1. 1.
    ilginç bir durumdur. adam haçlı seferlerini ya da amerika'nın yaptıklarını örnek gösterip hristiyanlık tü kaka diyor. Başka birisi müslümanların yaptıklarını örnek verince de hemen onlar islam'ı yanlış anlıyor diye kıvırıyor.

    Tamam o zaman o haçlı seferlerini yapanlar, o ıraklıları katledenler de hıristiyanlığı yanlış yorumluyor. Hristiyanlık aslında barış ve hoşgörü dinidir diyelim biz de o zaman.

    Diğer dinlere inananlar nedense hiç dinlerini yanlış anlamıyor ama bir tek müslümanlar yanlış yorumluyor. Yersen.
    1 -5 ... has kemalist
  2. 2.
    - ama ayetler?
    - yanlış anlaşılıyor
    - hadisler var
    - yanlış anlaşılıyor
    - islamiyet?
    - o da yanlış anlaşılıyor
    - dinin nedir?
    - müslümanım ben islamı doğru yaşıyorum.
    - tamam.
    2 -1 ... rootz
  3. 3.
    dinlerdeki sorun, dinleri yorumlayanların toplumları yönlendirmesi. her dinin içinden çıkan alim, hoca, üstad denilen adamlar dine kendi yorumlarını, bazen kendi ve o yönetimin siyasi çıkarlarını katarak insanları yönlendiriyorlar. aslında kutsal kitaplarında çok sayıda barışı öngören şeyler geçer. örneğin incilde ne mutlu barışı sağlayanlara diye bir bab var. ya da kuran da, tevratta. savaş durumları ise genelde savunma ya da zoraki durumlarda gösterilen bir referans. ancak din, siyasi olarak kullanıldıkça, onları yorumlayanların da bir propaganda aracı olmuştur her zaman. her dinde böyle. geçen başka bir başlıkta verdiğim örnek gibi, protestanlığın babası olan martin luther, o dönem türklerin avrupaya akınlarından yola çıkıp hıristiyanlığın en önemli hedefinin türkleri yok etmek olduğunu, türklerin şeytanın askerleri olduğunu söyler. yani dini bir siyasi araç olarak kullanır. osmanlı'da da savaşlar için şeyhulislamlardan fetva alınır. yine safevi'de bir i şii mezhebini siyasi olarak kullanırken fars-sasani (şuubiye hareketi) doktrinlerini kullanılır. ya da rus çarları, kutsal yerler denilen kudüs için osmanlı ile büyük problemler yaşar, tarihte eflak boğdan ve kırım savaşlarının çıkma sebebi tamamen rusların kudüs'te hakimiyet istemesi, osmanlı'nın ortodoks tebaasını kendi emirlerine verilmesi üzerine yaşanan gerginlikle çıkar (prens mençikof u araştırırsanız görürsünüz). aynı dönem fransızlar kudüs'te katolik egemenliği ister. kiliseden icazet alır. yine bugünün israil'i, vaadedilmiş topraklar denilen arzı mevud konusunu yorumlarken, nil ve fırat arası diye etiketler ancak tevratta bahsedilen bu bölge, ibrahimin çocuklarına (arap, musevi vb. tüm halklar) kastedilir, yani ibrahimi dinler ve halkları referans verir. ancak zamanla bu israil'in bir dini siyaset şeklinde uygulaması olarak doktrin haline gelir. oysa yahudilere gösterilen topraklar sina çölü dolaylarıdır, ki kudüs için bile el toprakları diye işlenmiştir. ya da günümüzde sünni-selefi akımların (el kaide, ışid vb.) dini yorumların terörü meşru kılacak şekilde refleksler göstermesi, ırak işgalinde şii alimlerin işgali meşru göstermek için fetvalar vermeleri, suriye'de yönetime ayaklananlara karşı tecavüzü serbest bırakan fetvalar(cumhuriyet müftüsü), trump'ın 100 milyon evangelistten oy almak için beyaz saray'da ayinler düzenlemesi, medvedev'in kilisede özel çan sesleri ile çar gibi karşılanması, putin'in ürdün'e kilise açmaları, rus papazların suriye savaşı'na giden uçakları ve silahları kutsaması gibi örnekler çoğaltılabilir. yani orta çağ dünyasının bazı gelenekleri bugün de devam ediyor. yani gerek semavi dinler, gerek yerel dinler yorumlanırken o işin teologları ya da ruhbanları siyasete yön vermek için kendilerince yorumlamaktan çekinmezler. öyle olmasaydı dinler bu kadar mezhepli, tarikatlı olmazdı.

    not: ateist-ül fışfış.
    ... daikokuten
  4. 4.
    diğer dinlerde anlaşılmayan yerler düzeltilmişse demek ki :/
    -1 ... mellorine
  5. 5.
    Bakıyorum kafalar pırıl pırıl.
    ... yok herif