bugün

emperyalizmin yenilebileceğini göstermesi açısından sadece türkler için değil bütün mazlum milletler için çok ama çok büyük insan...

ne mutlu türküm diyene sözünü daha anlamlı hale getirmiş büyük türk. iyi ki türk.
cumhuriyetin kurucusu.
dünyanın en büyük adamı/lideri...
türkiye cumhuriyetinin kurucusu ulu,önder kişi.Türk milletinn varlığının korunmasını sağlamış,bizi sömürmek için can atan tüm avrupayı topraklarımızdan def etmişi,türk milletine azim ve özgüven vermiş büyük kişilik.
(bkz: ulu önder)
sembolümüz,babamız,idolümüz,türk'lükle övünmek için yegane sebep.

(bkz: ne mutlu türk üm diyene)
(bkz: lider)
mustafa kemal izmir düşman elinden kurtulduktan sonra şehrin körfeze bakan bir restoranina gider ve bir rakı sofrası kurdurur, içmeye başladıktan sonra garsonu cağırır
_yunan kralı burada rakı içti mi? diye sorar, garsondan "hayir" cevabini alinca ise
_o zaman niye izmir'i isgal etmeye kalkmis der.
ulu önder.
- 7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı. yalnız ve içine kapanık biri olarak yaşamaya, oradan oraya sürüklenmeye başladı.
- 8 yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı. zamanını tarlalarda kargaları kovalayarak geçirdi.
- 10 yaşında, -yüzü kanlar içinde kalacak şekilde- okulun yeni hocasından dayak yedi. ailesi onu okuldan aldı. korku ve sinirden 3 gün evinden çıkamadı.
- 17 yaşında yaşında, hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı.
- 24 yaşında tutuklandı, günlerce sorguya çekildi. 2 ay tek başına bir hücrede hapis yattı.
- 25 yaşında sürgüne gönderildi.
- 27 yaşında, kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisinin de üyesi bulunduğu derneğin çalışmaları ile kahraman ilan edilirken, kendisi hiç önemsenmiyordu. doğduğu şehrin merkezinde rakibi törenlerle karşılanırken, o kalabalık arasında yalnız başına olanları izliyordu.
- 30 yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken, doğduğu şehir düşman eline geçti.
- 30 yaşında, amiri onu kendisinden uzaklaştırmak için, başka göreve atanmasını sağladı. yeni görevinde fiilen işsiz bırakıldı. aylarca boş kaldı.
- 37 yaşında böbrek hastalığından viyana'da 2 ay yalnız ve hasta yattı.
- 37 yaşında, komutan olarak yeni atandığı ordu dağıtıldı.
- 38 yaşında, savunma bakanı tarafından görevinden alındı.
- 38 yaşında, bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi bile yoktu. ve başkasından bir redingot ödünç aldı.ayrıca cebinde sadece 80 lirası vardı.
- 38 yaşında kendisi için tutuklama kararı çıkartıldı.
- 38 yaşında, en yakın beş arkadaşından üçü, onun kongre temsil heyetine üye olmaması için oy kullandı.
- 39 yaşında idam cezasına çarptırıldı.

- 42 yaşında tc cumhurbaşkanı oldu.
bu gunumuzu saglayan.

edit: bu cümlenin sonuna, sorgulayıcı ve şüpheci bir bakış açısını yansıtma amacıyla, parantez içinde bir ünlem işareti konmuştu. ama sözlüğe uğramadığımız süre zarfında moderasyon kendi kendine izafe ettiği bi hakla olsa gerek, bu ünlemi silme ihtiyacı duymuş.

burdan kendilerine tavsiyem baskıcı, iç istihbaratı gelişmiş, rejim karşıtı seslerin gerekirse kanla ve işkenceyle susturulduğu bir ülkeye 15-20 günlük bir ziyarette bulunmaları. misal suriye. cidden yaptıklarının ne kadar tatsız ve hayatın tadını kaçıran bir gereksizlik olduğunu farkedecekler eminim.

türkiyede bu durum mevcut evet. ama günlük yaşantımızda iliğimize kadar hissetmediğimiz için oryantal bir umursamazlıkla bunu görmezden gelebiliyoruz. ama ben bu konuda hassaslaşmış bir insan olarak rahatsız oluyorum bu durumdan.

özgürlüğü tanımladığınızda o artık özgürlük değildir. bırakın kendi haline..
bi yanlislik olmus galiba. ataturk, osmanli doneminde genel kurmay baskanligi yapmamistir. (bkz: maresal fevzi cakmak)
Dünya barşı için hayatını harcıyan,ektiği demokrasi tohumlarıyla ülkemizi komadan çıkaran Dünyanın sayılı liderlerinden olan kişi.Bugün bitirdiğim sarı zeybek kitabını okuduktan sonrada kendi kendime ne kadar iyi bir insanın torunlarıyız dememi sağlayan kahraman.
(bkz: ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum)
açık konuşmak gerek. kendisinin ingilizce almanca fransızca hayatını sözlerini vs internette bulmak imkansız. ingilizce var sadece ve 1 word sayfası. Ataturkumuzu bizden başka kimsenin tanıma fırsatı yok emin olun...
müdürünün karşısında el pençe duran, parası bitip de ele güne borcu olup köşe bucak kaçıp, her işini yalanla çevirip doğrusu ortaya çıkacak diye üç buçuk atan, ne zaman işeyeceğini bile başkalarına danışan, kendi kararını bile zor veren insanların, her türlü yokluk içerisinden dünyanın bile saygısını kazanmış bir zafer ile koskoca bir devleti kurmanın ne demek olduğunu kafalarında tartamadıkları, koskoca bir ülkenin, milyonlarca insanın sorumluluğunu alıp, savaş yapmanın, sıfırdan ülke kurmanın, her türlü temel taşını yerleştirmenin ne demek olduğunu anlayamayacak kapasitedeki insanların takdir etmedikleri, fakat bir gün gelip de sırtımızda silahları, etrafımızda aç hayvanları gördüğümüzde yine bir atatürk gelsin diye ilk önce onların kıvranacağı, bir daha zor gelir dünyaya denecek ata türk.
dünyada gelmiş gecmiş hiç bir komutan ve ya lider bir savasta atatürk ün bulunduğu kadar zor bir durumdan böyle bir kurtulusa böyle bir zafere ulasmamıstır
aslında bakarsanız yaptığı devrimlri ve reformlarıda hiç kimse bu kadar kısa zamanda üst üste ani ve karalı bir şekilde yapmamıştır bu bakımdanda dünyada tektir
onu ve onun yaptığı büyük şeyleri özetlemeye kalksak bile çok büyük bir zamanımızı alır. onun bize armağan ettiği güzellikler paha biçilemez, elbet kıskananlar, farklı amaçları olupta atatürk yüzünden gerçekleştiremeyenler her zaman olucak ve karalamaya çalışıcaktır. biz kendimizi ve atamızı bildikten sonra yolumuzda emin bi şekilde devam etmeyide biliriz.
dünyaya gelmiş geçmiş en iyi komutan,devlet adamı,lider.... uzayan listede atatürk ün bu ülke ve bu insanalar için yaptıgını o şartlar ve vaziyet altında hiç kimse başaramamış ve dünya ya adını kazımış ve hayatını bu ülkeye adamış yüce insandır.
atatürk ün zekası ve üstün düşünürlügünü kanıtlayan bi konuşma:
atatürk türk develeti kurulduktan sonra bazı devlet adamları ile ülkemizde bir yemek verir.
konuşmalar sürerken, garson elinde birşeylerle içeri gelirken ayagı takılır ve yere düşer. bu durumda tüm devlet adamalrının ilgisi oraya toplanmışken. kimsenin aklına gelemeyecek bir şekilde
m.k.atatürk:'' bu insanlara herşeyi öğrettim ancak sadece uşak olmayı öğretemedim'' der ve zekasının orataya koyar.
(bkz: atatürk ün muhteşem zekası)
anlatılmakla bitirilemeyen ulu insan
yüzyılın tartışmasız dehası.
o bir en büyük türk ve türk milletinin başbuğsu
o bir ilke ve devrimlerinin bekçisi olduğumuz büyük önder
o bir bu cumhuriyeti yaratan büyük lider
o bir türk milliyeçiliği hareketinin öncüsü
o bir laik cumhuriyet kurarak ülkeyi irticai kafalardan temizleyin ulu şahsiyet
o bir iki üç mustafa kemal atatürk
şu sıralarda kimilerinin mevcut başbakanla karşılaştırma gafletine düştüğü liderimiz...
ona şu an bir şey söyleme şansım olsa,şunları söylerdim:
***
yeterince kemiklerini sızlatmadık sanki sana atam,bilmem biz hep böyle mi ödeyeceğiz borcumuzu... huzur içinde yatmanı isterdim ama bizim huzurumuzu kaçıranlar seninde kaçırıyor lakin sen rahat uyu atam... emanet ettiğin türk gençliği yani biz sonun da sonuna kadar milletinin,eserin olan bu vatanın başında olacağız,bütün varlığımızla,her şeyimizi ortaya koyarak...
siyasi hayatı başarılarla dolu olmasına rağmen özel yaşamında aradığı mutluluğu bir türlü tam olarak sağlayamayan büyük önder.zira kurtuluş savaşından beri yanında olan fikriye hanım ile izmir yangını sebebiyle Paşa'yla tanışan ve yeni bir yangına tutulan latife hanım arasında kalmıştır hep.
(bkz: Zeka)
(bkz: Turgut özakman) ın az önce biten ve kanalturk te yayınlanan kitabıyla aynı adlı programında Ata yla ilgili şunları demiştir.Çanakkale savaşından sonra anzak askerlerinin ailelerine artık onlarda bizim evladımızdır.Bizim mehmetçiklerimizle yan yana yatmaktadırlar.*diyebilecek kapasitede bir kişi daha dünyaya gelmemiştir diyerek Atatürk ün ne kadar iyi bir insan olduğunu anlatmaktadır...
Cumhuriyetin ilk yıllarında T.C. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'i 2 haftalığına ziyarete gelen bir gazeteciye, ziyaretinin 5. gününde Türkiyeden ayrılması sonucu diğer gazetecilerin sorduğu "Ziyaretiniz 2 haftaydı ama siz erken gidiyorsunuz bir sorun mu var?" sorasuna,işaret parmağı ile cumhurbaşkanlığını göstererek "Orada öyle bir adam var ki, eğer ben burada bir gün daha kalırsam sanırım bir daha ayrılamayacağım!" dedirten, ulular ötesi tek önder!
insanlığına kibarlığına düşüncelerine hayran olunası lider gerçi sadece hayran olmak yetmiyor onun 15 yılda yaptıklarını biz henüz 83 yılda yapamadık
dünyada çocuklara armağan edilen tek bayramın mimarıdır,kimliğinde türk yazan herkezın borçlu olduğu ulu önderımızdır
insan üstü yetenek ve zekaya sahip,yakışıklı,karizmatik lider.düşmanlarına bile saygıda kusur etmeyecek kadar alçakgönüllü.Türklüğümüz ile gurur duymamızı sağlayacak nedenlerden biri.
yaptigi tek yanli$in o kadar genc 1 ya$ta* olmesi oldugunu du$undugum yuce insan.
(bkz: kelimelerin kifayetsiz kalmasi)
en cesur devrimleri che guevara yaptı diyerek onun tişörtleriyle gezen gençlerimizin daha iyi araştırması, daha iyi anlaması gereken, gelmiş geçmiş en büyük devrimcidir.
70-80 yıl öncesinden günümüze ışık tutarak

ne mutlu türküm diyene

sözü ile pek çok gereksiz tartışmayı bitirmiştir.
bir yemek masasında gosterdigi centilmenligiyle beni bir kez daha kendine hayran bırakan ulu onderimiz... olay su sekilde gelismektedir:

mustafa kemal ataturk, arkadasları ile bir yemekte bulusmustur. yemekler yenmis, sıra sigara keyfine gelmistir. ulu onderimiz ve yanında oturan bayan aynı anda sigaralarını agızlarına gotururler. mustafa kemal ataturk, cebinden bir kibrit cıkarıp yakar, hanımefendi de sigarasını yakması icin ataturk e dogru egilir, herkes atesi bayana uzatacagını beklerken ataturk yaktıgı kibritle once kendi sigarasını, ardından da bayanın sigarasını yakar. masadakiler saskınlık icinde kalırlar. masadakilerden biri sorar:

- efendim, gordum ve cok garibime gitti, acaba neden once hanfendinin sigarasını yakmadınız?

ataturk su sekilde cevap verir:
- cunku kibrit ilk yakıldıgı anda cok zararlı bir gaz acıga cıkarır, hanımefendinin bu gazdan rahatsız olmasını istemedim...
herkes ne alaka dese de fransız ihtilalinin büyük değişimini ve milliyetçilik uzantılarını t.c ile birleştirmiş olan lider. bazılarının kafasına vura vura anlatmak lazım gerekse de onu davullara vurulsa nolur, davul yine davuldur öyle kalır.
musul ve kerkük için elinden geleni yapmış ama inönü'ye kadar herşeyiz mükemmel olduğu devrin yöneticisi.
başımızdakilerin ve tüm türk toplumunun saygı ve sevgiyle andığı ,iş yaptıklarını yapmaya gelince ya onun adını kullandığı ya da yerden yere vurduğu ,ne yazık ki bir daha onun gibi ya da ona benzer bir liderin artık gelmeyeceğini anladığımız önderimiz. şu anda burdaysak bu sözlükte yazıyorsak,hayattaysak,milletimizle vatanımızla biz olmakla öğünüyorsak onun sayesindedir.ne desek bostur kelimeler kifayetsiz kalmaktadır...
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ulu önder, vatan için hayatını harcamış, ileri görüşlü, üstün, saygı değer, zamanında şimdi bazılarının bölmeye çalıştığı bu vatanı bir araya getirmek için insan üstü çaba sarfetmiş kişi. gerçek Türklerin ilham kaynağı, izi sürülesi insan. Allah rahmet eylesin.

Bekleyiş dilekçesi

Neden görünmedin kartal bakışlı
Adalet bozuldu temsilcimiz yok
Kimin aklı bir karış havada
Hergün karamsarız sevincimiz yok

Aradım arz ile bütün semayı
Unutmadım gazilerden sormayı
Viran değil ama gönül sarayı
imara yetecek bilincimiz yok

Sözümüz geçmiyor cahil adama
Bir dayı bulanlar çıkmış talana
Öyle muhtacız ki bir kahramana
Gazi Ata'm diye bir öncümüz yok

Himmet et de Tanrım gönder Ata'yı
Çağı yakalarız belki kılpayı
Gelsinde toplasın milli kuvayı
Yetiş artık Ata'm hiç sabrımız yok

Sefer Ali Muştu

ekleme:ne atatürk ne de bir başkası gökten zembille inip türkiye'yi kurtarmayacaktır. o yüzden birlik olup kurtuluşu kendimiz gerçekleştirme amacında olmalıyız.
Her türk insanının yürekten bağlı olduğu bir deha. Özlenen insan.
tek cümle ile: işığın ta kendisi...
çalışıp üretmek yerine mezardan çıkıp gelmesini bekleyen insanları çıkıp gelmesi durumunda tekme tokat dövmesi muhtemel önderimiz.

"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır"
büyüklük sıfatının en çok yakıştığı insandır... yapmış olduğu her harekete, söylediği her söze sirayet etmiştir bu büyüklük.
10 yıl daha yaşasaydı çok şey değişirdi dediğimiz , ulu önderimiz. Onun izinden gitmek her Türk ün borcudur , bu vazife sünnet değil farzdır . Ayrıca tarihin başlangıcından bu gune yetişen en büyük Türk olduğunu düşünüyorum , unutmayalım ki cumhuriyet ilan edildikten sonra bize geçmişimizi hatırlatan ulu önderdir , yoksa şimdi kendimizi arap soyu olarak zannedebilirdik. Ona laf edenleri ekmek çarpsin , kuran çarpsin , araba çarpsin . Onu sevmeyenler , ulu önderin yaşantısını değil bize kattığı değerleri düşünsünler azıcık olsun. Yok Atatürk karıya kıza düşkündü şöyle kız isterdi böyle kız isterdi diye söylentiler hep var,kiAtatürk böyle birşey yapmamıştır , yapsa bile ben buna razıyım ninelerimizi yunan sikeceğine ,Türk sikmiş olurdu. Ayrıca bizim odamıza koymaya tenezzül etmedigimiz , fakat cezayir in özgürlük mücadelesinde ellerde taşınan , özgür genclerin odalarına astığı fransız baskınında cekilen fotoğraflarda ortaya çıkan duvarda ki Atatürk resmilerini , Hindistan bağımsızlığını kazandığı zaman bunu Türklerden örnek aldığını söyleyen Hintli başkanı unutmayalım , Ayrıca Che en büyük devrimcidir diye geezen Genclerde bunu unutmasın ki küba da sayısız Atatürk heykeli wardır bunlardan biride Fidel Castro nun villasınındadır. Son olarak eğer ben buraya yazabiliyorsam , istediğim gibi özgür davranabiliyorsam ve göğsümü gere gere ben Türk üm diyebiliyorsam , ulu önderin sayesindedir. Hepimiz Kemalist gencler olarak onun izinden yürüyelim.
illa ki
herkesin unutamadığı bir sevgilisi vardır.
kendi yolunuzda ilerlerken bir şekilde peşine takıldığınız,
hayatı dibine kadar paylaştığınız.

zaman kavramında ilerlerken karşılaştığınız onlarca, belki de yüzlerce ölümlü arasında farklı bir yere koyarsınız sizde en derin izleri bırakmış olanı.
en dolu dolu yaşadığınızı.
en büyük badireleri aşabilmek için elinizden gelen bütün gayreti sarf ettiğinizi.
birlikte.

onunla birlikteyken yaşadığınız değişiklikleri hiçbir zaman unutmazsınız.

insanlarla iletişim kurma şekliniz, konuşmanız değişir
farkında bile olmadan.
öyle etkiler.

giyim kuşam farklılaşır zamanla.
ona ayak uydurabilmek için değiştirirsiniz en kemikleşmiş alışkanlıklarınızı.
kötü, köhne davranışları terk edersiniz birer birer
onunla birlikte ulaşmak istediğiniz en içten amaçlar için.
dünyanıza yepyeni bir bakış açısı gelir.
sade anlatımla
öyle bir heyecan verir.

en büyük kavgaları onunla edersiniz.
yaşanan bütün güzellikleri onunla pay ettiğiniz gibi.
hiç istemeseniz bile içinizden çıkan bir çıbanbaşı olur
karşı gelir.
ama hayata ve başkalarına onunla bir olup meydan okudukça daha fazla güç alırsınız o aşktan.
birlikte savaşırsınız hayatla.

onsuzken.
yıllar sonra.
bahsi geçtiğinde gönül teliniz titrer,
tüyleriniz diken diken olur.
adını işitmek bile yeter bazen
fizyolojiniz bozulur.
işte o zaman ne demek olduğunu çok daha iyi anlarsınız
yaşanmışlıkların paha biçilemez değerini.

peki ya bu aşk karşınıza çıkan ilk insanla yaşanmışsa?
hayattan alınabilecek her türlü zevkten yoksun hissederken, bir eve, bir işe, bir aileye ait olabilme kavramından tamamen uzaklaşmışken.
umut olduğunu bildiği halde onu göremeyecek kadar yorgun hissederken.
tükenmemek için çaba harcayamayacak kadar tükenmişken.
kimliğinizi kaybetmişken.

işte o zaman aşk destanlaşır.
söz de orada bitmiştir zaten.
anlamsızlaşmıştır.

ve elbet bir gün aşk biter.
zaman acımasızca akar ve
o kadar çabuk tükenir ki...

yeni sevgililer gelir, yeni aşklar yaşanır ama
aynı tat yoktur artık.
hepsinin bir kulbu mutlaka vardır
ve olacaktır.
onun kadar iyisi,
onun kadar az kusurlusu gelmez bir türlü.
gelmediğini gördükçe olmayana daha bir sıkı sarılınır.
yası daha bir özlemle tutulmaya başlanır.

eskaza
çok değerli birisine rast gelinse
"işte onun gibi biri" denilir onun için.
temiz de olsa, özgün de olsa, kıymetli de olsa
yaftasında o vardır.
işte bu yüzden ne kadar derin bir iz bırakırsa bıraksın,
mutlaka hatırlanır ama
onun hatırlandığı gibi hatırlanamaz.
onun anıldığı gibi anılmaz.
onun konuşulduğu gibi konuşulmaz.

ister darılsın, ister gücensin...

zaten mükemmel olsa bile
o olması mümkün değildir.

çünkü
o ilktir.

peki ya bu değeri göremeyenler
ne kadar anlatırsanız anlatın
ne kadar gösterirseniz gösterin
bir türlü algılayamayanlar.

onlara acırsınız.
hatta suçlarsınız,
düşmanınızı kıskandıracakmış kadar sertçe.
onun gibi olamayacaklarını bildikleri için ona çamur atabilecek kadar sefilleşmişlerse,
densizleşmişlerse
bırakın daha fazla güç versinler ona.

yeter ki unutmayın.
kimin ne kadar değer olduğunu.
tüm zamanların en büyük lideri.. zamansız ölümünün ardından türk milletinin öksüz çocuklar gibi ağladığı ve etkileri bugüne kadar sürecek büyük bir bunalımın içine girdiği gerçektir..
MUSTAFA KEMAL HAKKINDA BILINMESI GEREKEN 30 ÖZEL SEY

1."ATA" LAFINI SEVMEZDI

"Atatürk" hitabini ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Baskani bir konusmasinda kullanmis, Mustafa Kemal de çok begenerek soyadi olarak almisti.Kendisine Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoslanmazdi.

2.EN SEVDIGI YEMEK

Manastir Askeri Lisesi yillarindan kalan bir aliskanlikla hayati boyunca en sevdigi yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldi. Tatliya düskün degildi ama cani istediginde çok sevdigi gül reçelini tercih ederdi.

3.EN BÜYÜK HAYALI DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çikip Türk dili ve tarihi üzerindeki çalismalarini genisletmek en büyük hayaliydi.

4.BASUCU KITABI "ÇALIKUSU" YDU.
Binlerce kitabi vardi.Ama bunlarin arasinda bir tanesini hayati boyunca hatta cephede bile basucundan ayirmadi. Resat Nuri Güntekin'in ünlü Çalikusu" romanini hep yaninda tasir, her gün rastgele bir yerinden açar,birkaç sayfa okurdu.

5.KABUL SALONUNDAK. AT YAVRUSU
Atlardan sonra en sevdigi hayvan köpekti. "Fox" adini verdigi köpegi,Gazi`nin yataginin ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düskünlügü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni dogmus bir tayla
annesinin Çankaya Köskü kabul salonuna getirilmesini bile emretmisti.

6.TAM BIR SALON ADAMI
En sevdigi dans valsti. Müzik zevki çesitlilik gösteriyordu.Klasik Bati müzigi disinda Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

7.GÖMLEKLERININ TÜMÜ BEYAZDI
Gömleklerinin hepsi beyazdi. Bu gömlekler ilk yillarda Isviçrede özel olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasina öncülük edebilmek için Beyoglunda bir terziye diktirilmeye baslanmisti.

8.DOLABINDA LACIVERTE YER YOKTU
Takim elbiselerinin tasarimlarini hep kendisi çizerdi.Lacivert takim giymeyi sevmezdi.

9.ÖLÇÜLERI
Boyu 1.74 idi.Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastaliginin ilerlemeye baslamasiyla 46'ya kadar düsmüstü. 43 numara siyah rugan ayakkabi giyerdi.

10.RUMELI SIVESI
Özenli ve temiz bir Türkçe konusurdu. Ancak bazi kelimeleri Rumeli sivesiyle telaffuz ederdi.

11.HAZIN BIR HIKAYE
Hayatinda bir dönem çok önemli yer tutan Mustafa Kemalin evlenmesinden sonra hayatina trajik bir sekilde son veren Fikriye Hanimin mezarinin nerede oldugu bilinmiyor.

12.CUMHURBASKANLIGINDAN SIKILIYORDU.
Hayatinin çogunu geçirdigi savas cephelerinden sonra Cumhurbaskani olarak geçirdigi yillar ona bir tecrit yasantisi gibi geliyor, çok sevdigi halkindan ve sade bir vatandas yasamindan uzaklastigini düsünüyordu.

13.PAPA`NIN TEMSILCISINE ELBISE
Kiyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarinin dini kiyafetleriyle sokaga çikmalari yasaklaninca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milasli eliyle bir koleksiyon hazirlatti.

14.KENDISI TIRAS OLMAZDI.
Sabah kahvaltilariyla arasi hiç hos degildi.Yataktan kalkar kalkmaz odasindaki divanin üzerine bagdas kurarak oturur, günün ilk kahvesini sigarasini içerdi.Bir özelligi de kendi kendine tiras olmamasiydi.

15.DÜZEN TAKINTISI VARDI
evlerde bile egri duran esyalari düzeltmeden rahat edemezdi.

16.HOSGÖRÜLÜ LIDER
Köylünün birinin gazete kagidina sardigi tütünü içmeye çalisirken eli yanmis,"Alin bunu kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmisti.Mahkemeye çikarilacakti. Atatürk olayi dinledikten sonra "Onu mahkemeye vereceginize dogru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi.

17.SIGARA PAZARLIGI
Hastaliginin baslangicinda kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde kaç paket sigara içtigini sormus, Atatürk "sekiz" demisti. Doktor bunu günde bir pakete indirmesi gerektigini söyleyince gülümseyerek
cevap vermisti:"Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacagim".

18."BU NASIL HALKÇILIK?"
Bir sabah milletvekilleri ile trene binmisti.Kondüktörün milletvekillerinden bilet parasi almamasina sasirmis nedenini sormustu.Trenin milletvekillerine bedava oldugunu ögrenince epey sinirlenmis, "Ne de güzel halkçılık ama" demisti.

19."LAIKLIK ADAM OLMAKTIR!"
Ilk mecliste bir oturum sirasinda üyelerden biri laikligin ne manaya geldigini anlamadigini söyleyince Gazi çok sinirlenmis ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermisti: "Adam olmak demektir hocam,adam olmak!"

20.KURBANLARI BAGISLARDI
Gittigi yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sirtini döner yada kesilmelerini engellerdi.

21.YABANCI DILE MERAKI
Askeri lisede ögrenmeye basladigi Fransizca'yi sonraki yillarda gelistirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardi. Konusurken araya Fransizca sözcükler de eklerdi.

22.FASULYESINE POKER
Kumardan hoslanmaz ama arkadaslariyla fasulyesine poker oynardi.Oyun sonunda kazandiklarini iade ederdi.

23.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI
Cephelerde düsmanla gögüs gögüse savasmis biri olarak en ilginç özelligisavas meydanlari disinda kan görünce fenalasmasiydi.

24.KULAKLARI DUYAN TEK KISI.
Fransiz tarihçisi Herriot Ankaraya geldiginde Gazinin kulaklarinin duyuyor olmasina sasirmis anilarinda bunu espirili bir dille anlatmisti:"T.C`de bir tane kulaklari duyan kisi var onu da Cumhurbaskani yapmislar".

25.BIR RICASI BAS AÇTIRDI
Bir gün halk arasinda dolasirken çarsafli bir kadina rastlamis, "Hafiz Hanim benim hatirim için basindaki örtüyü açar misin?" diye sormustu.Kadin bas örtüsünü açarak , Atatürk`ün önünde egildi ve ellerini öptü.

26.BILARDO VE YÜZME
Sportmen kisiligi vardi. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo oynardi.

27.EN BASARILI DERS.
E.itim hayati boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayati boyunca sürdü.

28.YAGCILARA GEÇIT YOK
Yagcila çok kiardi Bir aksm sofrasida kendisine gereksiz sekilde iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti.

29.SON YILBASI GECESI
1937yi 1938e baglayan son yilbasi gecesini Disisleri Bakani Tevfik rustu Aras ile bas basa gecirmisti. O gece dolabindaki bazi elbiseleri bakana hediye etmisti.
30.KÖSKTEKI GUVERCINLIK
Kuslari çok severdi.Çankaya Köskü`nde özel bir bakicinin ilgilendigi güvercinligi vardi.
ulusal egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyen hayran olunası lider
kendinden gecmis bazi insanlarin onu fasist ilan edebildigini gordugum, ne yazik ki artik ona dil uzatmanin da bir tur moda oldugunu uzulerek fark ettigim,* * o olmasa rahatca nefes bile alamayacaklarini goremeyen insanlara cumhuriyet i emanet etmis ulu onder.