1. 1.
    Gidilecek sürede uçakla istanbul’dan Van’a gidersiniz. Evet.
    1 -1 ... oytunkaran
  2. 2.
    Yalova'da yaşadığım zaman yaptığım eylem. Kadıköy b.düzü Kadıköy yapıp 3 saat kestiriyordum. Evet.
    -1 ... jeli bon kenobi
  3. 3.
    bir beylikdüzü'nden kartal'a gitmek değildir. 2 yıl boyunca neredeyse haftanın 4-5 günü yapardım ben bunu.

    aşkın insanı becerme gücü ile alakalı sanırım. o beylikdüzü'nde ailesiyle yaşıyordu, ben maltepe-kartal dolaylarında. çok aşıktım... o, işi gereği hafta sonları sürekli başka şehirlerde olduğundan evde ailesi ile çok vakit geçiremiyor, dolayısıyla hafta içi eve biraz erken gitmek istiyordu. ben maltepe'de çalışıyordum, o beylerbeyi'nde...

    iş çıkışı bir yerlerde oturup bir çay dahi içsek, sonrasında onun eve gitmesi çok geç oluyordu. ben kendimce bir çözüm bulmuştum; iş çıkışı buluşup beylikdüzü'ne kadar onunla beraber gidiyordum. 2 saat falan sürüyordu zaten. metrobüs'ün bendeki yeri çok başkadır o yüzden. hem vakitten kazanıyorduk, o eve geç kalmıyordu hem de uzun yolculuk benim için en keyif aldığım eylem oluyordu.

    ilk başlarda, 5-6 ay kadar, ailesi bilmediği için, ben evine kadar onunla beraber gidiyor, sonra oradan kartal'a geri dönüyordum. haftanın birkaç günü böyle geçiyordu. 5 gibi işten çıkıp, onunla buluşup, beylikdüzü'ne onu evine bırakıyor, sonra kartaldaki kendi evime dönüyordum. eve varmam 12'yi falan buluyordu. biliyorum, çoğunuza saçma gelecek, biliyorum angarya gibi görünüyor ama, diyorum ya; aşk böyle bir şeydi belki de. en mutlu olduğum zamanlardır onlar.

    sonrasında ailesiyle de tanıştık. artık gittiğimde onlarda kalıyordum. metrobüs ise hayatımızın önemli bir parçası olmaya devam ediyordu. nerede beklemek lazım, nereye oturmak lazım, nasıl binmek lazım, tüm tekniklerini anlatabilirim.

    2 yıl sürdü bu ilişkimiz. 2 yıl boyunca tek bir kere bile bıkmadım, usanmadım, ah etmedim. tek bir gün olsun, ilk günkü gibi sevmekten vazgeçmedim.

    sonra kötü şeyler oldu. önce babamı kaybettim, idolüm dediğim adam her gün gözlerimin önünde eriye eriye gitti. bir ay olmamıştı daha, o da gitti. olur bazen öyle, kabullenmek zor olsa da olur; herkes gider bir gün...

    oysa ben, "amca" diye hitap ettiğim babasına, "baba" diyeceğim anı çok merak ediyordum, babamı kaybettikten sonra. ne hissedecektim acaba? nasıl bir duyguydu? o sorum da cevapsız kaldı elbette. babasıyla hala görüşüyor olsam da, baba deme ihtimalimi de kendiyle beraber götürmüştü.

    metrobüse binmemi gerektirecek çok bir şey yapmıyorum artık ama, metrobüsü görünce bile kalbim sızlar hala...

    "ne vakit aklıma gelsen; burnumda ağır bir yanık kokusu..."
    4 -1 ... imlasiz
  4. 4.
    şehirler arası otobüs yolculuğuna denktir. o kadar uzundur ki, yolun yarısında nereye niçin gitmek istediğinizi unutursunuz.
    2 -2 ... aslolan fenerbahce dir