1. 1.
    2.abdülhamit zamanında tıbbiye olarak yapılmış * daha sonra selimiye kışlasına asker yetiştirmek amacıyla kullanıldıktan sonra cumhuriyet döneminde haydarpaşa lisesi olarak hizmet vermiş daha sonra marmara üniversitesinin bir kampüsü olmuş tarihi bir binadır.marmara üniversitesinin hukuk, eczacılık, tıp, hemşirelik, sağlık meslek yüksek okulu ve radyoloji bölümleri bu kampüstedir.
    ... mahoni
  2. 2.
    geçtiğimiz yıllarda binanın tarihi dokusuna tecavuz eden mavi kötü bir tabelası vardı. boğazdan da görülürdü bu iğrenç tabela. ama kaldırıldı bu sene ya da artık görülmeyecek bi yere astılar.
    2 ... palta
  3. 3.
    denize nazır tarihi görünümüyle devasa ve görkemli bir yapı gibi görünen,ama içine girildiğinde o kadar da görkemli olmadığı,kırık dökük sıraların bir taraflarınıza battığı kampüs.
    1 ... endless
  4. 4.
    (bkz: marmara universitesi bahar senlikleri 2006)
    1 ... trinfr
  5. 4.
    dışı sizi içi bizi yakan kampus.*
    1 ... purplish
  6. 5.
    marmara üniversitesinin hukuk ,eczacılık,tıp ,ve birkaç bölümünü daha içinde barındıran,bahçesinde kendinizi 4 duvar arasına sıkışıp kalmış biri gibi hissetmenize sebep olan ve duvarların üzerine oturduunuzda her an binlerce küçük kertenkelelerden görebilme şansınızın olduğu(sizi görünce kaçıolar zaten),içinde yürürken anfilere gidene kadar 10 dakikanın geçtiği,ve çok yüksek tavanları olan dolayısıyla koridorda hızla giderken arkanıza baktıınızda eğer kimse yoksa kendinizzi sarayda koşuyormuş gibi hissetmenize sebep olan ama bi o kadar da buram buram tarih kokan,dışardan bakılınca içinizden işte ben burada okuyorum die bağırma ihtiyacı hissettiren muhteşem bina,artık daha da güzel bir bahçeye sahip,oturmak için banklar yerleştirilmiş,heryeri çimlendirilmiştir.
    2 -1 ... queen
  7. 6.
    başka üniversitelerde okuyan arkadaşlarım ziyarete geldiğinde, nereyi gezdireceğimi şaşırdığım okulum.

    işe genellikle asıl giriş kapısından girerek başlıyorum. burada karşımıza çıkan ilk merdiven grubunun sonunda''onlar çanakkale'de şehit oldular. onlar hala buradalar.''yazılı ve okulumuzun çanakkalede şehit olan öğrencilerinin isimlerinin bulunduğu yeri gösteriyorum.''hımm, vay anasını ya.''şeklindeki ilk tepkiyi aldıktan sonra yola devam ediyorum.bu arada bu bahsettiğim giriş kapısı 2006-2007 öğretim yılında nedense iptal edilmiş ve hiçbir özelliği ve güzelliği olmayan, öğrenci işlerinin bulunduğu hol girişi, asıl giriş yapılmıştır.

    merdivenlerden yukarı çıkıp koridora ulaşınca, futbol sahası genişliğinde uçsuz bucaksız labirent ve yüksek tavanla bir kez daha''vay be''efektini duyup şunu ekliyorum.''buradan sağa dönünce tıp, sola dönünce hukuk.''bu iki zor bölümün aynı koridorun biri bir ucunda, diğeri öbür ucunda olmak üzere konuşlanması bana hoş geliyor. ama arkadaşlarım bundan etkilenmiyor ve ben bu defa anfilere doğru yol alıyorum.

    genellikle 40-50 kişilik sınıflarda mühendislik okuyan arkadaşlarımın, tahminen 250 kişilik anfileri gördüklerinde gözleri hayranlıkla açılıyor. bu bakışı da yakaladıktan sonra merdivenlerle yukarı tırmanmaya devam ediyor ve onları terasa götürüyorum. ortabahçeye yukarıdan bir bakış atıp, içeri giriyor ve sol yandaki hemşirelik bölümünü gösterip''burası küçücük. fare yuvası gibi''diyor(not: hiçbir aşağılama yoktur, sadece gördüğüm budur) sonra da sağ taraftaki teras cafe'nin tıpçıların kantini olduğunu, biizm hukukçuların kantininden daha ferah olduğu için arkadaşlar arasında burayı tercih ettiğimizi açıklayıp aşağı iniyoruz.

    hukukçuların kantinine gelmedenki fotokopiciyi de gösterip''burası sınav zamanlarında nasıl kalabalık oluyor. te buradan te buraya kadar insan kuyrukta bekliyor. o derece yani.''şeklindeki gereksiz açıklamayı da yaptıktan sonra arkadaşlarımı yemekhaneye götürüyorum.

    loş ışıkları sayesinde gereksiz bir romantizmi olan yemekhanede ziyaretime gelen arkadaşlarıma yemek ısmarlıyor ve buranın bir zamanlar morg olduğu şeklindeki okul efsanesini onlara aktarıyorum.bir de 1.sınıftayken sanırım bizi keklemek için uydurulmuş bir öyküyü de anlatıyorum. yemekhanedeki tabldotlardan birinin altına altın koyuyorlarmış. bunu öğrendiğimden beri her tabldotun arkasına bakardım kaçamak bakışlarla. şimdi o zamanlardaki bu su katılmamış saflığıma katıla katıla gülüyorum.

    yemek sonrası kantinden isteğe göre çay, oralet vb alıp arkadaşlarımı ortabahçeye çıkartıyor, çimenlerde yayılıp oturarak onlara okulumu nasıl bulduklarını soruyor, olumlu görüşlerini duyup mutlu oluyorum. sonra eski günlerden yeni günlere doğru uzanan geniş bir muhabbet alanında dönüyor ve arkadaşlarımla hasret gideriyorum yüzlerce yıllık ağaçların altında, kuş cıvıltılarının eşliğinde.
    6 -1 ... muhabirkedi
  8. 7.
    *her görüşte insanı kendine hayran bırakan muhteşem mimari eser.
    1 ... nevarki
  9. 8.
    1984 yılın kadara haydarpaşa lisesi olarak hizmet veren binadır. Ortaokul 2 ye kadar okuduğum ve hayran olduğum binadır.
    1 ... joe satriani
  10. 9.
    ders dinlerken kafanıza bir martının sıçma olasılığının yüksek olduğu, dışardan ''oha lan! şato mu olum bu!'' nidaları ile karşılanırken, içeri girdiğinizde 100 yıllık bir eski kokusu ve rutubet ile karşılaşırsınız. sıkı güvenlik önlemleri alınan ve marmara üniversitesinin ''sol'' endeksli öğrencilerinin yoğunlukta olduğu, içinde atatürk sergisi bulunan devasa yapı, şato, hagvards cadılık ve büyücülük meslek yüksek okulu.
    (bkz: tıp fakültesi)
    (bkz: hukuk fakültesi)
    (bkz: sinema tv)
    (bkz: hemşirelik)
    (bkz: eczacılık)
    1 ... keeper of the grove