1. 1.
    acaip derecede kolpa bir kitaptır. herkesi müthiş insanlar gibi göstermek için tasarlanmıştır. adnan menderes'in ölümünü bir anlatmıştır ki ne siz sorun ne ben söyleyeyim. tahminimce cemaat yayınevinden çıkmıştır.
    -2 ... jetlag olmus barbunya
  2. 2.
    Bahsi geçen kitaptan LEninin ölümüne dair kısmın alıntısı.

    sovyetler birliğinin bir numaralı isminin yaşadığı evden yükselen çığlıklar, o civarda yaşayanların tüylerini ürpertiyordu. moskova'nın 60 kilometre güneyinde bulunan dinlenme evinde bulunan lenin hayatının son günlerini yaşıyordu ve hemen hemen 24 saat boyunca tiz çığlıklar atıyor, ızdırap içerisinde feryad ediyordu.
    onun yakınında bulunanlar, nâdir kişinin görebileceği ibret tablosunu ürpererek seyrediyorlardı.

    1917'de gerçekleşen "bolşevik devrimi"nin lideri, 7 sene ülkenin bütün iplerini elinde bulunduran, astığı astık, kestiği kestik olan, on binlerce "muhalifi türlü yollarla ortadan kaldıran lenin, şimdi ne hallere düşmüştü. türlü hastalıklardan ayrı olarak aklını da yitirmişti. ba-zan normal "deli" olurken, bazan "zır deli" olup çıkıyor, gözleri yuvalarından fırlıyor, cinnet geçiriyor, bağırıp çağırıyordu. felçli olmamış, diğer hastalıklardan dolayı ızdırap içerisinde kıvranmamış olsaydı, etrafı kırıp geçireceği muhakkaktı.
    hastalıklar pençesinde...

    ateist ve materyalist bir dünya görüşünü benimseyen, kâinatın sahibi olan allahu teâlayı inkar eden ve bu inkarını "resmî ideoloji" haline getiren, iktidarın gücüne güvenerek fîravunlaşan lenin, gözle görünmeyen mikropların "esiri" olmuştu. kıvranıp duruyordu. zaten hayatının son yıllarında hep acılar içerisinde kıvranmıştı.

    lenin, ömrünün sonlarında iyice azan frengi hastalığını 1902'de paris'te sürgündeyken kapmıştı. 1918'de karşı-devrimci fanny kaplan'ın tabancasından çıkan kurşunlara hedef olmuş, o kurşunlardan sonuncusu ancak 1922 yılında çıkartılabümişti.

    lenin 1922'de beyin kanaması geçirmişti. onun "devlet sırrı" olarak gizlenen diğer hastalıkları şunlardı:

    1922'deki beyin kanamasından sonra lenin'e sık sık felç inmeye başlamıştı. daha sonra sara hastalığına tutulmuş, ardından damar sertliği ve migrene yakalanmıştı.

    bu patalojik rahatsızlıklarının yanı sıra lenin yavaş yavaş delirmeye başlamıştı. sık sık şuurunu kaybediyor, cinnet geçiriyordu. 16 aralık 1922'deki krizden sonra sekreterlerinden siyanür istemiş, ancak bunun sır olarak kalmasını tembihlemişti.

    1923 mart'ındaki felçten sonra lenin tamamen delirmişti. artık devamlı sayıklamaktaydı. anlaşılabilen son sözleri şunlardı:

    "...i̇nsanlar... bana yardım edin... inkılap... şeytan... burada burada"

    lenin'in son günleriyle ilgili bilgileri yayınlayan le figaro dergisinde yer alan yazıda, lenin'in son günlerinde uzun uzun uluduğu belirtilmekteydi. fransa'da yayınlanan dergideki bu bilgileri haber yapan zaman gazetesi şu başlığı kullanmıştı:

    "lenin de diğer zalimler gibi bağıra bağıra ölmüş"

    "canavarca yaşa, uluyarak öl!"

    komünist liderin çığlıkları o civarda yaşayan insanların kalplerini dondurmaktaydı.

    lenin bu şekilde çığlık ata ata, fransız dergisinin tabiriyle "uluya uluya" ve tamamen delirmiş vaziyette 24 ocak 1924 tarihinde ölmüştü.

    öldüğünde suratı korkunç bir hal almıştı. onun bu halinin bilinmesini istemeyen stalin, doktorlara emir vererek, cesedin "güzelleştirilmesini" istemiştir. doktorlar da bir nevi "estetik cerrahi" tekniğiyle ve ilaçlarla onun yüz şeklini "normal hale" getirmiş, daha sonra mumyalamışlardı.

    lenin'in mumyalı vücudu bir "cam fanusa" yerleştirilmiş, onun da üzerine bir "anıt" mezar yapılmış ve ziyarete açılmıştı.
    1 ... sumela
  3. 3.
    gayet güzel, sürükleyici bir kitaptır. yanlı bir yayınevinden çıktığı iddalarına kıçımlı gülmek istiyorum efenim. içinde barış mançodan, adnan menderese, leninden, hz. muhammede herkesin son anını anlatmış ve aktarmışlardır.
    ... uludagliuluslu