bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. .
    3491. Fakat ezelden ebede kadar zuhur ede gelen her yeni nakış, gönle akseder; orada perdesiz, apaçık surette tecilli eder.
    3492. Gönüllerini cilâlamış olanlar; renkten, kokudan kurtulmuşlardır. Her nefeste zahmetsizce bir güzellik görürler.
    3493. Onlar, ilmin kabuğundaki nakşı bırakmışlar, Aynel yakîn* bayrağını kaldırmışlardır.
    3494. Düşünceyi bırakmışlar, âşinalık denizini bulmuşlar, bilişikte yok olmuşlardır.
    3495. Herkes ölümden ürker, korkar. Bu kavimse ona bıyık altından gülmektedir.
    3496. Kimse onların gönlüne galip gelmez. Sedefe zarar gelir, inciye değil.
    3497. Onlar fıkhı ve nahvı terk etmişlerdir ama mahvolmayı ve yokluğu ihtiyar etmişlerdir.
    3498. Sekiz cennetin nakışları parladıkça onların gönül levhine vurur, orada tecelli eder.
    3499. Tanrı'nın doğruluk makamında oturanların, orasını yurt edinenlerin derecesi; arştan da yücedir, kürsüden de, boşluktan da!

    (Peygamber Aleyhisselâm'ın, Zeyd'e "Bugün nasılsın, nasıl kalktın?" diye sorması, onun da "Mümin olarak ey Tanrı elçisi" diye cevap vermesi)

    3500. Peygamber bir sabah Zeyd'e "Ey temiz ve sâf arkadaş, sabahı nasıl ettin?" Diye sordu.

    devamı için:

    (bkz: mesnevi 3501-3510)

    bir önceki için:

    (bkz: mesnevi 3481-3490)

    not:

    hazreti mevlana'nın, bu sözlüğe eklediğim mesnevi şerif'i, "darulkitap.com" sitesinden;

    "Ticari olmaması şartı ile eserlerin kopyalanması ve dağıtılması SERBESTTiR"

    yazısına binaen aktarılmakta. yazılardaki kimi yazım hataları ve eski türkçe olan ibareler ise tarafımdan düzeltilmekte ya da türkçeleştirilmekte.
    ... pipishik