1. 1.
    Mustafa Kemal’in iTC(ittihat ve terakki cemiyeti) üyesi olduğu, ancak Enver Paşa ile çekişmesi yüzünden kenarda kaldığı konusunda artık şüphe yok. iTC ve Millî Mücadele’nin önderlerinden Ali Fethi (Okyar) Bey kendisinin ve Mustafa Kemal’in ittihat ve Terakki Cemiyeti’ne girişini şöyle anlatır: “Benim cemiyete girişim, Manastır Kolordusu’nda vazifeli ismail Hakkı Bey aracılığı iledir. Enver, Cemal beylerle, daha sonra Şam’daki vazifesinden Selanik’e gelen Kolağası Mustafa Kemal’in girişleri de aynı kanaldan oldu. Benim, Mustafa Kemal’in, Cemal’in ve diğer bazı arkadaşların ordu kurmay kadrosunun kilit noktalarında oluşumuz subaylar arasında cemiyetin benimsenmesine geniş ölçüde yardım etti.”

    Bir başka ittihatçı Hakkı Baha (Pars) Bey’e göre ise Mustafa Kemal iTC’ye 29 Ekim 1907’de Hakkı Baha’nın Selanik’teki evinde yemin ederek üye olmuştu; üyelik numarası ise 322’di. Millî Mü­cadele yıllarında ve Cumhuriyet döneminde Mustafa Kemal’in en yakınlarından olan Falih Rıfkı (Atay) göre de Mustafa Kemal 1909’daki iTC Kongresi’ne Bingazi (veya Trablusgarp) delegesi olarak katılmıştı. Kendisi de iTC üyesi olan ismet (inönü) Bey, Mustafa Kemal’in iTC nüfuzluları arasında Fethi Bey’le beraber ayrı bir grup teşkil ettiğini iddia eder. Şevket Süreyya (Aydemir), Mustafa Kemal’in Selanik Şubesi’nin yöneticisi olduğunu; Mustafa Kemal’in Cumhurbaşkanlığı sırasında sekreteri olan, tarihçi Yusuf Hikmet (Bayur) ise daha ileri giderek iTC’nin Genel Merkez üyesi oldu­ğunu ileri sürer. Mustafa Kemal bu iddialar hakkında konuşmaz ama Ekim 1918’de, iTC’nin kapatılmasına karşı tedbir olarak kurulan Osmanlı Hürriyetperver Avam Fırkası’nın yayın organı olan Minber gaze­tesinde “Mensup olduğum ittihat ve Terakki için öylesine çirkin ve haksız bir neşriyat başlamıştı ki, bunları cevapsız bırakmak ve sükûtla karşılamak mümkün değildi...” diye yazması; 1919’da Pera Palas’ta görüştüğü ingiliz istihbarat görevlisi Rahip Frew’e “Başlangıçtan çok zaman sonrasına kadar ben de bu cemiyet içinde bulundum” demesi ya da 15 Nisan 1923 tarihli Hakimiyet-i Mil­liye gazetesinde çıkan bir mülakatında “Vaktiyle zaten bir çoğu­muz o Cemiyet’in müessisi (kurucusu) veya azasından (üyesi) bu­lunuyorduk” demesi bu iddiaları doğrular niteliktedir.
    ... imperium turcicum