bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    Gazetelerin ilk sayfasında büyük puntolarla yazılan yazı.
    ... cikarinbeniburdan
  2. 2.
    Gömleğin kol ağzına geçirilen, genellikle çift katlı kumaştan yapılan bölüm,kolluk.
    1 ... italiano
  3. 3.
    Voleybolda topa vuruş biçimi.
    ... italiano
  4. 4.
    cnn turk'te hafta ici her gun aksam ustu yayinlanan haber programi. gunun mansetini atiyorlar.
    ... laz pacino
  5. 5.
    (bkz: mehmet ali birand)
    ... killing joke
  6. 6.
    Hayatıma manşet istiyorum.
    Birkaç manşete ihtiyacım var, günler tekdüze
    Karton filmlerden yapılma bütün serüvenlerin
    içinden geçtiğimiz karanlık tünel bizim olmayan gündelik
    Büyük bir köy artık bana tanınan, dünya!
    ölüm tek ticaretin
    Biz söyleriz başkalarına kalır kelimeler
    sanal gerçeklikler için vurguna inmiş manşet
    Gözlerimize attıkları bandın sakladığı karanlık
    kimsenin ofsetinde kazınmıyor yalan sarmal grafik
    kendine çevriniyor
    Biz söyleriz başkalarına kalır kelimeler
    Rekabetten başka yapacak bir şey bırakmıyorlar bize
    Şerefin, haysiyetin, adaletin ve ümidin
    eski moda öyküsüne bir biletim var, alıp cezalı bir biletle
    değiştiriyorlar. Sesim hiçbir metinde tanınmayacak böyle
    giderse.
    Aşık olmak istiyorum.
    Kendileri koyuyorlar kuralları. Naklen yayınlamak
    istiyorlar bütün duygularımı. Güzel pişmanlıklar yaşamak
    istiyorum, bırakmıyorlar, sterilize ediyorlar hemen yaşadığım
    her anı. Hilesiz kuşlar bile kartpostallarda tuzağa düşürülüyor,
    Tebrik ediliyor; poz verdiriliyor kanatlarına.
    Pozdan putlar yaratılıyor her yanda, afişlerde, ekranlarda,
    vitrinlerde, sokak pozlara tapmaya zorlanıyor insanlar.
    Zorlandıklarını hiç anlamıyorlar.
    Her yerde bela var. Olmayacak yerlerde üşüyorum.
    Çarşaflarımı denetliyorlar ben yokken. Pencereme konan kuşları
    takibe alıyorlar. Tek kişilik bir içbükey zaman bile
    bırakmıyorlar bana.
    Çıkmasam odam gömleğim oluyor. Çıkmasam sokaklar tundra.
    Aynaya bile şebekemi gösteriyorum.
    Bakın kimseyi dövmek istemiyorum. Aktör de olmak
    istemiyorum. Vücuduma ve ruhuma muhtacım. Rahat
    bırakmıyorlar. Yerimi bilmeliyim gitmeden önce. izmarit olmak
    istemiyorum. Gençken ve yeniyken bir şeyler denemeliyim. Önce
    bir manşet bulmalıyım kendime, her şeye bir manşetten
    başlamalıyım.

    O zamanları anlatmak istiyorum.
    Zamanı öğrenmeye çalışırken yitirdiğimiz zamanları.
    Ölümden anlayan bir yanımız vardı gene de
    Sesimiz açılırdı. Uyurken korkardık. Sıçrardık uyku
    arasında ya da birinin elini tutardık
    Gecenin koyu kibrinde gölgelense de erden masumiyetimiz
    gelip geçerdik her şeyin yanı başından
    derinleşmekti en büyük tehlike
    Bağışlanırdık. Gençtik. Gençlik kaba cephane.

    hiçbir şeyin içimize fazla işlemesine izin vermezdik
    kahkahayla baş etmeye çalışırdık gözümüzle göremediğimiz
    her şeyle, ölesiye korkardık
    kendi içimizden tanımadığımız biri çıkacak diye günün
    birinde


    anonim bakış için rehin verdiğiniz gözler
    önünde
    geçip giden yazıp duran söyleyip eyleyen
    ben değilim
    duru suyun arı mantığın dingin optiğin
    önünde
    görülmek görünmek gözükmek isterim
    çok mu zor çok mu olanaksız bilmek isterim

    karşı durduğum şeyler vardır hayatta
    manifestoya varmadan daha kısa mesafelerde
    çözgüsü atkıya daha kolay dolanabilecek bir dolu yol
    derin çözümsüzlükte
    adı konmamış gizli bir sözleşme saklı madde
    imha ve imla

    ne çöllerde yiten geç dönemin mecnunları
    ne teneke kutularda biriktirdiğim madeni paralar
    en büyük günahımı işlemedim daha
    elementlerin minimal kullanımı
    daha yolun başındayım, yakında



    şimdiki zaman yalnızca çarşı
    pop ve popcorn zulmün bütün ayları
    iki bin yıllık kadim şehirlerde işkenceciler emniyet
    müdürü, katiller vali, Bağdat naklen bombalanıyor tarih ekrana
    çıkıyor, şifreli çantalarda taşınıyor parçalanmış haritalar, zulme
    çalışıyor devletin ve sermayenin bütün kanalları, polisler
    gazeteci, sarı kartlı muhbirler, satılık şeref koltukları,
    eski bir alınlık: Geçmişi anlamayan onu bir daha yaşamak
    zorundadır
    hem ortadoğudayız hem viyana kapılarında
    kuşe bir gravürde dağılıyor kimlikler değerler özsu; katil
    hep başkası çıkıyor kara piyasada kapalı iktisat
    her yıl geriye çalışıyor infilaka kadar körlük
    infilaka kadar kötülük
    herkes birbirine düşman olursa sistem mümkün oluyor ve
    buna, hayat işte, deniyor
    şairler biliyor sonuna geliyoruz büyük duvara
    herkes bir manşet bulmalı parçalandığı fragmanlara
    bugünlerden bir gün çıkacaksak eğer, çıkılacaksa,
    gömdüğümüz şeyler olmalı bugünlere, bir gün başka gözler
    bugünleri yeniden okuduğunda bizi görsünler diye, birkaç
    manşetlik kaba cephane
    ne yalnızca siper ne barikatta verdiğimiz ölüler
    şiir gizimizi herkesin gözleri önünde kaçırır geleceğe
    kolay kirlenmeyecek mecralar deltalara vurur akıntısı
    çıkarız çıkmalıyız acemi şiirler büyür başkalarının okuduğu
    olduğu yerde
    bizi de oldurur derin teorisiyle
    tekin olmayan şiirlerin kotuma altına aldığı yarınlar
    saklar kendi çocuklarını da
    eski ve kara bir şarkı yineler kendini başkalarının
    kaderlerinde:
    "kendini ele verdiğin yerde
    başkasına ihanet etmiş olursun
    yapma n'olursun!
    bizi almazken bizim kurduğumuz şehirler
    biz söyleriz başkalarına kalır kelimeler
    varsın olsun sen gene de
    yapma n'olursun!"


    yarım bırakılmış bir fragman gibi,
    parçalanmışlığın sunduğu acemilikler gibi
    mükemmel olmaktan özellikle kaçınmış şiirler gibi
    söylenebilecek binlerce sözden yalnızca birkaçı gibi
    kirletilmiş kayıtsızlığın her vahşeti mümkün kıldığı bir
    dünyada
    hayatımızın başına çekin kendi manşetinizi

    (bkz: murathan mungan)
    1 ... yasak merve
  7. 7.
    ercan saatçi gibi gereksiz bir insandan nasıl olup çıktığını anlayamadığımız şarkı.
    yarı şiir, yarı şarkı daha doğrusu. mahalleden arkadaşı ile yaşadıklarını anlatır kısaca. ilkokuldan, ilk aşktan, üniversiteden ve hayattan bahseder biraz. daha sonra bir müddet haber alamaz kendisinden hafiften bozulur da. ancak bir süre sonra haberi görür ve acı nakarat girer;
    bütün gazetelerde manşetten vermişler,
    meğer askermişsin de, seni şehit etmişler...
    ... regulus
  8. 8.
    içinde kendimi ve başkalarını ve yaşadığımız dünyayı ve yaşamak istediğimiz dünyayı bulduğum murathan munganşiiri.
    1 ... kahve kokan nefes
  9. 9.
    (bkz: manşet gazetesi)
    ... recomax
  10. 10.
    bjk tv'de fehmi besler ve muhammet tapan reyizlerin katıldığı ekranların en baba spor yorum programı.

    başlamıştır.
    ... kahtali mici gaz dolu kici