bugün

daha önce magazin programı sunan şimdinin vatan gazetesi magazin müdürü.
şu sıralar gazeteci eşi burhan akdağ'dan boşanmaya çalışan hatun. lidya isminde bir de kızı vardır, pek şirin.
o kadar çok insanların hayatına girer ve yerli yersiz yorumlar yaparsa başına daha çok işler gelecek ayrıca üstüne sevgili gazeteci kocasından boşanmasıyla kendisi ne kadar kollanacak diye düşündüren kişi. ayrıca iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırırsa olaylara daha ince yorumlar(!) getirebilir.
hayır, öyle bir ciddiyetle sıkıştırıyor ki ünlü zatları, sanırsın bu hanım istihbarat işlerine bulaşmış.

levent kırca da "sen dedikodu kraliçesi olmuşsun yahuu" dedi ya, artık dorugundadır vatana millete hayırlı işinin..
ana haber bülteninde levent kırca ile olan polemiğine rastladığım boyalı sarı saçlı sevimsiz bayan.
(bkz: ana haber bülteni adı altında magazin yayınlanması)
tek kelimeyle zevksiz.
''ana kraliçe hemen döndü beni soktu.''

''dağarcığı dolu karının''

http://www.youtube.com/watch?v=hyw29PDM66g
fena şekilde didier drogba ya benzeyen kişi. dikkatli bakarsanız görürsünüz. o donuk bakışlar, o şişik alın. hayır yapın müge'yi zenci, saçşları da örün satın fenere o derece!
bir insan ki gözü minicik ve hep kısık, dudakları bir çizgi gibi ipince ise, ben ondan korkarım abi.
antropolojik yüz yapısından memleketi anlaşılamaz, sınırlarımız dışından olmalı...
edit : çok güzel ve zeki kadın, çirkin ve aptallar tarafından kıskanılır...
Yuz hatlari ile bunca yorum yapilmasindan sonra usenmedim arattirdim google'da resimlerini. Bu abla Oz be Oz Kipcak turku'dur. Hafif cekik goz, sari sac ve bu renkteki gozlerin baska bir acilimi yok. Eger kipcak turk'u degilse onca antroploji kitabini bosuna okudum demektir ki bu da beni ziyadesiyle uzer.
galiba sadece bana itici gelmeyen hoş sunucu. yaptığı programı takip etmiyorum fakat kendisini ne drogba ya benzettim ne de öcüye. işi dedikodu yapmak , iğrenç ilişkileri ortaya çıkarıp bunlar üzerinden reyting kazanmaya çalışmak ise galiba işini gayet iyi yapmakta. en azından su ana kadar okuduklarımdan bunu çıkardım. magazin dediğimiz de biraz bunları yapmakta yatar zaten. ne bekliyorduk ki kendisinden? didaktik bir program olduğunu zannetmiyorum yapmış olduğu programın. magazincilerin arasında yükselmenin koşulu da bu olsa gerek. ünlülerin laçkalaşmış ilişkilerinin üstüne gidebildiğin kadar gitmek. bu sadece bizim ülkede değil her yerde böyle. bunun hakkında diziler bile vardır.

(bkz: dirt)***
(bkz: müge anlı ile tatlı sert)
aslında son tv programının adının şöyle olması gereken programcı:

"elalemin derdi beni gerdi"
kesinlikle tahamül edilmesi imkansız, çeneden ibaret, mimikleri kusturuk bi kadın kişisi.
izlemekten hoşlanmadığım soru sorma tarzının beni oldukça rahatsız ettiği agresif bir havası olan sunucu.
önceden "dobra dobra" ile ekranlarda baş gösteren müge anlı hanımefendi, şimdilerde "müge anlı ile tatlı sert" adlı programı sunmaktadır. insanların üzüntülerinin üzerinden prim yapan program bu da yetmezmiş gibi konusunda uzmanlaşmış kişileride barındırmaktadır. ilginçtir ki magazin programı içerikli bir programdan sonra böyle bir program yapmayı tercih etmiştir. "serap ezgü" timsali bir kadındır.
programındaki sarılmaları, sevgi dolu konuşmaları tamamen yapmacık, para için yapıldıgı belli bir hatun kişidir.
sabah sabah zorla ağlamaya çalışan ama yapamayan insan kişisi. *
kendisi müge anlı ile tatlı sert adlı programdan dolayı başına bela alacaktır haberi yoktur.
vatandaşlıktan çıkması gereken insan.
(bkz: yapılmışı var)
(bkz: ismail yk)
dedektif oldugundan suphelendigim sarisin gazeteci ve televizyoncu.*
esra ceyhanın olmadığı saatlede o açığı kapatma görevini almış, televizyoncu ve gazeteci kişi.
haftalardır canlı yayında konuk edip, reyting için her türlü rezilliği yaptığı, saf aile'nin baba olanından, ayarın allahını yemiş kişi.

bunun üzerine, zaten kısık olan gözlerini iyice kısıp adamı stüdyodan attırmıştır.
ikinci esra ceyhan vakasıdır. hukuk öğrencisidir kendisi. bir de sürekli "kimse kusura bakmasın" diyor.
bi ara tmsf başkanına, sektörden hatun ayarladığı dedikodularına maruz kalmış sunucu şeysidir. neysidir? araştırmalar devam ediyor.
saçları ayrı bir başlık konusudur.
çirkin ama sempatik lafının tam tersi. güzel ama antipatik. hem de çok.
istanbul emniyeti ile koordineli bir şekilde çalışmaktadır. 7 cinayetin çözülmesinde programına çıkardığı kişileri adeta polis gibi sorgulaması işe yaramıştır;

http://www.taraf.com.tr/haber/27811.htm
Yerli ve dişi Jerry Springer Sherlock Holmes karışımı minyon. Yaptığı pek bişey yoktur. Araştırmasına gerek kalmaz. Zaten önemli ipuçları telefona bağlanan amca/teyzelerce verilir, olay çözülür, ödüller alınır, maaş eve/arabaya çevrilir. Çözülen olay başına prim alıp almadığını merak ettiğim abla.
birşeyleri sakince araştırıp bu olay günlerce sürdükten sonra , bir an gelip kontrolden çıkınca pek bir komik oluyor izlemesi.
bu sabahki programda türkçenin azizliğine uğrayak sarişin atv dedektifi..

--ahada bu--
fesanede düzenlenen engelli gençlerin eğitim alanina giden sunucumuz sonrasinda şu demeçi verir;
-gördüğünüz gibi engelli vatandaşlarimizi küçümsememeliyiz, gerekli alanlarda imkanlar verildikten sonra ebru* bile yapabiliyorlar..

--spoiler--
geçen seneye kadar dedikodu programları yapan fakat her ne olduysa bu sene kendini sosyal sorunlara adamış, evden kaçıp kocaya giden cahil genç kızlarımıza öğütler vermeye başlamıştır. *
45 gündür kayıp olan ve bugün ölüsü bulunan bir çocuğun ana babasını ekranlardan eksik etmeyen programı sunan kişi. bilmiyorum çocuk daha yeni mi öldürüldü yoksa kaçırıldığı ilk gün mü öldürüldü fakat insan düşünüyor henüz yeni öldürüldüyse mevzunun bu kadar medyatikleşmesinden kaçıranlar korkmaya başlayıp böyle bir işe kalkışmış olabilirler. yinede her iki durumda da diyeceğim şey aynı; gizli saklı halledilmesi gereken şeyleri ulu orta meydana çıkartıp toplumun sosyal yapısının içine eden bir programa sahip, her ne kadar iyi niyetli olsada. sanırım buna benzer bir şey* esra ceyhanın başına da gelmişti. var böyle programlar.

edit: çocuk kaçırılmamış, kendi anası öldürmüş ya da öyle birşey. yinede düşüncelerim değişmedi. toplumun sosyal yapısına küllüm zarar.
herşeyi sahte olan yapmacık yaşayan türkiye halkının asla sevmeyeceği kadındır, çünkü doğaldır cesurdur. canım türkiyem milleti nerde hangi ülkede yaşadığının farkında değilken( mesela,halkın yüzde 70i türkiye topraklarının amerika sınırları içinde olduğunu filan sanırlar, türkiyedeki aşırı dejenerasyonun nedeni budur. halk, özellikle gençlik modern olmak adına saçmalamaktadır) müge anlı; nerde hangi ülkede yaşadığının gayet iyi bilincinde olan ve esra ceyhan gibi gereksiz bir sunucuyla uzaktan yakından hiç bir benzerliği olmayan gazetecidir.
coşmuş insan. sınava çalışırken şöyle bir göz attım ve canhıraş bir şekilde şunları söylerken buldum bu kadını;

+idam cezasını kalkmayacaktı, asacaksın böylelerini!

+Bundan sonra çocuklarımızı öptürmüyoruz hiç kimseye. Kimse kimsenin çocuğunu sevemeyecek öyle sokakta filan, bitmiştir! Yemişim sevmelerini!

Ha bir de bu arada programda şehit haberin vermiştir ondan sonraki tepkisi de şu olmuştur;

+işte bunları azdırırsanız böyle sonra mayın döşerler alırlar gençlerimizi!

sonuncusunu hiç anlamadım. ne yapılmışda azdırılmış teröristler? adeta teröristlerin mayın döşemesini haklı bulmuş gibi konuşmuştur fakat asıl düşüncesi bu değil bence. sadece türkçe fakiri... ne konuştuğunu bilmiyor. üstteki cümlelerde de bunu gördüm. tamamen şov peşinde. yürü be! bu arada didier drogba'ya hala benzetmekteyim, fikrim değişmemiştir.
canlı yayında 6 yaşındaki oğlunu tarlaya bırakıp ölüme terkeden gaddar anne için ''asılsın, vallahi asılsın bu ya.'' diyerek seyircisini galeyena getirmiş, reyting uğruna pek çok kişinin düşüncelerini manipüle etmeye çalışmıştır.
insanların pisliklerini yüzlerine çarpan, eleştiren, hey beverly hills sakini burası türkiye ve sen bunların içinde yaşıyorsun dedirten bir programa imza atmıştır.

tepki ve yorumları bazen garip gelsede son derece haklıdır.

programında uçan sabri ya da kuran şifresi çözdüğünü sanan adam yoktur.

programında münevver'in babası vardır. çocuklarıyla birlikte öldürülmüş kadının annesi vardır. çocuğunu öldüren ve inkar eden dilber vardır.
suç ve ceza diyorum.
o kadın çocuğunu öldürdüyse cezayı verenlerinde suç da payları vardır.
çünkü katil anneyi de bir anne ve bir baba yetiştirdi.
ama nasıl bir anne-baba?aile ortamı var bilmiyoruz.
ama şunu iyi bilmeliyiz ki;
potansiyel katillerin arasında yaşıyoruz hepimiz.
ne kadar kaçık bir millet olduğumuzu görmek için bu cinayetlere gerek yok.sözlüklere bi bakaın yeter.
küçük muhammet'in cinayeti buz dağının görünen kısmı.
kamuoyuna saygıyla duyurulur.
bir cinayeti reyting uğruna ekranda miletin gözüne sokan sarışın hatun.
çocukların genelde evde ve televizyon karşısında olduğu bi saatte, 3'cü sayfa haberlerini, milletin kahvaltı masasına taşıyarak, gelecek nesillerin dimağını zehirleyen kişi!
hayran olunası kadın.
kendisi ne amerika'lı takılıyor, ne gereksiz konularla uğraşıyor. her sabah türkiye'nin gerçeklerini programında bize gösteriyor. nerde yaşadığını biliyor, ne konuştuğunu biliyor.
sevimli görünmek için saçma sapan mimikler yapmıyor, sahte davranmıyor, yağcılık yapmıyor kimseye.

programında yer alan cinayetleri kimsenin gözüne sokmuyor. onu veya programını sevmeyenlere kanal çevirmek serbest. yüzbinlerce insanın aç olduğu bir ülkede, binlerce insanın kaybolduğu, öldürüldüğü türkiye'de, müge anlı'yı sevmeyenler seda sayan'ın programını izleyerek hangi rejim moda, hangi butikten seda hanım alışveriş yaptı, onur şan hangi dizide oynuyor öğrenebilirler.
bazılarının"istemiyorsanız seyretmeyin" sakilliğiyle savunduğu kişi.

türkiye gerçeklerini özellikle çocukların ekran karşısında olduğu bi saatte, göstermemesi gerektiğini, anlıyamıyor yine bu bazıları.

ayrıca türk milletinin, bi proğramı veya kişiyi savunurken, diğerini kötüleme hastalığı ne zaman geçecek, onu merak ediyorum ben. kurtlar vadisi eleştirilir, karşı taraf hemen çemkirir;"siz gidin selena'yı seyredin" diye.

burada olduğu gibi, müge anlı eleştirilir, hoop hemen seda sayan çemkirmesi. bi rahat durun, azcık mantıklı düşünün ya. bu kadar sığ demogoji yapılmaz ki.

ayrıca seda bacımızın kime ne zararı olmuş bu güne kadar ki, hemen kötü örnek yaptınız kendisini. onur şan üzerinden vurmaya felan kalktınız. sanki rejim proğramı seyretmek felan da büyük suç, büyük ayıp.

tabi; herkes kahvaltı masasında, "çocuk sobada nasıl yakılmış" haberi izlemeli. yoksa rejim felan bunlar boş iş.
yarından itibaren programı yeniden başlıyor sanırım. ne zaman kendisini görsem ya da ismini duysam, sabahın 9'unda (ki biz kendisine sabahın körü de diyoruz bazen) yarı uykulu haldeyken sadece ses çıkarsın diye açılan tv'den gelen "kızı alt katta kesmiştir üst katta kesseydi aşağı kadar her yer kan olurdu" cümlesi geliyor aklıma. kabus görmeden uyandığınız halde tüm gün bir ürpermeyle dolaşabilirsiniz bu hanımın programı sayesinde.
sabırsızlıkla o kaliteli cinayet programını sabah kahvaltımıza konuk etmesini umduğum sarı.
annemin benden çok sevdiği, sürekli örnek gösterdiği, zor şartlarda okumuş olması takdir edilesi insan tamam. sarı saçlarından sen suçlusun bilesin. münevver karabulut cinayeti üzerinde çalışacakmış. *
bu sezon münevver cinayetini de çözebileceğini söyleyen ünlü kişisi.ayrıca çok hırslı.
Agatha Christie'nin türk versiyonu.
çocuğun adını soyadını açık açık yazıp öz annesini aradığını afişe eden kişi. hadi diyelim ki kadını kötü yola düşürdüler, kadın pavyonda bulundu. ne olacak şimdi. o çocuğu da afişe ettin. canlı yayını da kesemezsin. adam telefon açar, pat diye söylerse:
-laa amq ben geçen sktm o karıyı. dese ne olacak.
3 küçük çocuğun kaçırılması olayında;
-allah düşmanımın başına vermesin demiyorum, versin. ondan sonra onu vermesin bunu vermesin, düşmanlığın da bir anlamı yok.
demiş kişi. melek yüzlü kindar kişi.