1. 1.
    ismi tamamen yanlıs olan bazı universitelerde bulunan bölüm adı
    (bkz: mutercim)
    4 ... dopdop
  2. 2.
    istanbul üniversitesinde bu bölümü okumaya kalkmayın üzülürsünüz. çünkü çeviri dışında her türlü şeyle uğraşmak zorunda bırakabilirler sizi. çeviri yerine size diyaframdan nefes almak, küçük prensi okuyup karşılaştırmak, essay yazmak, okulun kat planını çıkarmak gibi sizi acaba mimari mi biyoloji mi edebiyat mı çeviribilim mi okuyoruz gibi sorular sormaya iten şeylerle uğraşmak zorunda kalabilirsiniz.
    5 -1 ... ephedra
  3. 3.
    girerken kolay olacağı düşünülen ama girdikten sonra zaten olmayan sosyal hayatın iyice azalmasına neden olan zor bölüm.
    1 -1 ... nestra
  4. 4.
    girmesi zor, bitirmesi ayrı bir zor olan dil programlı bir bölüm. ilk günden 2 saat durmaksızın ingilizce konuşularak geçen dersler, bir kuramdan diğer kurama atlayan metin dersleri, çevirilmesi gereken sayfalar dolusu makale, her hafta yapılacak sunumlar... bunları çeken her öğrencinin dilinde ise şu sözler vardır : " abi ama bitirince paraya para demiyosun varya." *
    (bkz: kendi kendini avutma yöntemleri)
    7 ... fightordie die
  5. 5.
    girilmesinin zor olduğu iddaa edilen yabancı dillerde tercüme esaslı bir bölümdür.
    1 -1 ... susluko
  6. 6.
    çoğu üniversitede bu bölüme girebilmek için üniversite sınavında derece yapmanız gerekir; ama insanlar inatla küçümser. hatta puanınızı öğrendiklerinde "tıp seçsen olmaz mıydı kızım.." tepkisini alırsınız... tabii dönemin başında siz de "puanımızla rezil olduk.." cümlesini kullanabilirsiniz... *
    önce her şeyden nefret edersiniz. bu bolume girene kafam girsin tümcesi sınıfta sıkça telaffuz edilir.. ama sonra işin keyfine varabilirsiniz.
    sanılanın aksine çevirinin sadece dil bilerek yapılacak bir eylem olmadığını anlarsınız.. piyasadaki yüzlerce kötü çevrilmiş eseri okumak zorunda kalan okurlara acırsınız.. ufkunuz genişler, farklı yönlerden bakarsınız hayata...
    tabii, ödev yığını altında ezilince yine nefret geri gelir.
    24 -3 ... birdamlaumut
  7. 7.
    Bitirmek üzere olduğum bölümdür. Bu yüzden iş aramaya şimdiden başladım desem yalan olmaz. Bu süreçte ilginç ilanlarla karşılaştım. Tıp fakültesi vb. mezunu tercümanlar alınacaktır gibi. Ulan boşuna mı okuyoruz biz. Biz ameliyat yapıyor muyuz? Neyse yine de geleceği parlak bir meslektir. ilk senelerde dersler saçma olabilir ama 3. ve 4. sınıfta zorlaşır. Hele istanbul Üniversitesi'nde bir dilbilim dersi belası vardır ki 40 kişilik sınıftan 30 u kalır hersene ama bir sene sonra alttan alarak geçilir.
    5 ... curvasud
  8. 8.
    okuma kısmı dışında meslek olarak tercümanlık çok eğlenceli ve renklidir denilebilir. eğer ilk bir iki yılınızı kazasız belasız atlatabilirseniz mesleğinizdeki bu tecrübe ve aldığınız dersler işinizin en iyisi olmanız konusunda size çok yardımcı olacaktır. sanıldığının aksine çok kolay değildir. sabır, dikkat, odaklanma gerektirir. ancak aç kalmazsınız. kesinlikle size bunu garantiliyor. cv bıraktığınız her yerden abartısız üç dört kere aranırsınız. ve iyi bir şirkete kapak attıktan sonra en çok aranan kişilerden olursunuz. zira yine sanıldığının aksine ingilizce bilmekle o dili simultane olarak çevirmek veya edebi bir eser için; kelimelerin "anlamca çağrıştırdığı" kavramı türkçeye çevirmek arasında dağlar kadar fark vardır. bütün bu sıkıntıların üstüne en çok karşılaşacağınız söylemse " herkes ingilizce biliyor bir değeri kalmadı artık" olacaktır. he he diyerek geçiştirmek en doğrusu.
    7 ... artik ne anladiysan
  9. 9.
    "yazılı ve sözlü çevirmen"lerin okuduğu bölümdür.

    ilk ikinci sınıfta "Hadi yaaa ne zaman çevirces?" "warm up, warm up, tempooo!!..." dersiniz.
    Sonra "Vay anasınııı, kafayı yicem, bitmek bilmiyo lan çevir çevir..."
    Daha sonra "Hocamm, meemet hoca var yaa, bize çok ödev veriyoo! hiçbişi yapamıyos!
    Sizin ödevleri de ondan yetiştiremedik!" mazeretleri gelir.

    Son sınıfta simultane sınavları öncesinde ( hani kulaklıktan metin akıyo, herif konuşuyo, sen o anda çeviriyorsun işte o küçücük kutunun içinde sesini kaydettiğin sınavlar ) :

    "Allahım ölseydim de bu bölümü seçmeseydim!! arkadaşlar bu sınav geçer mi? ben yaşayacak mıyım?
    Kalbim durmaz dimi?"
    O sırada bir kısmı hayali bir topla voleybol oynar,smaç basar vs, biri ( benim gibileri ) olduğu yerde zıplar.Bazıları mal mal bakar etrafına...
    Bazıları da çöp tenekesinin kenarında çömeşmiş kurban sırasının gelmesini bekler.

    Derken birinin adı okunur:

    Kurban: "Aaaa! derin nefes almalıyım evet bu sınav da geçecek.. aa.. arkadaşlar hakkınızı helal edin..!... "
    8 ... redjinx
  10. 10.
    kuram da kuram, vermeer de vermeer, çeviriymiş, neymiş, dillerin diliymiş, peh peh, kutsal kitap çevirisi diye incili, edebi çeviri diye hamlet'i, homeros'u, hukuk çevirisi diye noktası olmadan birbirine bağlanan iki paragraf osmanlıca metinleri, ceza, medeni, anayasa hukukunu, tıp çevirisi diye cardiovascular hastalıklardaki atherosclerosis'leri, otomotiv çevirisinde motorlarda trigel kayış değişimini öğrenirsiniz, milyon tane saçma bilgiyle beyniniz dolar, her alanda birşey bilirsiniz ama hiçbir alanda uzman olamazsınız, paraya para demezsiniz, ulaşamadığınız için mundar, bok, kaka dersiniz, ama yine de iyi ki okumuşum dersiniz keratayı...
    10 ... errare humanum