1. 1.
    Mustafa Armağa nın dediği gibi bir devlet 150-200 yıl boyunca geriler mi? Amacının tarih öğretmek dışında her şey olduğunu düşündüğüm okullardaki sömürge devleti tarih kitaplarımız ve müfredatımıza göre geriler. Bu 150 - 200 yıllık dönemde osmanlı öyle zavallı bir durumda anlatılıyorki bunun arkasında iyi niyet ve ya aptallık arayamıyoruz. Bu kitaplara göre Osmanlı ordusu ve yeniçeriler dünyanın en zavallı kurumları. Öyle ki Avrupadan teknoloji transferiyle şöyle böyle idare ediyorlar. Sizlerinde öğrencilik yıllarınızdan bildiğiniz gibi üslub hemen hemen böyle. Teknoloji ve yenilik transferi bir zavallılıksa o zaman bütün Avrupa zavallı olmak durumundadır. Çünkü bir devlet , devlet adamı, komutan, usta ve ye her kimse savaş meydanında fark yaratacak bir formasyon, teknoloji - silah, tarz bulup ortaya çıkardığında bunu anında bütün Avrupa taklit transfer etmeye başlardı. Birçok yanlış bilgiyle ve üslubuyla bir kesimin ideolojisini , dogmasını genç beyinlere dayatıp kendi iktidarını sağlamaya çalışan tarih kitaplarımıza göre Nizam ı Cedit ve Asakeri Mansurei Muhammediye ordularına geçme durumunu ve bunların Avrupai bir tarzı taklit etme durumunu da bir geç kalınmışlık geri kalmışlık şeklinde sunmaktadırlar. Ama Avrupa da taklit ve tranfer doğaldır. Bunu yapmakta geç kalan tutucu ordular savaş meydanlarında sonuçlarına katlanmak zorunda kalmıştır. Osmanlı bu ordulara geçmekte geçte kalmamıştır. Çünkü Avusturya - Macaristan imparatorluğıyla yapılan savaşlar çete formasyonuyla sınır savaşları şeklinde cereyan etmekteydi. Ne zaman savaş Osmanlı için şekil değiştirmeye başladı ne zaman yeni bir ordu düzenine ihtiyaç duyuldu o zaman yeni bir ordu kuruldu , yeni bir düzene geçildi . Yani matbaa ve sanayide de olduğu gibi ( hocamızın Avrupanın 50 Büyük yalanı kitabında da bahsettiği değindiği üzere ) ihtiyaç geç hasıl olduğu için Osmanlıya bu Avruapi tarz ordular geç tezahür etti. Yani acizane anlatmak istediğim '' geç kalmışlık, geri kalmışlık '' durumundan değil. Neresinden tutsan elinde kalacak tarih müfredatımızın ve kitaplarımızın değişmesinin vakti gelmedi mi ? osmanlının kendi şartları ( dokuma tezgahlarının yeterliliği, yazmanların yeterliliğinin matbaa görevi görmesi ) , kendine has kötü şartları ( sürekli savaşlar ve maddi sıkntılar ) vardır. yoksa ilk elktirikli arabayı sipariş eden, denizaltıları o tarihlerde sipariş eden Abdülhamit Han ülkeyi demir yollarıyla döşeyip demir çelik fabrikaları kurmicakmıydı. 'geri kalmışlık' neye göre! kime göre! hatta rahatlıkla diyebilirimki Abdülhamit Han rahmetli olana kadar devam etseydi japonyanın samuraylıktan 'modern' çağa birden geçişi gibi bir teknolojik atılımı biz de yapardık ...
    ... abdurrahman boztas