1. 1.
    "önemli olan güçlü olmak değil, güçlünün gücünden korkmamayı bilmektir." diyen YEVGENi YEVTUŞENKO'nun nazım hikmet'e yazdığı şiiridir.

    Usanınca gerçeklerin yalanından,
    kaygan, yüzsüz baskıdan,
    tunç Nâzım'ı anımsarım
    ve sesin
    biraz hançerimsi :
    "Merhaba kardaşım...
    Ne o, neden yüzün asık öyle
    Boş ver!
    oksa şiir mi takıldı bir yerde?
    Gel, birlikte bitirelim.
    Paran mı yok?
    Bakarız bir çaresine, dert değil.
    Kız mı?
    Aldırma bulunur..."
    Oysa asıl kendisinde var bir şey,
    içini kemiren
    yüz çizgilerinden dehşetle akan :
    "Hepsi iyi de,
    şu yürek ağrısı...
    adam sen de
    ağrıyadursun, yaşıyoruz ya..."
    Kimisi için şiir bir roldür,
    Kimisine bir dükkân,
    kazançtır.
    Onun içinse ağrıdır şiir,
    rol değil.
    Nâzım'ın yüreği de ağrıdı durdu işte.
    Üzerine titreyen doktoru bir gün,
    hani pek de güvenemeyerek,
    tenbih etmişti bana :
    "Bakın" demişti,
    "Keskin konulardan kaçının ki
    ağrımasın Nâzım'ın yüreği..."
    Hey gidi doktor...
    Hastanız gitti.
    Yaramadı çabalarınız.
    Yüreğiyse onun
    gizli gizli çarparak
    sürdürdü ağrısını
    ölümünden sonra da.
    içimdeki acı için ağrıyor,
    Türkler için, Ruslar için ağrıyor,
    kendisi gibi mapusta özgür olanlar için
    özgürlükte mapus gibiler için ağrıyor.
    Hapisane acılarıyla yanan o yürek
    - ölümden sonra bile -
    dinlemiyor doktorları,
    korkak olduğumuz zaman ağrıyor.
    neme gerek dersek ağrıyor.
    onun gibi açık yürekle :
    "Merhaba kardaşım..."
    diyemezsek ağrıyor...
    Varsın ağrısın
    hepsi için yüreklerimiz,
    tek ağrımasın Nâzım'ın yüreği.
    1 ... jikase
  2. 2.
    Yevgeni YEVTUŞENKO bu yüreğe en güzel bakan insanlardandır;

    Usanınca gerçeklerin yalanından,
    kaygan, yüzsüz baskıdan,
    tunç Nâzım'ı anımsarım
    ve sesini
    biraz hançerimsi :
    "Merhaba kardaşım...
    Ne o, neden yüzün asık öyle
    Boş ver!
    Yoksa şiir mi takıldı bir yerde?
    Gel, birlikte bitirelim.
    Paran mı yok?
    Bakarız bir çaresine, dert değil.
    Kız mı?
    Aldırma bulunur..."
    Oysa asıl kendisinde var bir şey,
    içini kemiren
    yüz çizgilerinden dehşetle akan :
    "Hepsi iyi de,
    şu yürek ağrısı...
    Adam sen de
    ağrıyadursun, yaşıyoruz ya..."
    Kimisi için şiir bir roldür,
    Kimisine bir dükkân,
    kazançtır.
    Onun içinse ağrıdır şiir,
    rol değil.
    Nâzım'ın yüreği de ağrıdı durdu işte.
    Üzerine titreyen doktoru bir gün,
    hani pek de güvenemiyerek,
    tenbih etmişti bana :
    "Bakın" demişti,
    "Keskin konulardan kaçının ki
    ağrımasın Nâzım'ın yüreği..."
    Hey gidi doktor...
    Hastanız gitti.
    Yaramadı çabalarınız.
    Yüreğiyse onun
    gizli gizli çarparak
    sürdürdü ağrısını
    ölümünden sonra da.
    içimdeki acı için ağrıyor,
    Türkler için, Ruslar için ağrıyor,
    kendisi gibi mapusta özgür olanlar için
    özgürlükte mapus gibiler için
    ağrıyor.
    Hapisane acılarıyla yanan o yürek
    - ölümden sonra bile -
    dinlemiyor doktorları,
    korkak olduğumuz zaman
    ağrıyor.
    neme gerek dersek
    ağrıyor.
    onun gibi açık yürekle :
    "Merhaba kardaşım..."
    diyemezsek ağrıyor...
    Varsın ağrısın
    hepsi için yüreklerimiz,
    tek ağrımasın Nâzım'ın yüreği.
    ... memosh usta