1. 1.
    insanın kendi içinde meydana gelen çok huzursuz edici bir iç savaştır.

    sanki çift kişilikliymişim gibi mantığım ve duygularım farklı şeyler söyleyerek beni ikna etmeye çalışır. ben ilk başta hep duygusal tarafıma teslim olmak isterim. fakat er ya da geç mantıklı tarafım beni onun elinden kurtarıp tekrar güvenli bir yere getirir.

    esasında duygusal tarafım güzel sözlerle beni kandırmaya çalışan, beni yavaş yavaş zehirlemeye çabalayan sinsi bir düşman; mantıklı tarafım ise hiç acımadan buz gibi gerçekleri yüzüme çatır çatır vuran, acı söyleyen bir dost gibidir. kısa vadede duygusal taraf benim iyiliğimi düşünüyor gibidir. söyledikleri o an insana teselli verir, mutlu eder, rahatlatır. fakat bu durum kalıcı değildir. mantıklı taraf ise tam aksine kısa vadede beni üzüp yaralar, kötülüğümü düşünürmüş gibi görünür. fakat yaşattığı mutsuzluk ve hüzün geçicidir. uzun vadede ise beni mutlu ve huzurlu yapar.

    duygusal taraf uzun uzun süsleyerek konuşur, ama aslında boş ve yalan konuşur. mantıklı taraf ise kısa, sade ve öz konuşur. ama taşı da gediğine oturtmayı iyi becerir.

    her seferinde duygusal tarafımın söyledikleri cazip geldiği için ona kanmak isterim, inanmaya zorlarım kendimi. ama mantıklı tarafım da pes etmez ve beni kurtarmak için çabalamaya devam eder. mantıklı tarafıma inanmak istemem çünkü onun söyledikleri acıdır, üzücüdür, korkutucudur.

    ama biliyorum ki benim iyiliğimi düşünen mantıklı tarafımdır. üzerse de, incitirse de benim sonrasında mutlu olup rahatlayacağımı bildiği için yapar. bir ağır abi gibi güven vericidir, sözünü dinletir. acımasızdır, dobradır fakat bir o kadar da mert ve delikanlıdır. belki o an kendisini dinlemesem de er ya da geç dediğine gelirim, haklılığını anlarım.

    ve o mantıklı taraf "her seferinde ben seni kurtarıyorum ama sen sonra yine gidip ona teslim oluyorsun" diye hesap da sormaz, sitem etmez.

    bundan sonraki hayatımda da o duygusal tarafıma kanmamaya, mantıklı tarafıma güvenmeye özen göstereceğim.
    1 ... fasist psikolog