1. 1.
    başrolünü sophia loren in oynadığı don kişot un anlatıldığı harika bir müzikal. 1972 yapımı olmasına karşın yönetmen arthur hiller güzel bir iş çıkarmıştır.
    ... cennetten kovulan
  2. 2.
    sophia loren in fakir ve güzel köylü kızı rolünde oynadığı, eski ingilizcenin hakim olduğu muhteşem bir broadway müzikaldir. ilk kez 1965 senesinde normal oyun formunda yayınlanmıştır. miguel de cervantes in bulduğu man of la mancha adı izleyenlerin la mancha nın ne anlama geldiğini bilemeyeceği düşüncesiyle, film şirketi tarafından değiştirilmiş, i, don quixote biçimine dönüştürülmüştür. ancak oyun bekleyen ilgiyi görmediğinden, proje hüsranla sonuçlanmıştır. bu başarısızlıktan çok sonra, 1972' de aynı senaryo orjinal ismiyle müzikale dönüştürülmüştür, ki bu da müzikalin günümüze kadar gelmesine vesile olmuştur.

    la mancha ispanya'da madrid'in güneyinde, cervantes in hikayesinde de geçen yel değirmenlerinin bulunduğu tarihi bölgedir. kuşkusuz, don kişot hikayesinde göz önünde canlanan en önemli kare, kahramanın hayal gücünü zorlamasıyla düşmana benzetip savaştığı o meşhur yel değirmenleridir.

    müzikalin tüm sahneleri aynı platformda çekilmiştir. sahne değiştiğinde ortamın da değiştiğinin zannedilmesi tamamiyle ışık oyununun bir sonucudur. bana göre oyunun tamamiyle ilkel tekniklerle kaydedilmiş olması hikayeyi en saf ve güzel biçimde ön plana çıkarmıştır. izleyen, aynı anda hem dulcinea* nın hem de don kişot karakterinin yerine kendini koymaktan alamaz. garip bir duygudur. hele de müzikalin sonunda öyle muhteşem bir parça vardır ki hayatınızın parçası haline gelir. umutsuz derecede saf bir şovalyenin yaşam mücadelesini ve kurduğu hayalleri sembolize eden bu parçanın adı impossible dream dir. sözler beceriksiz şovalyenin * savaşını baştan sona anlatır:

    to dream the impossible dream
    to fight the unbeatable foe *
    to bear the unbearable sorrow
    to run where the brave dare not go

    to right the unrightable wrong
    to love pure and chast from a far
    to try when your arms are too weary *
    to reach the unreachable star

    this is my quest to follow that star
    no matter how hopeless, no matter how far
    to fight for the right without question or pose
    to be willing to march into hell for a heavenly cause
    and i know if i'll only be true to this glorious quest
    then my heart will lie peaceful and calm when i'm laid to rest

    and the world will be better for this
    that one man scorned and covered with scar
    still strove with his last ounce of courage
    to reach the unreachable star
    ... spartakus
  3. 3.
    çocukluğumuzdan beridir tanıdığımız don kişot un sinema versiyonu. don kişot ve panço arasında ki diyaloglar çok güzeldi ama hikayenin işlenişi okuduğumuz kitaplardan biraz farklı gibi geldi ve vasattı. açıkcası 70`ler sinemasını pek sevmem herhalde bu da 70lerin garipliğine yenik düşen iyi hikayelerden biri.
    ... 3rsin