1. 1.
    bizim zamanımızda böyleydi bu. yani bundan 60 sene önce, yok yok şaka yaptım, 20 sene önce diyelim.
    çocuktuk yani o zamanlar.

    bir yere misafirliğe gittiğimizde değil odadan odaya zıplayıp, sağı solu dağıtmak, çay tutulduğunda alıp almamaya bile karar verecek kadar özgür değildik. annemize bakardık , gözlerine.

    eğer onaylarsa çay içebilirdik, kaşlarını kaldırırsa ikram mevzuu o an için kapanmış olurdu tabii.
    bir de yanında pasta falan varsa öyle öküz gibi abanmayalım diye evde uyarılmış olurduk elbet.

    lan çocuktuk, ama işte memur terbiyesi almış çocuklardık. zıpçıktı olma hakkımız olmadı pek.
    5 ... hic kirik
  2. 2.
    genelde anneler önceden tembihlerdi. "çocuklar misafirliğe gidince hiçbir şey istemez, eğer canları çok isterse evde anneleri onlara yapar" diye. annemizin gözünün içine bakmamıza bile gerek yoktu. sadece ev sahibi teyze öldürene kadar ısrar ederse o zaman anne istemeye istemeye "eh hadi bi tane içsinler bari" derdi. ancak hepimiz bilirdik ki ikinci çayı asla isteyemezdik.
    2 ... marvellous
  3. 3.
    benim biricik annem ben küçükken çay içirmezdi.çünkü küçükler çay içmezdi.
    ben orta okula başladığımda(yani artık çay içme kuşağı almaya hak kazanan bir duygusal ergen olarak) birgün aile dostumuzu ziyarete gittik.o zamanlar benim pek aram yoktu efendim çayla.ama nasıl çay içesim var.biraz da utangaç büyüdüm.ev sahibi bana soru yöneltti;
    -çay içermisin?
    benim bir anda gözlerim parıldadı.heralde büyüklerin arasında olduğum zamanlarda böyle bir münasebetin fazla olmadığından olacak ki bir anda benim kelimelerim dilimin ucuna geldi.fakat benden önce davranan biri vardı ki;
    -onun çayla pek arası yoktur teyzesi...
    dedi annem.
    o ses beni yıktı ve utangaç olduğumdan sadece kafamı sallamayı tercih ettim.
    1 ... coderrplusplus
  4. 4.
    anneciğimin hala benimle ilgili gurur duyduğu özelliğimdir. * yemek içmek neden ayıp gibi algılanır,ikram edilen bir şeyi almamak çok mu tokgözlü gösterir bizi hala orasını anlamamışımdır. ama anne korkusu bu hayatı sorgulama fırsatını alıyordu ozaman benden. annemle sadece annelere özgü 'gözleri bereltme' yoluyla anlaşırdık ve ben çoğu çocuk gibi bu teklife -cıkk cevabını verirdim.
    ... pavlovun kedisi