bugün

dobra kobra programında şenay düdek ile sabahın köründe kim kimi öptü, kim kimi elledi şeklinde yıllarca program yapan müge anlı nın solo çalışmasıdır. bağyan anlı, program çerçevesinde bu kez farklı olarak fakir fukaraya da yardım ederek seda sayancıl bir takım hareketlerde bulunmaktadır.
ilk programa bülent ersoy ve "bülent ersoy'a aşığım" gibisinden bir şarkı besteleyen manavgatlı ilginç bir şahsiyet konuk edilerek, bülent ersoy un şuh kahkahaları eşliğinde ufak çaplı bir kepazelik seyirciye sunulmuştur.

saat 12den önce televizyon açmamak için başka bir sebep bulmuş olduk, hepimize hayırlı olsun.
gereksiz unlulerin gereksiz programlarinin son ornegi.
zapping yaparken rastladıgım ve bülent ersoy'a aşık bi herifin ona şarkılar söyledigine şahit oldugum program.
(bkz: travestiye aşık olmak)
(bkz: şahin k ile göz göze)
ilk bölümünde bülent ersoy'a aşık olduğunu iddia eden ve bu aşkını albüm çıkarark dile getirmeye çalışan bir delikanlıya, ismi yakuphan imiş, yer vermiş program.

yakuphan'ın albümündeki şarkılardan birkaçı şöyleymiş:
- bülent ersoy herşeyim
- seni ellere vermişler

çıkış parçasının sözleriyse şöyle oluşuyor:

Bülent Ersoy herşeyim
Gönlümdeki çiçeğim
Her zaman seveceğim
Sevmesin deme bana
Gülenler gülsün dursun
Kalbimi kıran kırsın
Bülent isterse vursun
Vurmasın deme bana

not: eğlenceli bir programa benziyor. bizlere epey malzeme çıkacak gibi.

bu arada, programda tahmin edildiği gibi arif verimli de eksik olmamıştır, bu gibi programların nazar boncuğu olduğundan şüpheleniyorum.
insanoğlunun güne zinde baslaması, çakralarını sonuna kadar acması için yayınlandığını düşündüğüm program.
söyle ki günlerden o gün; uyanır uyanmaz kahve suyunu koydum, su kaynayana kadar elimi yüzümü yıkadım sctım falan sonra kahvemi de alıp televizyonun karsısına gectim. hiç zap yapmadım cünkü alt yazı gördüm, evet alt yazı gecti atv de müge anlıyla tatlı sert. o da ne ola ki dedim pornoya denk gelecek kadar erken de kalkmadım. kesin ironidir dedim, kesin cok iyi bilirim ironiyi. bekledim. basladı

Toplumsal mesaj falan verdi proğramın basında abla. kesin porno erotik şov falan degildi. ciddi ciddi diyanetten hoca vardı..tatlı sert oturuyodu koltukta..ck gibi sırıtıyor koskoca kanepenin ortasında diye düşünürken sırasıyla baska baska insanlar gelmeye basladı. sarmadı kalktım kahvaltı yapmak için mutfaga doğru yollandım, aksamdan yesin diye köpege verdiğim muz parcasına basıp düştüm, çizgi film gibi lan dedim hayatımda hiç muz kabuğuna basarak düşmemiştim ama muza basarak düştüm. ondan kızmadım oğlana hatta bu deneyimi yasattığı için ödül kurabiyesi verdim.

Kahvaltımı bitirip tekrar oturdum televizyonun karsısına olayı yakalamam uzun sürmedi. simdi efenim ekranın sağında bir bey oturuyor, bildiğin yurdum insanı ama pembe bir bey. - televizyonun tüpünde mi neresinde sorun varmıs ekranın kenar kısımları pembe gösteriyor- bu kişi karısından ayrılmıs coluğunu şoparını terkedip gitmiş. karısı suan 14 yasında olan kızlarını biriyle evlendirmiş. müge anlı ve kıro karsılıklı cemkiriyorlar. yok efenim sen niye bebeleri bıraktın da aclar mı diye düşünmedin mi, yok efenim onlar ac kalmaz da bilmem ne. ama hararetli de, alt yazıda da damadın babası yolda sütütyomuza geliyor yazıyor. ben de iyiden iyiye kaptırmısım kendimi 2. Kahvemi yudumlamaya calısırken lan konsantrem bozulmasın yudumlarken diye de endişeleniyorum inceden. resmen onlar yolustukca ben stres atıyorum. telefonu beyin eski hanımı baglanıyor. müge anlı soruyor.

-ihanete ugradınız mı hanfendi
-ugramam mıııı ugradım ahhh ne cektiğimi bağa sorun evimi ocagımı daattı bu herif, diye kusarken teyze,pembe adam
-müge hanım sorar mısınız ihanetin anlamını biliyor mu ,seklinde aklınca eski karısına ayar veriyor..ultra feminist olduğunu anladığım müge ağzına yüzüne scıyor eski herifin. ben de yasa müge, agzını öpeyim müge, bitanesin kanka gazıyla kahve bardagını adama fırlatıyorum mügeye denk geliyor. kalkıyorum özür dileyip gıdısından öpüyorum.
hala damadın babası yolda nerden geliyor bu adam bu prokram kac saat sürüyor derken, sevdicegim eve geldi..hemen neyşınıl coğrafiki actım.

-askım gel bak hipopotamlar nası sevisiyor
+askım televizyondan kahve damlıyor
-hıı oglan atacaktım televizyona denk geldi deyip mutfağa sıvıstım.

o günden sonra içimdeki seda sayanda pullu mendil sallayan kadın olma istegini dizginleyemez oldum. söyle kimsenin ruhu duymadan bir sabah katılıversem programa. bir köseye pussam sessiz sessiz göbek atsam diyorum zira sabahın bir körü yayınlanan bu sahane sey beni krizlerden cıkardığına göre seda bacım neler yapmaz bana.
az önce bir avukat(!) ve çok zenginim ben modundaki bir adamın arasında geçen diyalogta kullanılan şu sözlerin geçtiği program;

- şerefsiz herif!
- pis herif!
- sen kendi suratına bak lan!
- nonoşsun nonoş!*
- senin hayatını kaydırırım ulan!

sabah sabah böyle programların yayınlanması ne güzel. uykusu açılıyor insanın.

şöyle bir de bir altyazı vardı ki, akıllara zarar;

x:"karımın beni terketmesine dayanamadığım için intihar ettim!"
işin garip tarafı, intihar ettiğini söyleyen kişi canlı yayın konuğu.

sunucumuz müge anlı ise bütün erkek konuklara her an tekme tokat dalacakmış imajı çiziyor. belli ki bu kadın bütün erkeklerden nefret ediyor.
aynı programdan bir vecize;

bayraktar bayraklı hoca programda işlenen bir konu üzerine;
"biz erkekler çok kabayızdır, hatta hanzoyuzdur efendim!" -hanzo kısmını müthiş vurguluyor-

müge anlı gaza geliyor: hocam, hemcinsiniz hakkında bu kadar samimi konuşmanızdan dolayı sizi tebrik ediyorum! hocama bir alkışş! şak şak şak!
ve stüdyo kopuyor.

eğlenceli bir program, evet. gözlemlerim devam edecek.
akıllara zarar bir program.

--spoiler--
kim kiminle ne yapmış?
ünlülerin yorumu nedir?
hangi cinayeti kim işlemiş?
müge anlı yardım tırını nerelere yollamış?
az sonra...
--spoiler--
benim asıl canımı sıkan ilahıyatçı hocalarımızın bu tip kadın programlarından topluma mesaj verme çabalarıdır. hayır içerik olarak sunulan malzemeden dolayı ilk başta tepki veren hoca guruhlarımızın balıklama ilk bu programlara atlaması çok büyük ironi olsa gerek.
Sabahları miğde bulandırmaya bire bir. Saat 11'de program bittikten sonra bütün ekip atv'nin sefaköy şubelerinden çıkar ve balmumcuya gider, orda bütün gazetelerin 3. sayfalarını araştırırlar. Kim kime kaymış , kim kimi vurmuş tarzda haberler özenle seçilir. En ameleleri aranır para karşılığı kandırılır, sonra programa çıkartılır, madem para verdim ben bunu s.kerim tarzı adam aşağılanır,sonra güle güle denip. köyüne yollanır.

sonuç; gelsin rating, gelsin paralar...
bugün iki arkadaşım konuşurken varlığını öğrendiğim program. cinayet falan çözüyormuş müge kişisi. bu arada mahalledeki herkesin foyası ortaya çıkıyormuş, yok efendim alt komşu eşcinselmiş, yok ölen kişinin evindeki kız çıplakmış falan. e peki bunların televizyonda açık edilmesi terbiyesizce değil mi dedim, ama cinayeti çözüyor dediler. fikir olarak mantıksız geldi ama bilemedim.
(bkz: die by my hand)
polisle organize çalışan bir programmış. bugün okuduğum bir gazeteden öğrendim.7 faili meçhul cinayeti çözmüşler.
kahvaltı yaparken izlenmemesi gereken program. zira yediklerinizi çıkarma ihtimaliniz var. hatta gene izleyici kitlesine değil, +18 uyarısıyla yayınlanması gereken program.

sabah sabah insanı dehşete düşürmeyi, paranoyak yapmayı, midesini bulandırmayı, dumurdan dumuru koşturup, moralini sikip atmayı çok iyi başarıyor. güne bok gibi başlamak için bire bir.

sabah programı değil, korku filmi mübarek. her sabah ayrı bir faili meçhul cinayet, bir rezillik, akrabasından hamile kalan 14 yaşında kız, anasını öldüren evlat, çocuğunu kesen baba, komşularını doğrayan apartman sakinleri. stephen king'i bile geçtik toplum olarak.

şimdiye kadar programda ele alınmış dehşet olaylarından birkaç örnek;
(kusma ihtimalinizi göz önünde bulundurarak okuyun, demedi demeyin, sonra bana kızmayın)

- çatı katında öldürülüp, evinin çatısında saklanmış 14 yaşındaki kız.
(kızın katili canlı yayında bulunmuştu)
- dayıları tarafından fidye için kaçırılmış, işler boka sarınca da öldürülüp cesetleri halıya sarılmış ve köpekler tarafından parçalanmış ufak yaşta iki erkek kardeş.
- eşi ve çocukları komşuları tarafından bilmem kaç bıçak darbesiyle katledilmiş baba.
(katil canlı yayında bulunmuştu)
- eve misafirliğe diye gelen akrabası tarafından öldürülüp, ceryanlı battaniyede yakılmaya çalışılmış genç bir kadın.(bu da canlı yayında bulunmuştu)
- 8 yaşındaki kardeşini yanlışlıkla öldürmüş, onu odasındaki çeyiz sandığında bir ay saklamış ve bu zaman boyunca bu programa katılarak "kardeşimi kaçırdılar!" feryatları yakmış 17 yaşında bir kız.
- arkadaşları tarafından evinin banyosunda kendini asmış süsü verilmiş, eroin bağımlısı 18 yaşında bir kız.
- öldürülüp, gitar kutusuna* koyulmuş ve çöpe atılmış 18'lik bir kız daha.
- üvey babasıyla kaçan ve ondan çocuk doğuran 15 yaşında bir kız.

işte böyle. psikolojinizi bozmak, acı çekmek istiyorsanız, oturun izleyin.
aslında bu programın da bir suçu yok; toplumumuzda bu kadar iğrenç şeyler olabiliyorsa, bu adamlar niye yayınlamasın, bunları program yapmasın?
müge anlı ile hayata dair softcore hardcore muhabbetler olarak değiştirilmesi greken program adıdır. çarpık ve değişik ilişkiler ve bunların aile kurumu üzerinde yol açtığı sorunlar o kadar fazla irdelenmektedirki bireylerin tüm seks yaşantısı ortaya dökülmektedir. o başkasının kızına oğlu baldızına baldızı şoföre şoför hizmetçiye derken aşkı memnu tadında bir konulu! ilişkiler yumağı bizleri kah güldürmekte kah hayrete düşürmektedir.
son bir aydır dilber hanımın mahalleliyle yaptığı treni konu alan ve kaybolan küçük muhammet'in unutulduğu porogramdır.
küçük muhammet`in kaybolmadığı annesi dilber fırtına ve sevgilileri tarafından öldürüldüğünü 45 gün sonra (nihayet) açığa çıkartan programdır.
ufak muhammed in ölümünü çorlu emniyeti ortaya çıkartmıştır. müge anlı bu konuda, anneyi itiraf ettirmeyi başaramamıştır.
Dün itibari ile programı izlerken yarılmama sebep olmuş bir diyalog geçmiştir.
Programa katılan kadın şöyle bir cümle kurdu.:
-Müge hanım ben bu adamdan şüpeleniyorum şunun kanını alıp bir test etsenize.
tatmamiyle gereksiz bir programdır. tamam çocuk kayboluyor onu arıyorsunız ama onun anne babasını 45 gün boyunca televizyona çıkarmanın milleti 45 gün boyunca oyalamanın ne anlamı var tamam kayıp çocuğu arıyorlar bu güzel birşey ama bunu magazinel bir hale getirmenin ne anlamı var hergün yayında gösterirsin çocuğun resmini olur biter. bide olay aydınlanınca müge anlı ve ekibi sanki olayı kendileri çözmüş gibi bir havaya girmesi var aslında onların neredeyse hiçbir etkisi olmadı ceset bulununca zaten cinayetin ayrıntıları ortaya çıktı.
(#6303947)
her sabah ekranın pembe/mor bir çerçevede dörde bölünerek saatlerce ekranın bir karesinde arif verimli, diğerinde rahmi özkan, öbüründe müge hanım ve sonuncusunda da "kaynım bana kaydı" temalı şeyler iddia eden bir kadının konuşturulduğu program.

müge'nin artık yeni katillerin peşine düşmesi gerekiyor efendim, yoksa programın sonu kötü. hadi müge yakala onları!*
(bkz: müge ile tatlı sert)
(bkz: neslihan yavuzcan la iş üstünde)
çok itici olan kadın. sürekli yanında çalışanlara sert bi şekilde kızan, tepki veren sunucu vs.
an iğtibariyle de "arkadaşlar görüntüyü bulalım artık, aa sizde bi alemsiniz" diye çıkışmıştır!
az önce denk geldiğimde müge anlı nın bu paso hesap sorar tavrı tuhafıma gitti.
bu kız önceden böyle değildi. bu programlar, olaylar falan delirtti bu kızı.
pek atarlı birşey oldu çıktı yahu.
geçenlerde de bir kıza '' allah senin gibi çocuk vermesin kimseye! çocuğum olmadı diye süründürsün ama senin gibi evlat vermesin bee!''
tarzı çemkirmeleriyle uykusuz'a konu olmuştu.
bıraksınlar bu kızı. çayır çimen kendine getirir belki. farkettim şimdi. gitmiş çünkü bu hafiften. vah yazııık. tövbe tövbe nolmuş müge sana böyle.. cık cık cık.
tatlı bi yanı olmayan gayet de "koydum mu oturturum" tarzı bi program.
(bkz: müge anlı nın konuklarına kafa atması)
Alternatif ismi CSI-bağlarbaşı olabilirdir.
insanın tahammül sınırlarını zorlayan programdır. o nasıl bir bilmişliktir, o nasıl triplerdir.
(bkz: korkuyorum ben o kadından ya)
bir kere çemkirse bütün suçlarını itiraf eder insan,** bence polis bunu farkedip, böyle bir görev verdi kendisine.
an itibari ile müge anlıya kafayı yedirtmiş programdır.
kadın harbi yemiş kafayı .
Tahammül edemediğim sabah programlarından biridir.
an iğtibariyle telefon görüşmesi yapılan şahsa "bir gün yediğin hurmalar, gün gelir bi tarafını tırmalar" diyerek beni benden almış sunucu...
nasıl bi program bu!
yüzüne, fiziğine baktığınızda hayran hatta aşık olacağınız, ama konuşmalarına, fikirlerine ve yaptığı programın içeriğine baktığınızda ıyyy şeklinde nefret edeceğiniz bir hatunun yaptığı programdır.

demek ki neymiş dış güzellik herşey demek değilmiş...
ismi yüzünden her sabah tatlı ve sert olan şeyi nasıl bulduklarını düşündüğüm program.
programının adını illa ki kendisiyle alakalı, kendisini ifade eden bişey koyan kadının programıdır. sinirliyim ama aynı zamanda tatlıyım. kızarım!, sinirlenirim ama yerli yerinde, dozunda.. anlamlarını içerir. bu kadında kendiyle alakalı bi ego var! ego diyince bu kadin akla gelebilir..

edit: bunu eksileyen müge anlı dan başkası olamaz.. *
mahalle mahkemesi ve televizyon programı kavramlarını birbirinden ayıramayan zihniyetin programıdır. bu programa çağırılan konuklara program sunucusu tarafından yapılan muamele hiçbir etiğe sığmaz. müge anlı denen kadının bu cüreti nerden bulup ne yapmaya çalıştığını anlamak mümkün değil.

onu geçtim türk polisi bu kadar aciz mi? yani bir cinayeti kendi araştıramıyor da kıçıkırık bir magazinci bozmasının "beeen böyle isteriiimmm!!!!! sen adam olacaktın kii....!!!" tarzında ahkam kestiği mahalle tartışması tarzndaki bir programa mı bel bağlıyor. yani durum buysa hakikaten oha. kaldırın polis teşkilatını gitsin.
henüz en ufak bir tatlılık ekrana gelmemiştir. sadece settir.
adındaki ilizyona aldanılmaması gereken amaçsız bir televizyon programıdır. program hiç bir zaman tatlı geçmediği gibi sertlik sınırları zorlanmaktadır. ayrıca programı sunun müge anlı adındaki bayan ise topluma nutuk çekmeyi kendine borç bilmiş olacak ki her programda farklı bir ahlak dersi konusu ile seyircinin karşına çıkmaktadır.
bir gün sayesinde psikopat olacağım program. müge hanım da yakında keçileri kaçıracak. ayrıca çok popüler olmuş bir programdır ki çakmaları gezmektedir etrafta.
(bkz: sabah programlarının cılkı çıktı)
an itibariyle programında travesti tipli bir kadının konuştuğu program. cinsi ne acaba?
Rezalet devam ediyor..
http://webtv.hurriyet.com...mp;bid=1&hid=15044954
ne zaman görsem 15 yaş civarı bir kız, moruğun teki tarafından kaçırılmış oluyor bu programda.

ne pedofil bir milletiz biz ya.
yeni sezona yeni cinayetlerle başlayan program. ruh hastası eder insanı bu yayınlar. bi bu.. bi 11880!
(bkz: müge anlı ile çok sert) olması gereken program.
az önce birkaç gündür annesinin bu programa çıkarak aradığı 11 yaşında öznur isimli bir kızın öldürüldüğünü öğrendiğim program.
zanlı 45 yaşında, hapishaneden yeni çıkmış bir sapık. kızı boğarak öldürmüş ve ormanlık alana atmış.

bunları gördükçe, artık yaşadığım ülkeden tiksinmeye, çevremdeki insanlara şüpheyle bakmaya başladım.
zira bu olayın aynısı ve benzeri kaç defa tekrarlandı yakın bir geçmişte? hep çocuklar. kız erkek farketmiyor, küçük, büyük, aklı eren, ermeyen farketmiyor. hep kurban oluyorlar.

45 yaşında allah'ın belası, allah'ın kahredesi bir canavar. 11 yaşında masum, küçücük, daha tecavüzün, kötülüğün, suçun ne olduğunu bilmiyor, bir kız. benim de kızım olabilirdi, senin de, onun da kardeşi, diğerinin de arkadaşı.
"amca" dediği bir adam ne kadar kötü olabilir bilmiyor. işte bu 45 yaşındaki canavar, bu sübyanın peşine düşüyor. belki onu bir köşede kıstırıyor. aklınıza, hayalinize sığmayacak şeyler yapıyor ona, küçücük çocuk bedenine. her türlü pisliği, canavarlığı, sapıklığı, kötülüğü. korkuyor, ağlıyor, belki "anne" diye bağırıyor. canavar durmuyor, devam ediyor. vicdan, merhamet, insalığa dair hiçbir şey yok içinde çünkü. sonra öldürüyor onu.
küçücük daha be! 11 yaşında... nasıl olur? nasıl yaparsın ona bunu? hiç kimseye yapılmayacak bir kötülüğü, bir meleğe nasıl yaparsın? verseler onu elime, dünyanın en psikopat katili olabilirim.

gerçekten tiksiniyorum şu gördüğüm gerçeklerden. benim de bir kızım var, daha 5 aylık. masum, hiçbir şeyi bilmiyor, kötülüğü, iyiliği. sadece etrafına gülücükler atıyor, sevgi, şefkat, kucak istiyor.
düşünüyorum, o 11 yaşındaki kız da aynen böyle bir bebekti bir zamanlar. ki 11 yaşında, hala bir bebek sayılırdı o.
aklım almıyor. o kızın çektiği acılar, yaşadığı korkular. o anları canlandırıyorum kafamda... çok kötü. dünyanın en kötü şeyi.

yazık oldu, bir çocuğumuza daha yazık oldu, canı yandı. annesinin ve babasının hayatı söndü.
neden? öznur'un 45 yaşında bir sapıkla bir gün yolu kesişti diye.
neresi tatlı sert yahu, bildiğin hard core.
canımızı yakan sabah programı.
müge anlı; her ne kadar sunum esnasında piskopata bağlıyorsa da , verdiği her mesajda haklı.
bırakmayın çocuklarınızı, kardeşlerinizi!
toplumu sapıklardan, piskopatlardan arındıramayacağımıza göre, dikkat etmemiz lazım!
yazık, zavallı öznür un suçu neydi? küçücük çocuğa cinsel açıdan ilgi duyan, 45lik eşşoleşşeği hadım etsinler, allah belasını versin!
an itibariyle silah sesi duyulan program!
noldu orda ya?