyorum, doktor haklı..
    Ölümden döndükten sonra insan yaşama çok daha farklı bakıyor.. Keşke bu farklı bakışı, bu ağır ve çok tehlikeli bedeli ödemeden yakalayabilsek..
    Yakalayabilseniz..
    Benim başkalarından, üstelik benden de ileride olması gereken başkalarından daha keyifli, daha mutlu oluşumun, "Ölüme çok yaklaşmış olmam"dan kaynaklanması, ne kadar üzücü ve ürkütücü."

    hıncal uluc
    ... mulayim