1. 1.
    üçüncü dalga feminizmle iyice cılkı çıkan bencillik türü.

    şiddet gören, aşağılanan, yok sayılan, katledilen, okutulmayan, ikinci sınıf muamele gören kadınlar için feminizm gerçekten önemli bir akım ve birçok girişimiyle bunları ortadan kaldırma amacına ulaşma konusunda oldukça önemli mesafe kaydetti. hala da gerekli.

    ancak üçüncü dalga feminizmle özellikle batıda kadın ve erkek rolleri tamamen dejenere edildi ve aile kavramının altı manasız bir şekilde oyuldu.

    batı için problem daha çok bu bu dejenerasyonla ilgili. bizim gibi üçüncü dünya ülkelerinde ise karmaşa daha büyük, çünkü hem birinci ve ikinci dalga feminizmin konu ettiklerine maruz kalan muazzam sayıda bir kadın kitlesi var, hem de bunlardan alabildiğine uzak olup üçüncü dalga feminizm savlarını ilke edinen modern kadınlar var. bu nedenle de ikincil bir çelişki daha ortaya çıkmış oluyor.

    feminizmin kadın-erkek rollerini flulaştırması, aile kurumunu ortadan kaldırmaya yönelik yaklaşımlarını veya kadının gizli tahakkümünü eleştirmekle; şiddet, tehdit, aşağılanma, ikinci sınıf muamelede bulunmak gibi oldukça vahim durumlar birbirine karıştırılıyor ve ortada harcı alem söylemler dışında bir şey kalmıyor.

    bu kadar girizgahın amacı şu: modern kadın ve modern erkek ilişkilerinde feminist bencillikten bahsediliyor. (pek tabii bu modernler içinde evrilmemiş olup şiddete başvuran, kadın öldüren, onu bir kişi olarak görmeyen, kimliklendirmeyen hayvan evlatları da yok değil, ancak bunlar da bu bencilliğin konusu değil.)

    demek istediğim şu: üçüncü dalga feminizm, kadın-erkek eşitliğini savunmuyor, bilakis, kadının erkeğe üstünlüğünü ve erkek üzerinde tahakküm kurma hakkını savunuyor. bunun içinse her türlü çarpıtmaya başvuruyor.

    buna göre;

    -kadın, istediği her şeyi yapmakta özgürdür. bir erkeğe ihtiyacı yoktur. evlenmesi gerekmez, çocuk yapması evliliğe bağlı değildir. ancak bu şekilde yaşayan erkek şerefsizdir, sadakatsizdir, çocuk yaptıysa kadına karşı sorumlulukları vardır.

    -erkek terk edildiyse veya aldatıldıysa bunu kesinlikle hak etmiştir, o kadına layık olduğu şekilde davranmamıştır. kadın terk edildiyse veya aldatıldıysa bu, erkeğin şerefsizliğidir. kadını kandırmıştır.

    -kadın ve erkek boşanırlarsa erkek nafaka ödemek zorundadır. "erkeğe eşit olan" ve en az erkek kadar tahsil yapmış, çalışma imkanı bulunan kadının bu parayı almasında hiçbir beis yoktur. işine gelmiyorsa erkek evlenmeseymiş.

    -kadın, erkeğin taleplerine saygı duymak zorunda değildir, çünkü kadın özgürdür. ancak erkek kadının taleplerine saygı duymak zorundadır. kadın, istediği zaman dışarı çıkar, erkek arkadaşlarıyla takılır. aynı şeyi erkek yaptığında erkek pek tabii ki şerefsizdir, kadını yalnız bırakmaktadır. (tabi bu durumda aldatılmayı da hak eder)

    -kadın, korunmaya muhtaç değildir ancak erkek yeri geldiğinde kadın için kendini maddi ve manevi olarak feda etmelidir. bu, erkeğin en önemli görevidir. "sen de erkek misin be" sözünü olabilecek en en etkili şekilde hissettirmek, modern kadının gerektiğinde en önemli silahıdır.

    -kadın toplumda çok fazla zorluk çekmektedir, omuzunda akıl almaz yükler vardır. ancak erkeğin omuzunda hiçbir yük yoktur. toplum ondan "erkek olmasını" beklemiyor; ona aileye bakma, kadına bakma, çocuğuna bakma, ne olursa olsun geçimi sağlama, hiçbir zaman duygusal davranmama, şikayet etmeme, "adam gibi" olma rolü yüklemiyormuş gibi davranılır. oysa modern kadın bu tür baskılarda çok fena yılmıştır.

    -erkek cinsel veya maddi iktidarını kaybettiği anda modern kadın tarafından yok sayılır ve bu durumda kimse erkeğe üzülmez, dahası erkek alay konusu yapılır ve utandırılır. aynı durum kadın için geçerliyse erkek o kadından ayrılarak yahut ondan uzaklaşarak büyük bir şerefsizlik yapmış olur. karısına sahip çıkmamıştır. "erkek değil misin yapacaksın" erkek için geçerli bir mottodur. kadın için asla böyle bir şey yoktur ve modern kadın dile getirmese de bunu yeterince içselleştirmiştir.

    -iktidarını veya olumlu özelliklerini yitiren erkeğin modern kadın yanında beş kuruşluk itibarı kalmaz. ve bu direkt söylenmese dahi en ağır şekilde hissettirilir. zıddı durumda ise erkek kadına sadakatini ve sevgisini korumakla yükümlüdür.

    -kadının ilgiye, övülmeye, sevilmeye ihtiyaç vardır ve bunlar erkeğin görevidir. ancak erkeğin kadın tarafından yerine getirilmesi zorunlu hiçbir ihtiyacı yoktur. kadın bunları ancak lûtfederse verir. erkeğe saygı duyuyorsa bu ancak bir lûtuftur.

    -kadının, kendisi ve gelecekti çocukları için en faydalı ve avantajlı erkeği seçmesi doğaldır. erkeğin kendisi için en faydalı kadını seçmesi veya bu isteğini dile getirmesi ayıptır ve hatta duruma göre duygusuzluk, sapıklık emaresidir. bu arada erkek tabi ki duygusal olmamalıdır! duygusal erkek iğrençtir.

    bu maddeler çok ama çok uzatılabilir.

    ancak özetle denilebilir ki, modern kadının bencilliği, toplumun kadına biçtiği sınırlayıcı rolü reddetmek ancak toplumun erkeğe biçtiği sınırlayıcı rolü desteklemek şeklinde vuku bulur.

    amaç, kadın tahakkümünü kurmak ve kadınların en iyi erkek seçim aşamasındaki bencilliği gizlemektir.

    bunun için söylemler (hayvanlık, abazanlık, insan olamamak vs) suçlayıcı ve yaftalar niteliktedir. daha da kötüsü, feminizmin ortaya çıkış amacı olan argümanları da kendi lehine kullanma eğilimindedir. kadın cinayetlerinin artması gibi gerçekten çok vahim sosyolojik problemler bu bencilliği beslemek için kullanılır.

    kadının ve erkeğin eşit haklara sahip olmaklığından yola çıkıp kadın ve erkeğin 10 bin yıllık rollerini değiştirmeye kalkmak ortaya kafası karışık toplumlar çıkardı.

    erkek de kadın da bu garabeti anlamlandırabilmiş değil. evrimsel psikoloji ilkeleri geçerliliğini korurken modern toplumda erkeğin rolünü oynaması mimlenir hale geldi. dahası, kadın ihtiyaçları da kadına bırakılmış değil, bilakis, söylemler nihayette kadını mutlu etmeyen bir yol izlemesine sebep oluyor. bu çerçevede ne kadın, ne de erkek gerçekten mutlu değil.

    zira, bu roller, her ne kadar dini, ideolojik, sosyokültürel etkilerin altında şekillenmiş ve yer yer abuk adetler, saçma sapan çıktılara sebep olmuş olsa da, temel eğilimler binlerce yıl deneyimlenerek ortaya çıkmış ve bu anlamda kadın ve erkeğe biçtiği rollerle bugünkü söylemlere göre çok daha tutarlı ve gerçekçi.

    mağarada yaşayan erkek, kaynak sağlayıcı, koruyucu, aileyi temsil edici ve karar alıcı bir rolde iken; kadın iç tertip ve düzeni sağlayıcı, çocukları yetiştiren ve sevgi sağlayan, kararları destekleyen ve eksiklerini kapatan bir roldeydi.

    sosyolojik olgular değişse de bu düzen bu temel kurguya göre işledi. bu tablonun kadın aleyhine aşırılaştığı dönemler olmakla birlikte genel tablo çok fazla bozulmadı. dahası, bozulduğu zamanlarda toplumsal dinamikler düzenleyici rol oynadı. birinci ve ikinci dalga feminizm de bu bağlamda düzenleyici bir etkiye sahipti. dahası, demokratikleşme ile oldukça uyumlu bir süreçte gelişti.

    gel gör ki, üçüncü dalga feminizm, bütün bu dengeyi alt üst ediyor ve önümüzdeki birkaç on yılda daha kötü sonuçlar doğuracak gibi. "iyi olan"a gelecek nesillerin yetiştirilmesi çerçevesinden baktığımızda da bu sürecin sağlıklı nesiller yetiştirme imkanı yok denilecek kadar az.

    zira devlet ve toplumların kısıtlamaları her ne kadar eleştirilebilir yanlara sahip olsalar da kadın ve erkek bencilliğini törpüleyecek işleve sahiptiler. aile birliği ve nesillerin aile ortamında yetiştirilme ihtimalini arttırıyorlardı. avcı toplayıcıdan tarıma geçen toplumlarda ahlak kaideler veya kurallar (sadakat, aileye ve çocuklara sahip çıkma, çocuklara mülk bırakma, onları evlendirme vs.) her kadın ve her erkeğin birlik kurabilme ve kendini gerçekleştirme oranını maksimize etmeyi sağlıyordu. her ne kadar bu tür söylemlere karşı, devlet mevhumunun kendi çıkarlarını gözetmesi -asker, vergi veren vatandaş vs.- gibi argümanlar olsa da, bunların, oyun teorisine benzer bir yaklaşımla total düzen ve mutluluğu sağlama ve ortalamayı yakalama gibi bir işlevi vardı.

    şu anki durumda ise bütün sistematik ve bütün söylemler (özellikle batı toplumlarında) modern kadının anlık mutluluğu ve bencilliği üzerine kurulu. erkek ise buna layık olması gereken tarafta.

    kadının cinsel seçiciliği ise bu savları ayakta tutmak için gayet efektif olarak kullanılıyor. yani, ancak bu söylemlere katılmak erkeğe bu pazarda yaşama imkanı veriyor, aksi halde hem modern kadın hem de onun bencilliğine amade erkeklerce o erkek dışlanıyor.

    bu nedenle türkiye'de feminizm harcı alem savlar ve tutarsızlıklarla kendini gösteriyor. dahası, kırsaldaki kadının uğradığı şiddet ve baskı ile bu tür savlar olabilecek en garip çelişkiye sebep oluyor. feministler de dahil, kadın ve erkeklerin bu konuda kafası karışık.
    17 -8 ... jetaim
  2. 2.
    henüz yazılanı bile okumadan öfke duyabilme refleksiyle kendini gösterebilir.
    5 -5 ... jetaim
  3. 3.
    Modern kadın bencilliği, modern kadın bencilliğine bu kadar uzunlukta bir sitem edeceğini bilse hiç ortaya çıkmazdı.
    2 -7 ... yinemihakliyim
  4. 4.
    Kendileri nafaka alır mal böler ama bu hakları geri alınsa isyan eder.
    7 -2 ... fyodor paskevich
  5. 5.
    Modern çağın bencilliğidir o, bencillik bir kişilik deformasyonunudur ve kadını erkeği yoktur, insanı vardır. Yada daha doğrusu insanlığı sakatlanmış olanı vardır.
    3 -4 ... li rojhilate dile min
  6. 6.
    (bkz: efendi adam ömür boyu kaybeder/#39237590)

    Hemen hemen her kadının sahip olduğu bencilliktir.
    1 ... sacma sapan konusan adam
  7. 7.
    Amı olduğu için kendini değerli sanan, erkeklerin kendini elde etmek için uğraşması gerektiğini düşünen; ev araba aşk sevgi ne varsa önüne yıgmasını bekleyen ve karşılığında sadece " biz kadınlar gücü severiz napalım" diyen tiplerdir.
    8 -5 ... kendi kendine kendini arayan
  8. 8.
    erkekler tarafından aşırı desteklenen bir şey haline geldi.

    yani tabi ki, ipo şov geri zekalılığı ile "kadınlar çiçektir" türünden söylemlerle olmasa da, davranışlar buna amade olunduğunu gösterir nitelikte.

    erkeklerin %80'i (sayıyı tamamen götümden salladım) ilişki öncesi ve ilişkide kadına "hayır" deme cesaretinden yoksun. (bunların önemli bir bölümü de ilişkide olmadığı zamanlarda maço söylemleri ile öne çıkan tipler)

    çünkü bu propaganda baş edilemez düzeyde.

    bu nedenle ilişkideyken kadından saygı görmüyorlar. terk edilmemek için bunu sineye çekiyorlar ve tam da bu nedenle terk ediliyorlar.

    bu tür bir bencilliğin tespitinden kadın düşmanlığı çıkarımı yapmak yersiz. zira, bu doğal bir süreç. mevcut şartlar kadın lehine kurgulanmaya doğru gidiyor ve bu gerçeklikte yetişen kadın da bunu kullanıyor. aksi olsa erkek de kullanırdı. (hatta uydurma hadislerle kadını metalaştırmanın amacı da budur) demek istediğim, bu gerçekliğe, dengeyi sağlamak için ayık olmak lazım.
    5 -1 ... jetaim
  9. 9.
    (bkz: feministlerin uğramadığı başlıklar)
    12 -2 ... del fuego
  10. 10.
    buradan feminizmin annesini sikeyim.
    t: haksız olan bir bencilliktir. evet.
    2 -3 ... evrenin disinda olan yazar